Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Temmuz 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, geçen gün Gaziveren'i ziyaretinde halka konuşurken, Rum Yönetimi'nin, Kıbrıs sorununu Türkiye'nin AB görüşmelerine taşıyarak, baskı oluşturmaya çalıştığını söyledi. Soyer ayrıca Türk tarafının kapsamlı müzakerelere başlama isteğine karşılık, Rum tarafının görüşme tarihini erteleme çabasında olduğunu kaydetti.

Peşinen belirtelim ki, doğru bir teşhistir. Ama niye erteleme çabası?..

Hristofyas, tek başına hareket etmez. Arkasında iktidarıyla muhalefetiyle 'Ulusal Konsey' var. Her şeyi iyice hesaplanmış plan ve program dahilinde yürütür. Ankara'yı zora sokabilecek adımları atarken, mutlaka Atina ve de 'ötekiler' ile istişare yapmış demektir. Yalnız Ankara'yı değil, Talat'ı da zora sokarak tavizler koparmaktır esas amaç.

Bu bakımdan naz ve niyaz onun taktiğidir. 'Timsah gözyaşları'nı iyi becerir. Talat'ı öyle bir yerlere çekmeye çalışır ki, dönüşü olamasın!.. Zaten yetişip de o tünele girdin mi, bir daha çıkamazsın. Orası 'Tek yol' veya 'Tek yön'dür. Araba daracık 'tek yol'a girdi mi, bir daha çıkamaz!..

Onun için değil midir ki, Rum'u Talat'tan çok çok daha iyi tanıyan eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Talat'ı 'tek'li yoldan vazgeçmeye çağırmıştır!..

Denktaş, "halkımızın 'tek halk, tek egemenlik, tek devlet' formülü ile karşı karşıya bırakılmış olması büyük bir talihsizliktir" demiştir. Denktaş şunları eklemiştir:

"Yabancı kuruluşların da değerlendirmelerine göre, bu yolda devam edildiği takdirde sonuç azınlık olarak sahte 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında seyreden Rum Cumhuriyeti'ne bağlanmak olacaktır."

Durum bu merkezde iken, Hristofyas daha geçen gün nihai anlaşmanın Türk askerinin adadan çekilmesiyle olabileceğini söylememiş midir?.. Demek oluyor ki, yakında masada Hristofyas'ın ortaya koyacağı koşullarla karşı karşıya kalabiliriz.

Tüm bunlar dikkate alındığında, bizim tarafın sebep olmadığı bir savaşta 'galip taraf mıydık, mağlup taraf mıydık' diye sorasımız geliyor.

Bastır Hristofyas, fırsat bu fırsat...

Yazımın bundan sonraki bölümünü bir okurumdan gelen yazıya hasretmek istiyorum. Fikret Şanal isimli okurumun yukarıdaki başlık altında gönderdiği yazı şöyle:

"Müzakerelerin sekteye uğramaması için en can alıcı hususları madem ki Sn. Talat'a kabul ettirdiniz, bundan sonraki buluşmanızda Türk askerinin adadan gitmesinde ısrar ediniz, eliniz boş çıkmayacaktır sanırım toplantı sonunda. Sn. Talat'ın, sorunun temelini teşkil eden hususları müzakerelerin devamı açısından kabul ettiğini açıklaması, sizin için bulunmaz bir fırsattır. Açık tarafını yakaladınız veya bunu kendisi verdi ve bundan böyle masadan ne olursa olsun kolay kolay kalkamayacağının sinyalini de vermiş oldu. Bir taşla ikiden fazla kuş vurabilirsin. Senden günah gider. Günah bizim taraftadır. Bu talihsiz, bu suskun halka ne yapsan, ne etsen revadır. Kendi elimizle yapıyor, kendi boynumuzla çekeceğiz. Sizi barış meleği de ilan ettik. Masadan bile kalksanız, emin olunuz ki, suçlanacak yine bizim taraftır. Taşlar yerine oturmuştur. Vur vurabildiğin kadar, mustahakımızdır. Böyle başa böyle traş. Zaten yamalanmak için ne kadar acele ettiğimizi görmüyor musunuz? Yangından mal kaçırırcasına.

Gelelim bizim tarafa. Adanın yeniden birleştirilmesi için kolları sıvayıp köşe başlarını tutanlar, gelinen son aşamada Kıbrıs Türklerinin yama yapılmaya doğru götürüldüğünü, bunu osmosis sürecinin takip edeceğini neden görmek istemediklerine bir türlü anlam veremiyorum. Geçmişte sanki iyi bir günümüz olmuş da, sanki unutamıyorlar gibi. Herhalde ya iyi zılgıç yememişler veya hiç yememişlerdir. Be efendiler; hala şehitlerin kemikleri aranıyor, haberiniz yok mu? Yol ve caddelerimizin fazlası şehit adlarını taşır, hemen her ailede şehit var. Bunlar size bir şey ifade etmiyor mu? Çocuklarımızın geleceği sizi hiç mi enterese etmiyor? Vatan, bayrak, özgürlük bir şey ifade etmiyor mu? Etmiyorsa, kendi başınızın çaresine bakın, bizleri de boynunuzla götürmeye hakkınız yok. Bu devleti de yok etmeye hiç yok!

Barış Harekâtının yıldönümünde düştüğümüz duruma bakın. Sn. Özcanhan ne güzel yazmış, ne güzel aktarmış. Yunan darbesi yıldönümünde birleşmek istediğimiz insanların yaklaşımlarını ve darbede katliama uğrayanların yakınlarının kendilerine dönük feryatlarını... Olası bir anlaşmada Rumların binlercesinin aramıza gelmesine ne gerek var? Aramızda daha azılıları var. Nasıl olmasa madem ki bizim eyalet karma olacak, zaten el an öyle. İsimleri farklı sadece. Yok bir de ek olarak güneyden de gelecekse yandık Allahın topuna!"

   713 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital