Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



Hem siyaset, hem de park yeri konularında Rum'dan biraz ders alınız!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Temmuz 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başlığa bakıp da; siyasetle, politika ile park yeri arasında nasıl bir ilgi veya bağ kurulduğu sorulabilir. Kafaları karıştırabilir.

Varsın karıştırırsa karıştırsın. Ama biz, yine de ısrar ediyor ve diyoruz ki; politikada da, park yerleri konusunda da Rum'dan ders alınız.

Örneğin su konusunda doğruyu söylemek gerekirse, hem Rum Yönetimini, hem deYunanistan'ı kutlamak gerek, ders almak gerek! Alınır mı, alınmaz mı bilemeyiz, ama gerçek olan, hem KKTC'nin, hem de Türkiye'nin bu konuda sınıfta kaldığıdır. Düşünün siz; KKTC ile Türkiye'nin arası 70, Güney Kıbrıs'la Yunanistan'ın arası 1000 kilometre.

Kıbrıs adası, aylardan beri doğal afet sayılan kuraklık yaşıyor. Yeraltı su kaynakları giderek azalıyor, göletler bile kuruyor. Kısacası bıçak kemiğe dayanmış vaziyette. Böyle bir durumda gel de tedbir alma. Koskoca GAP'ı başaran Türkiye, bunu mu başaramayacaktı?.. Kim bilir, belki de projenin gerçekleşmesini istemeyen, benimsemeyenler var. Belki de mekanizmanın düğmesini elinde tutan bazı 'dış güçlerin' parmağı var.

Her neyse; birçok konularda Rumlardan ders alınması gerektiği inancındayız.

Tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusu da, Rum lider Hristofyas'ın masaya sürdüğü ve ısrarla üzerinde durduğu basit bir husus değildir. Hele de egemenlik!..

Kendi bastığı toprakta egemen olmayan toplumlar, halklar zaman içinde erimeye, yok olmaya mahkumdur. O toprak parçasına kendisi hükmetmezse, kendisi sözü geçmez duruma getirilir ve öyle bir duruma düşürülürse, kimse gözünün yaşına bakmaz!

Avrupa Birliği çatısı altında olan ülkeler bile 'egemenlik' söz konusu oldu mu, kıyametleri koparırlar. Örneğin Fransa, bir karış toprağını Almanya'ya kaptırır mı?.. Bu mümkün mü?..

Tek egemenlik konusunda elbette Talat ile Hristofyas'ın bakış açılarında farklılıklar vardır. Önemli olan, içinin nasıl doldurulacağıdır. Önemli olan, herkesin kendi evine hükmedip edemeyeceğidir. Benim sahip olduğum evde sözüm geçmeyecek ve komşunun sözü geçecekse, neyleyim öyle egemenliği!..

Bu bakımdan konu son derece önemlidir ve büyük dikkat gerektirir. Çünkü elinizi verdiniz mi kolunuzu da kaparlar ki, arkası da gelmeye devam eder.

Gelelim ders alınması gereken bir diğer konuya... Biliyorsunuz; Lefkoşa'nın Rum kesimindeki hisar altları, park yeri olarak kullanılmakta, dolayısıyla tarihi surların bakım ve koruması da sağlanmaktadır. Kendi haline terkedilmişlikten kurtulmaktadır.

Lefkoşa Belediye Başkanı Cemal Bulutoğluları da, Çetinkaya yakınındaki Zahra Burcu altındaki alanı park yeri olarak kullanmak istiyor. Vay sen misin kendi kaderine terkedilmiş olan alanı park yeri kullanmak isteyen?.. Anıtlar Yüksek Kurulu denilen kurum kıyameti koparıyor. Keşke aynı kurum, diğer tarihi eserler konusunda da aynı şekilde duyarlı olabilse!..

O zaman Rum niye kullanıyor diye adama sormazlar mı?..

Üstelik 'Avrupa Doğal Miras ve Kültür Birliği' bile 'olur' dedikten sonra nedir bu karşı çıkış? Demek ki, işin içinde bir art niyet var, siyaset var. Rum tarafı hisar altlarını park yeri olarak kullanıyor, iş Bulutoğluları'na gelince 'kırmızı kart' gösteriliyor. Böylesi çarpık zihniyet görülmüş değildir. Bu, popülizm değil de nedir? Bu, partizanlık değil de nedir?..

Gelinen, daha doğrusu getirilen noktada halk zaten burnundan solumaktadır. 'Yeter artık!' demektedir. Yoksa, tüm amaç bu halkı bezdirip, bıktırıp, 'bir uzlaşma olsun da nasıl olursa olsun' diyerek teslimiyete sürüklemek midir?.. Bu ifadeyi kullanmak zorunda kaldığımız için özür dileriz.

Sonuçta; biraz da karşı unsurdan ders alınız, yaptıklarından dersler çıkarınız, yapamazsanız da 'bizden bu kadar' deyip gereğini yerine getiriniz.

Daha ne diyelim?!..   

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

   694 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital