|
"Lokmacı açıldı diye kendi ayağımıza kurşun sıkmayalım" diyecektim, ama "altın yumurtlayan tavuğu iyi kollamak gerek" başlığını tercih ettim.
Çünkü, belki bilinçli, belki bilinçsiz, bizdeki bazı fiyatlar abartılı. Tümünü kastetmiyoruz, ama bazıları kısa sürede köşe dönme oyununa yeniden başladı. Sayıları az olabilir, ancak sinek de küçük olmasına rağmen mide bulandırır, kurunun yanında yaş da yanar.
Özellikle fiyatlar konusunda istikrarlı davranmak ve standart fiyat politikası uygulamak gerek. Bu da rekabetin esasını teşkil etmektedir.
Kıbrıs Gazetesi yazı işleri ve köşe yazarları olarak, dün Lokmacı'nın her iki kesimindeki halk ve esnaf ile konuşarak, bilgi aldık, gözlemlerde bulunduk.
Önce kendi bölgemizdeki halk ve esnafla, ardından karşıya geçerek Rum halkı ve esnaf ile. Arasta bölgesindeki iş yeri sahipleri, bazı meslektaşlarının Rumlara ve turistlere makul fiyatın üzerinde satış yapmasından şikayetçi. Örneğin bir biranın 5 Euro'dan satılmasından yakınılırken, bir hamburgerin bile Güney'e kıyasla daha pahalı olmasına dikkat çekildi.
Tabii bu arada tuvalet ihtiyacını gidermek isteyen yabancılar da nasibini alıyor. Arasta bölgesinde tuvalet için yabancılardan 2 Euro talep edilirken, karşı taraftaki halk tuvaletlerinden ise ücret alınmıyor. Mesela en avantajlı olduğumuz konfeksiyon-tekstilde de bazı yerlerde fahiş fiyatlar hemen göze çarpıyor.
Bunlardan şiddetle kaçınmak gerek!..
Genelde Başkent Lefkoşa'nın iki çarşısını birbirine bağlayan Lokmacı Kapısı'nın açılmasından Türkler de memnun, Rumlar da!.. Türkler kadar Rum esnaf da, kapının açılmasıyla bölgeye hareketlilik, canlılık geldiğini, satışlarının arttığını dile getirdiler. Hatta Rum dükkân sahipleri, daha önce bölgeye uğramayan Rumların da ilgi göstermeye başlamalarının kendilerini cesaretlendirdiğini söylediler.
Arasta bölgesinde bazı dükkânlar hala kapalı dururken, hızla açılmakta olanlar da gözlerden kaçmadı.
Kıbrıslı Rumlar, kapının açılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler, bunun iki halkın daha da yakınlaşmasına yardımcı olacağına işaret ettiler. Bazı Rum dükkân sahipleri, özellikle restoran, bar ve kafelerin işlerinin gözle görülür şekilde arttığını ifade ettiler.
Anlayacağınız, alan memnun, satan memnun... Her iki yakadaki esnaf da gerçeği net biçimde ortaya koyuyor.
Ama daha işin başındayız ve yapılması gereken çok işler vardır. Bir defa, yukarıda da vurguladığımız gibi, fiyat politikasına çok sıkı bir denetim getirmek gerek.
Bunlar yanında surlariçini canlandırmanın da tam zamanıdır. Oralara çeki-düzen vermek gerek. Bu konuda hem hükümete, ilgili bakanlıklara, hem de belediyeye önemli görevler düşmektedir. En azından Arasta'dan Selimiye Camii arkasına, Asmaaltı'ndan Sarayönü'ne kadar tüm yöreyi aydınlatmak, rahatça huzur ve güven içerisinde gece yarısına kadar dolaşılabilecek bir ortam yaratmak esastır. Çünkü kendi halkımız yanında Rumların ve yabancıların güven içerisinde dolaşması da son derece önemlidir.
Polis ve zabıtanın bu amaçla işbirliğine gitmesi yerinde olur diye düşünüyoruz.
Polis memur sayısından şikayetçi olunabilir. Onlar da artırılmalı ve örneğin iki kabin yerine dört-beş kabinin işlem yapmasına olanak sağlanmalıdır. Böyle olunca da kuyruklar oluşmaz ve 'of.. puf..' sesleri çıkmaz. Dünkü gözlemlerimiz arasında bunlar da vardı. Yani daha seri işlem yapmak gerek.
Takdir ettiğimiz bir husus da, bazı kebapçılarımızın fiyatlarında artışa gitmemeleri, eski fiyatları aynen uygulamalarıdır. Onların da yeniliklere ayak uydurmaları, menülerini yabancı dile de çevirerek düzenlemeleri,
'al beni'lere dikkat etmeleridir.
Kırk beş yıllık tozu, toprağı, viraneliği bir çırpıda modern biçime dönüştürmek kolay değilse de, bölgedeki bazı çirkinliklerin giderilmesi ve çevre temizliğine önem verilmesi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Bunlar parayla olacak işlerdir, ancak çevreyi temiz tutmak da halkımızın, esnafın elindedir. Çevreyi kirletenleri hiç çekinmeden ikaz etmeli, gerekirse bölgede görevli zabıtalara söylemelidirler.
Bir takım fırsat düşkünlerine de fırsat verilmemelidir.
Türk bölgesinin tanıtım faaliyetlerinde yeterli broşür ve Lefkoşa'nın haritası da dahil, Rumlara ve yabancı turistlere hizmetin saati yoktur. Devlet daireleri gibi çalışma esas alınacak olunursa, yaz mesaisinde bir buçukta turist ofisi veya tanıtım bürosu kapatılırsa yaya kalırız.
Diyeceğimiz; Lokmacı Kapısı'nın açılmasıyla her iki bölgeye de yeni bir hayat gelmiştir. Bu hayatı idame ettirmek, barışçı bir ortam içerisinde daha iyiye, daha güzele götürmek gerek.
Madem ki bu ada üzerinde yaşıyoruz, iyi geçinmek, iyi komşular olarak yaşamak durumundayız.
|