Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

İzolasyona bak, garantörlük hevesini bir kenara bırak!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Arkadaşımız Özcan Özcanhan dün konuya değinmiş ve iyi de etmişti.

Şöyle demişti:

"Haydi AB, sen de garanti et, garantör ol, sen de demir at bu topraklara. Arkandan da Amerika yerleşsin. İngiliz zaten yerleşmiş durumda. Paylaşın anasını satayım bu adayı, yeni sahipleri siz olunuz, tapusunu da üzerinize geçiriniz. Serbestsiniz. Çünkü Kıbrıslı Türkler ve Rumlar akılsız ve ileriyi görmekten yoksun olduklarını kanıtlamışlardır."

Haksız mı Özcanhan bunları yazmakta, daha doğrusu isyan etmekte?..

Çünkü Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, garantilere gerek olmadığını öne sürüyor. Artık garantör güçlere ihtiyacı olmadığını, en büyük garantörün Avrupa Birliği (AB) olduğunu iddia ediyor.

Farkındaysanız, yeni taktiklerle karşı karşıya bulunuyoruz. Ve bu taktikler de, Atina-Lefkoşa ortak stratejisinin ürünleridir. Rum yönetimi başkanlığına seçildikten sonra ilk ziyaretini Atina'ya gerçekleştiren Dimitris Hristofyas, baklayı ağzından çıkarmış ve Kıbrıslı Türklerin, Ankara ile göbek bağını kesmesi gerektiğini söylemişti. Dahası Talat'tan, Türkiye ile işbirliği yapan değil, fakat bir 'Kıbrıslı' gibi düşünmesi gerektiğini salık vermişti.

Yani Atina'dan akıl aldı, şimdi de Talat'a satmaya çalışıyor. Bir diğer deyişle 'keçi koyuna güldü.'

Peki; Hristofyas her başı sıkıştığında niye Atina'nın kapısını çalıyor?..

Niye Bakoyanni, en büyük garantörün AB olması gerektiği fikrine saplanıyor?.. Çünkü kendisi, yani Yunanistan AB şemsiyesi altındadır. Rum tarafı da aynı şekilde!..

Peki; Türkiye, Avrupa Birliği (AB) şemsiyesi altında mıdır, AB'ye üye midir?.. Aynı şekilde Kıbrıs Türk tarafı AB üyesi midir?..

Niye ortada bir denge söz konusu değildir veya Kıbrıs'ta oluşan dengeyi Rum ve Yunan lehine, Türkiye ve Kıbrıs Türkü aleyhine bozmak istemektedirler?.. Bunu anlayamayacak kadar akılsız mıdır Türkiye ve Kıbrıslı Türkler?..

Eğer 'AB güvencesi' konusunu gündeme getirecekseniz, öncelikle Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının da üyeliğini beklemeniz, gerçekleştirilmesini görmeniz gerek. İlgili dört taraftan ikisi üye, diğer ikisi de üye değilse, en büyük garantörün AB olması gerektiği şeklinde savunma yapmanız boşuna değil midir ve art niyet taşımadığı ne malum?..

Kaldı ki bugün AB'nin Kıbrıs Türk halkı nezdindeki saygınlığını, yerini hiç düşündünüz mü?..

Kıbrıslı Türklerin üzerindeki insanlık dışı, çağdışı, demokrasi ayıbı bir izolasyonu dahi kaldırmaktan -hem de söz verdiği halde- aciz bir AB'ye, kim garantörlük hakkı verebilir, buna hangi Kıbrıslı Türk müsaade edebilir?.. Gözümüzün içine baka baka 'Rumların yönettiği devlete yama olunuz' diyebilecek kadar kendinden geçenleri ve izolasyondan kurtulmamız için parmaklarını dahi kıpırdatmayanlara değil garantörlük, günahımızı bile vermemekte kararlıyız.

Kaldı ki, herhangi bir çatışma halinde AB'nin ne yapacağını da çok merak ediyoruz. Kıbrıs Türk halkı 1963-74 olayı yaşamış ve Avrupa'dan çeşitli ülkelerin askerlerinin 'BM Barış Gücü' adı altında üstlendiği görev ve sorumlulukların neler olduğuna tanık olmuştur. Barış Gücü'nün gözleri önünde alınan nice kişilerin bugün hala daha kuyulardan, çukurlardan kemikleri çıkarılmaktadır.

Bir Bosna vahşeti yaşanmıştır. Yarım milyon insan dünyanın gözleri önünde katledilirken, Avrupa veya Avrupa Birliği ne yapmıştır?.. Seyirci olmaktan başka!..

Onun için bize AB garantörlüğünden söz etmesinler. Karnımız bu gibi laflara toktur. Eğer iyi niyetli ve samimi iseler, öncelikle ambargoları kaldırsınlar, dünyadan izole edilmişliğimize son versinler.

Ne demiştir Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat?..

"Kıbrıslı Türkler, Avrupa'daki son izole halktır."

Ne demiştir Başbakan Ferdi Sabit Soyer?

"KKTC'ye haksız bir şekilde Kuzey Kore uygulaması yapılıyor."

Ne terörist yetiştiren bir ülkedir KKTC, ne de nükleer silaha sahip!..

Tüm bunlara karşın izolasyonda ısrar etmek niye?.. Bize bunu anlatsınlar da, garantörlük hevesini bir kenara bıraksınlar!..

   367 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital