Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
2'si ağır, 3'ü çocuk 7 yaralı
Hem aldatıldılar, hem hapse gittiler
Doğal pınarı kendi malı gibi kullanıyor
Başkanlık konusunda uzlaşamadılar
Evraklarını yeğenine verdi polise "kaybettim" dedi
Ertuğruloğlu: Herkes mesajı aldı,UBP tek başına iktidara yürüyor
Tatbikatlar iptal
Esnaf tükenme noktasında, acil önlem şart
Öztürk: Ülkede toplanan sütün yüzde 20'sinin fiyatı borsada belirleniyor
Kıbrıs sorununun çözümü, AB'ye katılıma da yardımcı olacaktır

YORUMLANANLAR
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [3]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [1]
15 dakikada böyle oldu [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
İktidara adayım [2]



Hristofyas, kedi fareyle oynarcasına oynuyor!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, bir yandan 25 Temmuz görüşmesine hazırlanırken, bir yandan da Erdoğan'ın ziyaretini eleştiriyor, bu arada sinsi planlar hazırlıyor.

Hristofyas, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC ziyaretinin, Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlamadığını söylüyor. Yani Erdoğan, böyle bir tarihi günde KKTC'yi ziyaret mi etmemeliydi?.. Peki; Erdoğan'ın Kıbrıs'a gelmesinden birkaç gün önce Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni, Güney Kıbrıs'ı ziyaret etmişti. Niye Hristofyas, o zaman böyle bir eleştiri yapma gereğini duymadı?.. Niye Bakoyanni'nin Kıbrıs ziyaretinin, sorunun çözümüne katkı sağlamadığını söylemedi?.. Niye Bakoyanni'ye toz kondurmadı?..

İşte aradaki fark bu!..

Bu ayırım dahi, olası bir Rum yanlısı uzlaşmada başımıza ne taraklar örüleceğinin habercisi değil de nedir?.. Ve dün müzakere masasına koyacaklarını açıklamasıyla da 'kırmızı çizgileri'ni sergiledi.

Ortaya konulan tüm maddelerin içinde de müthiş açıklar bulunuyor. Gayet sinsice ve ustalıkla hazırlanmış, 'tuzaklar'la dolu!..

Adına 'yenilenmiş' ortaklık' denilen modelde Kuzey'e gönderilecek Rum sayısı ile hem seçimler etkilenecek, hem de Güney'deki patronluğuna ek olarak Kuzey'deki idareye de ortak olacak. Bu model, Kuzey'in egemenliğini 'alabandaya' almak anlamına geldiği gibi, iki kesimliliği de sulandırmayacak mı?..

Sulandırmayacak diyebilen beri gelsin!..

Yani bir nevi 'Truva atı!'

Halbuki Kıbrıs Türk tarafı, Gali Fikirler Dizisi'nde öngörülen 2-3 bin Rum'un bile Kuzey'e dönmesine karşı çıkmış ve bunu tartışma konusu yapmıştı.

Şimdilerde 50 bin, ya da 60, 70 veya 80 bin Rum'un Kuzey'e gelmesinin yaratabileceği durumu varın siz takdir edin. O zaman 'iki kesimli' veya 'iki bölgeli' ilkesi nerde kalır?..

Sonra, 'yenilenmiş devlet' veya 'yenilenmiş ortaklık' da ne demek? Hristofyas kiminle dalga geçiyor?.. Annan Planı'nda bile yeni ortaklıktan söz edilirken, 'iki kurucu devlet' veya 'oluşturucu devletlerden söz edilmekteydi.

Demek ki, Annan Planı'nın da gerisine düşülüyor, 1960 Anlaşmaları'nın da!..

Tabii ki, bu modelin Yunanistan Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni ile birlikte hazırlandığı ve Ulusal Konsey'den onay aldığı rahatlıkla söylenebilir.

Siyasi çevreler ve deneyimli gözlemciler, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin devamı olarak algılanabilecek bu durumun rahatsızlık yaratacağı kaygısını taşıyorlar ve bu yaklaşımın bir 'tuzak' olabileceğine dikkati çekiyorlar.

Halbuki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ne demişti buradaki konuşmasında?

"Kapsamlı çözüm ancak adadaki gerçekler temelinde mümkün olabilecektir. Kimse, ama hiç kimse Kıbrıs Türk halkının kendi yönetiminden, eşit statü ve eşit ortaklıktan vazgeçmesini ve azınlık olarak yaşamayı kabul etmesini beklemesin. Kapsamlı çözüm, Kıbrıs Türk halkı ve KKTC'nin kurucu ve eşit olarak yer alacağı yeni bir ortaklıkla mümkün olacaktır. Bu ortaklık, iki kesimlilik, siyasi eşitlik ve Türkiye'nin garantörlüğü gibi vazgeçilmez ilkeler üzerinde inşa edilecek. Kıbrıs sorunu ile Türkiye'nin AB üyeliği bağlantı kurulamaz. Kıbrıs Türklerinin ve Türkiye'nin kabullenemeyeceği bir çözümün dayatılması mümkün değildir."

Bir Erdoğan'ın konuşmasına bakıyoruz, bir de Hristofyas'ın ortaya koyduklarına ve aradaki 'ince farklılıkları' rahatlıkla görebiliyoruz.

Tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek uluslararası kimlik, Kıbrıs meselesini öyle bir noktaya götürür ki, bunun adına 'Katolik nikâhı' denir. Sonuçta isteseniz de ayrılamazsınız. Size dayatmalar yapsalar da, eritseler de, ambargoları daha değişik şekillerde devam ettirseler de, kapana kıstırdıktan sonra sesinizi işittiremezsiniz. İşittirseniz de kimse imdadınıza koşmaz.

'Kendim ettim kendim buldum' şarkısı var ya!..

O nedenle son derece dikkatli olmak ve Hristofyas'ın oyunlarına gelmemek, Bakoyanni'nin de tuzaklarına düşmemek gerek!..

Avrupa'nın göbeğinde nice devletler -hem de AB üyesi- birbirleriyle anlaşarak ayrılırlarken, Hristofyas'ın 'yama' politikasının kurbanı olmayalım.

Evet; barıştan, çözümden, karşılıklı uzlaşıdan yanayız. Ama onurlu bir uzlaşmadan yana!.. Horlanacağımız, azınlık durumuna düşürüleceğimiz ve zaman süreci içerisinde eritileceğimiz bir uzlaşmaya da hayır demek herhalde en doğal hakkımızdır.

Hristofyas, kedi fareyle oynarcasına oynarken, Kıbrıs Türk tarafı olarak olmazsa olmazlarımızdan vazgeçmemek, geri adım atmamak gerek!..

   435 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ekim 2008, Salı   Aman şeytan karışmasın!..
13 Ekim 2008, Pazartesi   Yağmur bereketiyle olumsuzluklar giderken...
12 Ekim 2008, Pazar   Biraz da okuyucu konuşsun... Türk emlaki niye değerlendirilemiyor?..
11 Ekim 2008, Cumartesi   Desmond Tutu'yu kim tutar?..
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3916 1.4014
1 STERLİN 2.3972 2.4150
1 EURO 1.8957 1.9090



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

İSTESEK DE İSTEMESEK DE (*)

Ali Baturay

"BİZE BİR ŞEY OLMAZ ZATEN!"

Hasan Hastürer

Az bilgi çok laf...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Aman şeytan karışmasın!..

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET... (2)

Bilbay Eminoğlu

74'ten bir anı ve düşündürdükleri

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Görevi bırakmaya hazırlanan İnce'nin ö...

Dilek ÇETEREİSİ

Sigaralar bu kez bahçede yandı

Aysu Basri

SAVAŞ SUÇLARI ve ARKASINDAKİ ACILAR

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital