Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Su konusunda Türk, Rum seferber olmalı!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Nisan 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünyada, küresel ısınmanın etkileri ve de boyutları her geçen gün biraz daha kendini hissettirmektedir. Buzulların dahi artık erimeye yüz tutması ve yaşanan iklim değişikliği, kuraklığın kapıyı çalması, su konusunun ne denli önem arz ettiğinin göstergesidir.

Hani derlerdi ya; 'bundan sonraki savaşlar petrol yatakları için değil, fakat su konusunda çıkacaktır' sözüne hak vermeye başlıyoruz.

Çünkü su hayattır ve su olmaksızın da yaşamı idame ettirmeye olanak yoktur. Su olmayan bir hayat, ölü bir hayattır. Bu, insan için olduğu kadar, hayvanlar ve doğa için de geçerlidir. 'Orman fakiri' bir ülkede, varsın alçak orman arazileri hala daha peşkeş çekiledursun, esas su kaynaklarının kurumasıyla nice projelerin duvara toslayacağı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.

Her tarafı denizlerle çevrili bir adada yaşamamıza rağmen, bu mevsim yaşanan kuraklıkla su sorununun ne kadar önemli olduğu beyinlere çakılmaya başlanmıştır. Bakanlar Kurulu, su konusunda bir takım önlemler almış bulunmaktadır. Suyun israf edilmemesi yönünde halkın bilinçlendirilmesi konusunda çabalar, uğraşlar vardır. Bunları takdir etmekle birlikte, bu tür önlemler geçicidir ve su sorununa çare üretmekten uzaktır.

Nüfus itibarıyla Kıbrıslı Türklerden daha fazla ve daha yoğun olan Rum halkı da artık bu tehlikenin farkındadır. Özellikle de Rum yönetimi yetkilileri kara kara düşünmekte ve çeşitli alternatifler üzerinde durmaktadırlar.

Bazı büyük Rum işletmeleri ortak bir konsorsiyum kurarak, Türkiye'den su getirilmesinde öncülük yapmayı gündeme getirmişlerdir. Çünkü, denenen yöntemlerden çıkan sonuç, Türkiye'den başka bir ülkeden su getirilmesinin mümkün olmadığıdır. Yunanistan'dan su getirilmesi hemen hemen olanak dışıdır ve 'astarı yüzünden pahalıdır!..'

Kıbrıs'ı çevreleyen ülkelerden Lübnan, İsrail, Mısır, Suriye ise zaten su konusunda yetersizdir ve başkalarına muhtaçtır. Deniz suyunun arıtılması da yine pahalı olduğundan cazip değildir.

Bu nedenle en çıkar yol ve daha pratik yöntem, en yakın ülke olan Türkiye'den yararlanmaktır.

Peki; Türkler ve Rumlar olarak bundan niye yararlanmayalım, niye böylesine yaşamsal bir projeyi tetiklemeyelim?..

Dün bir ara bu konuyu uzun yıllar Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı görevinde bulunan, eski Meclis başkanlarından, aynı zamanda KKTC'nin Ankara eski Büyükelçisi Sayın Oğuz Ramadan Korhan ile konuştuk, tartıştık. Bu konudaki derin bilgilerinden yararlanmak istedik.

Kıbrıs sorunu çözüme kavuşmuş olsa da, olmasa da bu sorunun halli gerektiğini vurguladı Sn. Korhan ve şunları ekledi:

"Teknoloji şimdi son derece gelişmiştir. En yakın ülke de Türkiye olduğuna göre Türk ve Rumlar gerçekleştirilecek bir projeden yararlanmak durumundadır. Su sorunu ile çözümü birbirine karıştırmamak lazım. Çözüm olsa da, olmasa da suya kavuşmak, su sorununu hal yoluna sokmak gerek. Bu konuda BM veya AB, hatta Dünya Bankası gibi kuruluşlar, gerekli finansmanı sağlamalı ve çalışmalara başlatılmalıdır.

Buraya kanalize edilecek olan sudan hem Türkler yararlanacaktır, hem de Rumlar. Her iki taraf da hak ettiği oranda yararlanmalı, hatta gerekirse bu işlemler BM gözetimi altında yapılmalıdır. Bu da en sağlıklı bir yöntemdir ve sonuçta tüm adaya yarar sağlayacaktır."

Evet; doğrusu biz hükümetin bu konuda neler düşündüğünü bilemiyoruz. Suyun getirilmesi konusunda çözümün sağlanmasını bekliyorlarsa, bu da büyük bir risktir ve gerçekçilikle bağdaşmamaktadır. O nedenle bu konuda zaman kaybetmeye tahammül yoktur.

Su konusunda herkese görev ve sorumluluk düşebilir. Ama önemli olan, bunu daha üst düzeylerde konuşmak, tartışmak ve karar almaktır. Bu da hükümetlerin görevidir. Kaldı ki, ünlü Alarko Şirketi bu konuda yıllar boyu proje üretmiş ve bir noktaya da gelmişti. O günden bu yana teknolojilerin daha da geliştiğini dikkate alacak ve adanın karşı karşıya bulunduğu kuraklığı da göz önünde bulunduracak olursak, 'Barış Suyu'nun her ne pahasına olursa olsun, adaya akıtılması ve bundan Türkler kadar, Rumların da yararlanması kaçınılmazdır.

Göreceksiniz; esas güven yaratıcı veya güven artırıcı önlemler dediğiniz faktörlerin başında su başta gelecektir!..

   521 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital