Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Nihayet Talat da 'sabır taşı' değildir!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, iyi sabretti, sonunda da patladı. Daha doğrusu içinden çıktı.

Rum lider Hristofyas konuştukça o, susmayı tercih etti. Dinlemeyi yeğledi.

Ama nereye kadar?..

Bir an geliverdi, sabır taşı da çatladı. Hristofyas'a "ortamı zehirlemekten vazgeç" çağrısı yapmak durumunda kaldı.

Talat, Kıbrıs Türk tarafının da, Türkiye'nin de, Kıbrıs sorununun çözümü için büyük gayret ortaya koyduğunu ve bunun ispata ihtiyacı olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözüm isteğini ve politika değişikliğini ispat etmesi gereken tarafın Rumlar olduğunu vurgularken, Türkiye'nin Ada'da bir çözüme ulaşılmasını, dün olduğu gibi bugün de desteklediğine işaret ederek, Hristofyas'ın Türkiye'yi hedef alan sözlerinin ortamı zehirlemekten başka ise yaramadığını kaydetti.

Tabii ki Hristofyas'ı frenleyebilmek ne mümkün!..

Papadopulos'tan sonra iş başına gelmesiyle Kıbrıs'la ilgili başkentlerde esen hava 'balayı' dönemini andırıyordu. Artık o cicim ayları geride kaldı.

Kaldı kalmasına da, bayatlamış yemeklerin ısıtılıp masaya sürülmesine ne demeli?..

Daha da devam ederse, 'kabak tadı' verir...

Nitekim Hristofyas'ın her sözünde durduğu yerde Ankara'yı suçlaması, "Ankara'nın siyasetini değiştirmemesi durumunda çözüme yönelik yol açılamayacak" demesi ve dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesini istemesi, bayat olup da, yeniden ısıtılan yemekten farkı var mıdır?..

Üstelik Hristofyas bu çağrıyı BM, AB ve Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi 5 ülke ve uluslararası topluma yapıyor.

Bunun anlamı şu: "Bastırın Türkiye'yi, o zaman arzu ettiğimiz doğrultudaki çözümü elde edebiliriz."

Kimin veya hangi tarafın istediği doğrultuda?.. Herhalde bizim veya Türkiye'nin istediği doğrultuda değil.

Anlaşılamayan bir husus var. Niye Yunanistan, AB veya İngiltere değil de Türkiye?.. BM ve Türkiye olduğu kadar, Yunanistan, AB ve İngiltere de bu sorunla ilgili değil midir? Nedir onların ayrıcalıkları, AB üyesi oldukları için mi?

Farkındaysanız; Hristofyas, meseleyi BM zemininden çıkarıp da, AB zeminine taşıma sevdasında. Ancak gücünün buna yetmediğinin de bilincinde. Ne diyor Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan?: "Kıbrıs'ta BM parametreleri temelinde kapsamlı ve adil bir çözümü destekliyoruz."

Yani 'AB parametreleri', ya da 'AB kriterleri' demiyor.

Demiştik ki, "seçim havası da geçecek, ortalık durulacak. Sakın ola bu hava, adil ve kalıcı çözüme giden yolda 'vizyon değişikliği' olarak propaganda olarak kullanılmasın."

Bir başka deyişle "biz çözüm isteriz, ama..." ya dönüşmesin. Çünkü buradaki 'ama' kelimesi çok şeyler ifade etmektedir. Bunun aşılması halinde müzakere masasına ciddiyet kazandırılabilir.

Kıbrıs Türk tarafı en son 24 Nisan 2004 Annan Planı Referandumu'nda çözüm arzusunu dile getirmişti. Hem de oylarıyla...

İkide bir 'dikkatlerin Türkiye'ye çevrilmesi' veya 'Ankara'ya baskı yapılması' şeklindeki beyanlar, 'büyüklerin' Ankara nezdinde nüfuzlarını kullanmana yönelik çağrılar, bahane ve mazeretten başka bir şey değildir.

Oyuna isteksiz gelinin önce 'yerim dar' sonra da 'yenim dar' demesine benzer.

Hristofyas'ın iş başına geldikten ve Papadopulos dönemine nokta koyan 'barışçı vizyon' yaratma çabasıyla birlikte, otomatik tüfek misali 'iğneli mesajlar' iletme uğraşlarının başka amacı ne olabilir?..

Hristofyas, DİKO ve EDEK'i dışlayarak, ya da göz ardı ederek adım atamayacağına göre, daha müzakereler başlamadan bu tür eğilimler neyin nesi oluyor? Ya da 'derinlerden' mi geliyor?..

Uluslararası toplumda 'izlenim yaratma' konusunda gösterilen çabalar, inanın; adil ve kalıcı bir çözüm için harcanmış olsa, çok daha olumlu mesafeler kat edilebilirdi ve edilebilir de!

Halbuki 'Lokmacı Kapısı' olayı ile olumlu hava yaygınlaştırılmış ve barışçı girişimlere ivme kazandırılmış bulunuluyor. Bundan yararlanmak varken, dikine dikine giderek, Talat'ın deyimiyle 'ortamı zehirlemeye çalışmak' kendisine cevap vermeyen Türkiye'yi suçlamak çözüme yardımcı değildir.

"Üstelik göz göre göre, yanlış yalan olduğu biline biline bu tür yaklaşımlar tekrarlanırsa, hem Kıbrıs Türk halkında, hem de Kıbrıs sorununun çözümünde önemli bir aktör olduğu hiçbir zaman inkar edilemeyen Türkiye'nin kırılacağı, hatta öfkeleneceği dikkatten uzak tutulmamalıdır."

Farkındaysanız, Türkiye, Hristofyas'ı pek de dikkate almamakta, açıklamaları ve suçlamalarına yanıt vermemektedir. Çünkü Hristofyas'ın muhatabı Talat'tır.

Günün sonunda Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Hristofyas'ın Türkiye ile ilgili sözlerini yanıtlaması ve "Bu sözler, ortamı zehirlemekten başka bir işe yaramaz" şeklinde vurgu yapması son derece önemlidir ve uyarı niteliğindedir.

"Yerli yersiz bu tür suçlamaları artık kes de, sadede gelelim" anlamında olan bu açıklamadan dersler çıkarılması ve yeni müzakere sürecini olumsuz şekilde etkileyecek davranışlardan şiddetle kaçınılması gerektiği inancındayız.

Nihayet Talat da 'sabır taşı' değildir!..

   355 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Temmuz 2008, Cuma   Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: Egemenliğini kat'iyyen verme. Verdin mi, geri alamazsın!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Oyuna gelmeyelim!..
01 Temmuz 2008, Salı   Talat-Hristofyas görüşmesi ve İngiliz Memorandumu...
30 Haziran 2008, Pazartesi   Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
28 Haziran 2008, Cumartesi   Festivaller ve düşündürdükleri...
26 Haziran 2008, Perşembe   Yokluklardan geçen ülke insanı olmak...
25 Haziran 2008, Çarşamba   Nüfusun yüzde 25'i davalıkmış! Ya; yargısız infazları da saysak...
24 Haziran 2008, Salı   Müşavirlere yönelik 'psikolojik taciz' nereye varacak?..
23 Haziran 2008, Pazartesi   Milli Takım'daki kararlılık, Tursan ve Ahmet N. Özkan



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital