Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sekiz yüz yıllık tarihi Mağusa surları yıkılıyor
En kısa sürede çözüm
AB uzmanları Gazimağusa Limanı'ndaki tekneleri inceledi
Talat ve Hristofyas 23 Mayıs'ta bir araya gelecek
Meclis Kıbrıs'ı konuştu

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Alman kamuoyu haklılığımızı anladı [4]

Rum tarafı tamam da, Türk tarafı?..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs sorununa barışçı ve kalıcı çözüm bulmayı amaçlayan yeni müzakere süreci başlarken, kimsenin yadsıyamayacağı bir gerçeği burada dile getirmenin bir mahsuru olmadığına inanıyoruz.

Kıbrıs Rum tarafında bu kritik dönemde tam bir birlik ve beraberlik ruhunun olduğu görülmektedir. Bir bütünlük söz konusudur. Hristofyas'ın göreve gelmesinden sonra, bazı çevrelerin çıkardığı 'çatlak' sesler de artık duyulmaz olmuştur. Bu da, Rum tarafının, iktidarıyla muhalefetiyle tek vücut olarak ses vermekte olduğu ve Hristofyas'ın masadaki elini güçlendirdiğine bir işarettir.

Peki; bizde durum böyle midir?..

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat zordadır ve işbirliğine, desteğe ihtiyacı vardır. Müzakere aşamasında çok fazla katkıya ihtiyaç duyulacağını söyleyen Talat, toplumun bütün dinamik kesimleriyle işbirliği içinde olmak gerektiğini kaydetmektedir.

Cumhurbaşkanı, 8 Temmuz Anlaşması'nın tam bir kısır döngü olduğuna dikkati çekerek, özellikle adım atma niyeti olmayan Rum yönetimi eski lideri Tasos Papadopulos'un, envai oyalama taktikleri ve incir çekirdeğini doldurmayan bahanelerle süreci sürekli tıkadığını söylemiştir.

Peki; '8 Temmuz Anlaşması' kısır bir döngü ise, 21 Mart mutabakatı nedir?..

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın bu konuda Kıbrıs Türk halkına vaziyetin ne olduğunu açıklaması gerekmez mi?..

Toplumun tüm dinamik kesimleriyle işbirliği arzusu güzel bir şey de, ortada bir yanlışlık varsa, bir 'kısır döngü' içerisine girilecekse, daha işin başlangıcında ne yapılması gerektiğinin bilinmesinde yarar vardır.

Dimitris Hristofyas açıkça Talat'ın "Birleşik Kıbrıs'ı sıfırdan kuralım" tezine katılmadığını kaydederken acaba neyi kastediyor, ne demek istiyor?..

Demek istediği şu: Annan Planı'nın öngördüğü koşullarda yeni bir devlet oluşumuna yokuz. 'Kıbrıs Cumhuriyeti' devleti yıkılamaz ve bunun yerine 'Birleşik Kıbrıs' diye yeni bir devlet kurulamaz. İsterseniz, siz de bu devlete katılır, ortak olursunuz."

Bunun adı 'iltihak' mı olur, 'yama' mı olur, o ayrı mesele!..

Bu nedenle değil midir ki, Halk İçin Siyaset (HİS) Partisi Genel Başkanı Ahmet Yönlüer, "21 Mart mutabakatı Türk halkının aleyhine" diyor...

Bunun için değil midir ki, Halk Partisi (HP) Genel Başkanı Raşit Pertev, "müzakere masasına zayıf oturduk" diyor...

Özellikle Yönlüer'in, Türk tarafının maça, Rumlar karşısında mağlup başladığı ve Türkiye tarafından kabul görmemesine karşın 8 Temmuz Anlaşması'nın Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından kabul edilerek yasallaştırıldığını öne sürmesi düşündürücüdür. Bu konuda daha da ilginç açıklamalar yapan Yönlüer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Annan Planının temel alınması gerektiğine' ilişkin açıklamalarına rağmen, Talat'ın, CTP-AKEL görüşmesinden çıkan sonuca göre 8 Temmuz sürecini zemin alarak 21 Mart mutabakatının altına imza koymasını eleştiriyor. Yönlüer, ayrıca Talat'ın konulara vakıf olmayan tecrübesiz kimselerden akıl aldığını ve Ankara ile çeliştiğini de iddia ediyor.

Beri yandan toplumun köklü kuruluşlarından Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği de, Talat'ın girdiği yolun yanlış olduğunu öne sürüyor ve Talat'ı bu yoldan geri dönmeye çağırıyor. Bu konuda yayımlanan bildiride, gerek 8 Temmuz Anlaşması, gerekse 21 Mart mutabakatının halkın 24 Nisan 2004 referandumundaki iradesine ters olduğu savunuldu.

Genel Sekreter Oğuz Ceyda, Rum tarafının, Annan Planı'nı zemin kabul etmemesinin temelinde yatan sebebin, yeni ortaklığın, yeni bir devlet temelinde değil de, 24 Nisan referandumunda onayladıkları mevcut sözde Kıbrıs Cumhuriyeti temelinde kurulması isteği olduğunu kaydetti. Bildiride, Rumların Ulusal Konsey'lerinde halk iradesine paralel ulusal bir politika izlerken, Kıbrıs Türk toplumunda bunun tam tersi olduğu da savunuldu.

Aslında yeni süreçle ilgili beyan edilen görüşlerde doğruluk payı olsun veya olmasın, bunların bizzat Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve çalışma arkadaşlarıyla değerlendirilmesi gerek. Ki, ortaya konulan görüşlerde doğruluk payının olmadığı da iddia edilemez.

Sanıyoruz, gerek burada, gerekse Ankara'da zihinleri kurcalayan çok soru işaretleri vardır ve bunlara yanıt verilmesi gerekmektedir. En azından halka bir ışık tutmak ve nerede olunduğunu anlatmak gerek!.. Sağlam bir zemine mi basıyoruz, yoksa yaş bir tahtaya mı?..

Şu 8 Temmuz Anlaşması'na öteden beri Cumhurbaşkanı Talat'ın da karşı olduğunu ve benimsemediğini biliyorduk. Biliyorduk da, şu 21 Mart mutabakatı da neyin nesi oluyor?.. Gambari sürecinden ne farkı var?..

Madem ki, Rum tarafı veya Hristofyas, yeni bir 'Birleşik Kıbrıs Devleti'nin yeniden kurulmasına karşı çıkıyor ve elindeki 'devlet avantajı kartını' masada kullanmak istiyor, bunun peşinde sürüklenmek, Kıbrıs Türk tarafına ne kazandırır, ne kaybettirir?..

Madem ki, Talat'ın da deyişiyle 8 Temmuz Anlaşması kısır bir döngüdür, o halde 21 Mart mutabakatı neden doğmuştur?.. Onun da kısır bir döngü olmadığına dair halk ikna edilebilir mi?..

Bu ve benzeri soruları daha da çoğaltmak mümkün. Tek görünen şey, Rum tarafının tamam olduğu, Türk tarafının da olmadığıdır!..

Demek ki, bir yerlerde yanlışlıklar yok değildir!..

   280 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Mayıs 2008, Cuma   Kalkınma Bankası'ndan ördeklere para yok mu?
08 Mayıs 2008, Perşembe   Talat, Anastasiadis'le görüşmesinde Türk ilkokulu konusunu açacak mı?..
07 Mayıs 2008, Çarşamba   Yeni süreçte Türkiye'nin tavrı...
02 Mayıs 2008, Cuma   Otoparklar, kentin nefes borusudur!..
01 Mayıs 2008, Perşembe   Yine su meselesi...
30 Nisan 2008, Çarşamba   Mal mülk konusunda yapılmayanlar ve yapılması gerekenler...
28 Nisan 2008, Pazartesi   Sporsuz gündem olur mu?
26 Nisan 2008, Cumartesi   Eski eserlerde vizyon olsaydı, bunca viranelik yaşanmazdı!..
25 Nisan 2008, Cuma   "Kırmızı çizgiler" açıklanırken, geriye ne kaldı ki!..
21 Nisan 2008, Pazartesi   Sağlığı etkileyici bilinçli ve bilinçsiz işler...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2460 1,2600
1 STERLİN 2,5000 2,5260
1 EURO 1,9300 1,9500



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

"AKP, kötünün iyisi"

Hasan Hastürer

"I can't go to North Cyprus becaus...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Kalkınma Bankası'ndan ördeklere para y...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA'DAKİ ÇEVRE SKANDALI...

Bilbay Eminoğlu

Bunlar da oluyor

Necdet Ergün

Ne kadar ekmek, o kadar köfte

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

1 MAYIS'IN ARDINDAN

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Medvedev dönemi (mi?)

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

Aile yapısının çözülüşü

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

YAZMAK AĞRIDIR, BAŞKA HİÇBİR ŞEY!

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

H E L L İ M' in ö y k ü s ü...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Dünden bugüne Kıbrıs'ta su, çalışmalar...

Ata ATUN

RUMLAR NİHAYET İTİRAF ETTİLER

Mehmet RATİP

2012: Denizaltı için şarkı

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

Edebiyyat Valide Köyde!

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital