|
Kıbrıs'ı vuran kuraklık karşısında Türk tarafı, acizlik politikasına yatarken, Rum tarafı kararlı bir duruş sergiledi. Biz, 40 mil öteden suyu KKTC'ye getiremezken, Rum Yönetiminin 600 mil mesafedeki Yunanistan'tan su getirmesi, kararlı politikanın ürünü değil midir?..
Kırk mil, ya da 70 kilometre nerde, 600 mil, ya da bin kilometre nerde?..
Kırk bin ton su taşıyan tanker bugün Limasol Limanı'na dayanacak.
'Ocean Tankers' direktörlerinden Mihalis Yoannidis, şirket tankerlerinin altı ay boyunca Yunanistan'dan Güney Kıbrıs'a her gün kırk bin ton su taşıyacağını, 200 sefer ile Yunanistan'dan Güney'e toplam 8 milyon metreküp su getirileceğini söyledi.
İlk parti suyun gelmesi nedeniyle bu akşam Güney'de tören düzenlenecek. Törene Amathunda Bölge Piskoposu Nikolaos, Tarım Bakanı, bölge milletvekilleri ve halk katılacak. Piskopos, törende gemiyi kutsayacak.
Velhasıl Rum Yönetimi ve tabii ki Yunanistan, Türk Milli Takımı gibi çalıştı çabaladı ve inanılmazı başardı.
Kararlı politika dediğin böyle olmalı!..
Küresel ısınma ve kuraklığın yarattığı olumsuzluklar, artık Güney Kıbrıs'ı fazla etkilemeyecek, çorak ovalar sulanarak, yeşillenecek.
Madem ki ada, sık sık kuraklık vurgunu yiyor, başka da çaresi var mı?..
Rum yönetimi, su konusunda bir süreden beri ciddi çalışmalar yaptı. Bölge ülkelerinin su kaynaklarını inceledi. Baktı ki, Suriye, İsrail ve Lübnan'ın suları ancak kendilerine yeterli.
Hani derler ya, "kelin ilacı olsa kendi başına sürer."
Geriye Türkiye kalıyor. Hem suyu var, hem de mesafe daha yakın. Daha ucuza mal olur. Ama imkanı var mı Rum'un Türk suyunu kullanması?.. Susuzluktan 'grak grak' öterler, ama gene de Türk suyuna 'Ohi' derler. Annan Planı Referandumunda olduğu gibi!.. Çünkü kısa vadeli politika yapmazlar. Mücadeleleri uzun vadelidir. Makarios'tan bu yana izlenen politika budur. Makarios, 'bizim politikamız uzun vadelidir' (Kıbrıs'ı Elen Cumhuriyeti'ne dönüştürme) dememiş miydi?.. Türkiye'den su getirilmesi konusunda BM'nin hazırladığı projelere daha 1960 yılında 'Ohi' (Hayır) dememiş miydi?..
Geçen akşam Lefkoşa'nın Rum kesiminde Hilton Park Hotel salonunda İngiliz Okulu'nun mezuniyet töreni vardı. Törene katılan Türk veliler, Türkiye-Almanya maçı ekrandan izlenirken, Almanların Türklere her gol atışında o Rumların havaya sekerek, nasıl sevinç çığlıkları attığını ibretle anlattılar.
'Ölürüm de Türk suyu kullanmam' inadı, aradan bunca yıl geçmesine rağmen devam edip gitmektedir.
Ama başardılar ya, siz ona bakın!.. Daha pahalı, daha külfetli olmasına rağmen Yunanistan'dan suyu taşımaya başladılar.
Taşıma su ile değirmen döner mi diye sorabilirsiniz. Niye dönmesin?.. Her seferinde 40 bin ton su Güney'in topraklarını ihya eder.
Balonlarla Kuzey Kıbrıs'a su taşınma işini KKTC ile Türkiye başarmıştı. Hatta zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, adaya gelmiş ve Kumköy'de yapılan tesisleri görmüş, vanayı da açmıştı.
O günlerde Türkiye'den taşınan su ilaç gibi gelmişti.
Peki; arkası niye gelmedi?.. Türkiye Su İşleri ile Alarko firmasının 'yılan hikâyesi'ne dönen projeleri ne oldu? Eğer proje durdurulduysa, kim veya kimler durduttu?.. Türkiye hükümeti üzerinde nüfuzunu kullanan, bir başka deyişle Kıbrıs Türk halkının hayır yüzü görmesini istemeyen güçler mi devreye girdi?.. Yoksa, buradaki hükümetler mi ısrarcı olmadı?.. Acaba Ankara mı istekli olmadı?.. KKTC'de bunca yatırımı gerçekleştiren, buraya oluk gibi para akıtan Ankara, su getirilmesinden mi çekinecekti?..
Bu konuda neler olup bittiğini, perde gerisinde nelerin döndüğünü Kıbrıs Türk halkı bilmek hakkına sahiptir. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat veya Başbakan Ferdi Sabit Soyer, bu konuda halkı bilgilendirmek durumundadırlar. Su işinden vaz mı geçildi, yoksa; kaplumbağa hızıyla da olsa yürüyor mu?..
Bu gün Rumların en mutlu günlerinden biri. Yunan suyuna kavuşmanın sevincini yaşıyorlar. Yerden göğe haklılar. Küresel ısınma ve kuraklığı dikkate alarak kararlarını verdiler. Ağaçları kendi kaderine de terk etmediler. Bizde bu yıl on binlerce fidan dikildi. Ne oldu şimdi o fidanlar, yağışsız geçen koca bir yıldan, susuzluktan sonra kaçı ayakta kalabildi?..
Evet; bir kez daha soruyoruz. Yunan suyu geldi, Türk suyundan ne haber?..
|