Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Kıbrıs kritik aşamadan geçerken...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Temmuz 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye ve KKTC'deki iç çekişmeler, didişmeler alabildiğine sürerken, Rum tarafı ile Yunanistan'ın tavırlarına bakıp da gıpta etmemek elde değil. Tam bir birlik ve beraberlik ruhu içerisindeler. İktidar ve muhalefet olarak da!..

Bu manzarayı görünce, kimin masada güçlü, kimin zayıf olduğu gerçeği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bizde her kafadan bir ses yükselirken, gayet doğal olarak tüm şimşekler de Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın üzerine çevrildi.

Yoğun eleştiri ve suçlamalar karşısında izahat verme durumunda kalan Talat, "tek egemenlik ve tek yurttaşlığı kabul etmesem süreç çökerdi" diyerek, süreci kurtardığını söyledi.

Beri yandan Milli Varoluş Konseyi, Talat'ın halkı yatıştırmak için yaptığı konuşmaların gerçekleri örtbas edemiyeceğini bildirdi, "Talat'ın söyledikleri değil, yapılan ortak açıklamalar önemlidir. Talat'ın söylediklerinin hiçbiri Hristofyas'la anlaştığı mutabakatlarda yoktur" dedi ve Talat'ın suç işlediğini kaydetti.

Esasında Rum'un naz ve niyazı uğruna, hatırı uğruna çıkmaza doğru sürüklenen bir süreç 'kurtarılmış' olabilir. Böyle olsa dahi 'Kıbrıs Türk tarafının kazancı ne olur, Rum tarafının kazancı ne olur' sorusu gündeme gelmez mi?..

Bir başka deyişle illa ki, Hristofyas'ı masada tutabilmek için bir şeyler vermek mi gerekir?.. Hristofyas, bu durumu, bizdeki zayıflığı gördükçe daha da cesaret sahibi olmaz mı?.. İştahı daha da kabarmaz mı?.. "Bunu kabul etmezsen, ben de masadan ayrılırım" pozisyonuna girmez mi?..

Müzakere masasından ayrılmamanın, uluslararası alanda daha geçerli bir politika olduğunu biliyoruz. Nihayet suçlanan taraf konumuna düşmemek için bir takım zorluklara katlanmak gerek. Ancak bu zorluklara göğüs gererken de, egemenlikten fedakârlık etmek anlamı çıkmaz.

Nitekim bu halk 24 Nisan 2004 Annan Planı Referandumu'nda da üstüne düşeni yerine getirmiş, 'evet' demişti.

Peki; bunun karşılığı alınmış mıdır?.. Ambargolar kalkmış, izolasyonlardan kurtulmuş mudur?..

Hiçbiri yerine getirilmemiştir. O nedenle bu halk gelişmeleri bilmek istemekte, nereye sürüklendiğini öğrenmek hakkını kullanmaktadır.

Dış güçlere zerre kadar güven kalmamıştır. Çünkü onlar, verdikleri sözleri tutmamışlar, ağırlıklarını Kıbrıs Türk halkının 'ezilen ve mağdur edilen' taraf olarak kalmasından yana kullanmışlardır. Örnek mi istiyorsunuz?.. İşte İngiltere'nin Rum tarafı ile imzaladığı memorandum. Müzakere masasında bir hançer gibi saplanmıştır Talat'ın göğsüne. Eli zayıflatılmış, güçsüz duruma itilmek istenmiştir. 

Aslında Kıbrıs Türk tarafı, 24 Nisan 2004'te eline büyük bir koz geçirmiş, ancak bu kozu kullanamamıştır. 'Evet' dediği için bir süre 'aferin' almış, 'uslu çocuk' konumuna girmiş, 'çözüm isteyen taraf' olarak tanımlanmış, ancak geçen zaman sürecinde bunlar da unutuluvermiş ve zaman aşımına uğramıştır.

Kıbrıs Türk tarafı, müzakere masasına şartsız oturmakla belki de hata etmiştir. "KKTC üzerindeki ambargolar kalkmadan, izolasyona son verilmeden yeniden müzakere masasına oturmam. Bunlar halkımın inkâr edilmez haklarıdır. Kaldı ki bu konuda sözler verilmiştir, ancak o sözler yerine getirilmemiştir" denilseydi, yine suçlanan taraf mı olacaktık?.. Kadı günah mı yazacaktı, yoksa; "Bu insanlar bunları talep etmekte haklıdırlar. Çünkü 24 Nisan Referandumunda iradelerini ortaya koymuşlardır" mı denilecekti?..

Unutulmasın ki, bu halk, 24 Nisan Referandumu ile bu adada kendi geleceğini belirleme hakkına sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Şimdi bir bakıyoruz, iş işten geçtikten sonra gerek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gerekse TBMM Başkanı Köksal Toptan, "ekonomik olarak, siyasi olarak, güvenlik açısından garantiler geçerlidir. Kıbrıs Türkleri barış ve huzur içinde yaşamak, egemenliklerini ve özgürlüklerini korumak istiyor. Bu da en tabii haklarıdır. Ada'daki gerçekleri dikkate almadan çözüm mümkün değil. KKTC, can pahasına verilen bağımsızlık mücadelesinin sonucudur. AB ne isterse yapsın, şartları ve maliyeti ne olursa olsun Kıbrıs politikamız değişmeyecek. Kıbrıs'ta artık iki devlet vardır, iki halk, iki bayrak vardır" demişlerdir.

Yüreğimize su serpen sözlerdir bunlar. Kıbrıs Türk halkının uzun bir suskunluk döneminden sonra böyle morale, desteğe son derece ihtiyacı vardır.

Tüm bu söylenenler, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Hristofyas'la üzerinde uzlaşmaya vardığı 'Tek egemenlikle bağdaşır mı?.. Bağdaşmaz!..

O halde Talat, neye dayanarak böyle bir tehlikeli tünele girmiştir?.. Gül ve Toptan tarafından bir kez daha dile getirilen Türkiye'nin Kıbrıs politikasında tek egemenlikten söz bile edilmez, aksine iki devletten bahsedilirken, akla gelen soru işaretlerinin yanıtlanması, açıklığa kavuşması gerekmektedir. Bir başka soru da şudur: Yoksa; Talat'ı Türkiye değil de, AB mı yönlendirmektedir?..

Sorunu çözülmemiş bir ülkedeki iki taraftan birini üyeliğe almakla tarihi hata yapan ve suç işleyen AB, şimdi işlediği suçu kısa yoldan halletme çabasındaysa, Kıbrıs Türk halkını bu yolda alet olarak kullanma hakkına sahip değildir.

Hristofyas'ın, aylar önce "siz, Talat'ı bana bırakın, Türkiye'ye bakın" sözleri galiba şimdi çok daha iyi anlaşılmaktadır.

   607 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital