Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]



Talat'ın çelengi ortada kalırken...

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hani derler ya; beceriksizlik olur, ama bu kadarına da pes doğrusu!..

Dünkü yazıda da sormuştuk. Bu işler, yani hatalar bilinçli mi yapılıyor, yoksa bilinçsizce mi?.. KKTC Cumhurbaşkanının anıta konulmak üzere gönderilen çelengi nasıl olur da ortada kalır?.. Bunun hesabını verebilecek bir makam yok mudur?..

Evet; Atlılar, Muratağa, Sandallar Şehitliği'nde yaşanan protokol rezilliğini unutabilmek olası değil. Söz konusu anma töreninde Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı ile Güvenlik Kuvvetleri Komutanı hazır bulunurken, protokolde ön sıraya Kaymakam Vekilinin girmesi, protokol değil, fakat protokolsüzlüğün göstergesidir.

Kızının evlenme töreni nedeniyle Tunus'ta bulunan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın çelenginin ise Taşkent Şehitlerini anma töreninde sahipsiz ve ortada kalması rezilliğin daniskasıdır.

KKTC Cumhurbaşkanlığı'nın çelengi Taşkent'e gönderildi, ama Cumhurbaşkanlığından hiç kimsenin gelmemesi ve törene katılma gereksinimi duymaması sonucu çelenk ortada kalıverdi. Nihayet oradaki vatandaşlar durumu fark ederek, çelenge sahip çıktılar ve anıta koyarak, bir yerde ayıbı giderdiler.

Hükümet edenler, şu veya bu gerekçelerle Atlılar, Muratağa, Sandallar Şehitliği'nde, daha sonra da Taşkent Şehitliği'nde bulunmamış olabilirler. Ama en azından oradaki törenin en güzel ve en kusursuz biçimde düzenlenmesi direktifini verirler ve işi takibe alırlar.

Tabii ki törene katılma diye bir mecburiyet yoktur. İnsanın vicdanına kalmış bir şeydir. Ancak hükümet katında bunun sorumluluğu büyüktür. Bu sorumlulukların yerine getirilip getirilmediğini halk fark eder ve günü geldiğinde de bunların hesabını sorar.

Muratağa-Atlılar-Sandallar Şehitlerini Yaşatma Derneği'nin konuya ilişkin açıklamasındaki şu ifadeler oldukça anlamlıydı:

"Bu yapılanlar şehitlerimizin kemiklerini sızlatmıştır. KKTC Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı ve Başbakanlığına ait çelenklerin ve temsilcilerinin bu anlamlı günde olmamaları, biz şehit ailelerini derinden rencide etmiştir. Bu yapılanlar şehitlerimize ve şehit yakınlarına verilen değerin göstergesi ise, biz şehit aileleri olarak bundan sonra şehitlerimizi anma törenlerini kendimiz düzenleyebiliriz."

O şehitler ne uğruna toprağa girmişlerdir?.. Niye göğüslerini mermilere hedef yapmışlardır?.. Niye Türk Silahlı Kuvvetleri, buradaki soydaşlarını kurtarabilmek için adaya çıkarma yapma zorunluluğu duymuştur?..

O günlerde bu ülkede her şey güllük gülistanlık değildi. İnsanlar ateş çemberindeydi. Var oluş mücadelesi, 'Lale Devri'ni andırmıyordu. Türkiye'de Ulu Önder Atatürk'ün komutasında yürüttüğü mücadelenin bir benzeriydi.

Yokluk içinde başarılan bir mücadeleydi.

Bunların değerini bilmeden kimse ahkâm kesmeye kalkışmasın. Kimse de şehitlerimize ve onların yakınlarına ve de tümden Kıbrıs Türk halkının hakaret anlamında 'Ali Cengiz oyunlarına' kalkışmasın. Kıbrıs Türkü bu günlere gelebilmişse, öncelikle şehitlerimiz sayesinde gelmiştir. Kadın, erkek demeden genç, ihtiyar herkesin katkısı ve Anavatan Türkiye'nin desteği sayesinde gelmiştir. O nedenle uzun soluklu bu mücadeleye ve bu süreçte şehit olanlara saygı esastır.

Tekrar ediyoruz; artık bu işlere bir çeki düzen verilmesi gerekir. Atlılar, Sandallar, Muratağa Şehitliği'nde protokol rezilliği yaşanırken, Taşkent'te Cumhurbaşkanlığı'nın çelengi ortada kalırken, laçkalığın boyutlarının nereye vardığını varın artık siz takdir ediniz. Devlet dairelerindeki laçkalık yetmezmiş gibi, şimdi de şehitleri anma törenlerindeki laçkalık acaba neye hizmet etmektedir?..

Bu konuda ilgili bakanlığın sus pus olmaktansa, bir açıklama gereği yapıp yapmayacağı da merak konusudur.

Ve bu noktada Türkiye Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın, "geçmişi unutursak; bağımsızlığımızı kaybedip, yaşadığımız acıları tekrar yaşayabiliriz" şeklindeki sözleri, anma törenlerini hafife alanlara esaslı bir yanıt niteliği taşımıyor mu?..

 

   529 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital