Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluyor?.

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Ağustos 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugünlerde kafalar iyice karışacağa benziyor. Neden mi? Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Pekin'den dönüşünde ayağının tozuyla "Omorfo (Güzelyurt) kesinlikle verilmeli" diye açıklama yapıyor ve talepte bulunuyor. Rum tarafı için Güzelyurt'un Kıbrıs Rum idaresine verilmesinin kesinlikle gerekli olduğunu söylüyor.

Hristofyas o kadar emin konuşuyor ki, "bizim için Omorfo'nun Kıbrıs Rum idaresine iade edilmesi gerektiği kesindir" ifadesini kullanıyor.

Daha bitmedi. Kıbrıs Rum gazeteleri, Hristofyas'ın ilk hedefinin Karpaz'ın iadesi olduğunu dile getirdiler. 'Politis' gazetesi haberi manşetinde verirken, Hristofyas'ın ana hedefinin, son referans noktasını Annan Planı'nın oluşturduğu BM'nin daha önceki belgelerinde öngörülenden mümkün olduğunca fazla toprağın Rum idaresi altına alınması olduğunu bildirdi.

Daha bitmedi. Salamis ve Soli gibi antik bölgeler de sit alanları olarak ilan edilip merkezi devlete verilmeliymiş!..

Beri yandan sözde 'Mağusa Belediye Meclisi', "Maraş derhal yasal sahiplerine iade edilsin" kararı alıyor.

Bu gelişmeler, daha doğrusu bu talepler karşısında kafalar karışır ya, karışmaz mı?..

Güzelyurt'tan tutunuz da; Karpaz'a, Maraş'a, hatta Salamis ve Soli harabelerine kadar her şey talep ediliyor.

Hristofyas veya Rum tarafı, bunları talep ederken haksız mı?.. İsteyenin yüzü bir kara, vermeyenin arap!..

'Ağlamayan çocuğa meme yok' derler ya!..

Kaldı ki, 3 Eylül'de başlayacak olan görüşmelerin, sadece 'törensel nitelikte' bir görüşme olacağı, özlü görüşmelerin 11 Eylül'de başlayacağı belirtiliyor. Kimden öğreniyoruz bunları? Yine Rum tarafından. 'Bu durumda müzakere masasında her şey Rum tarafının istekleri doğrultusunda mı seyredecektir' diye kuşku duymamak elde değil!..

Ve insanın aklına şu geliyor: Daha müzakere masasına oturmadan, madem ki 'Tek Egemenlik', 'Tek Vatandaşlık' ve 'Tek Uluslararası Kimliği' prensipte kabul etmişsin, isteklerin sonu gelmez ya, gelir mi?..

Daha talep ederler ya, etmezler mi?..

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, "müzakerelerin kopmasını önledik" şeklindeki açıklaması da hala daha kafalarda çeşitli soru işaretleri yaratmaya devam ediyor. Acaba 'Tek'leri onun için mi kabul ettik?.. Onlar kabul edildi diye mi Hristofyas'ın taleplerinin ardı arkası kesilmiyor?..

Şeffaflık politikası gereği bunların ve de genel gidişatın halka açıklanması gerekmez mi?..

Dünya alem, görüşmelerin 3 Eylül'de başlayacağını bilirken, bizzat Yorgo Yakovu, görüşmelerin 3 Eylül'de formalite gereği başlayacağını, özlü görüşmelerin 11 Eylül'de yer alacağını açıklıyor. Bu dahi, her şeyin Rum tarafının istemleri doğrultusunda yürütülmekte ve de yürütüleceğine ilişkin emarelerdir.

Ancak, durup dururken Hristofyas'ın Çin'den Larnaka'ya dönüşünde Güzelyurt'un iadesine ilişkin kesin ifadeler kullanması, yanına Karpaz ve Maraş'ın, hatta Salamis ve Soli'nin eklenmesi, bu arada sözde 'Mağusa Belediye Meclisi'nin "Maraş derhal yasal sahiplerine (!) iade edilsin" şeklindeki kararı herhalde tesadüf eseri değildir.

Bunlar birbirleriyle bağlantılı ve önceden programlanmış, planlanmış işlerdir.

Acaba gerçekten Talat'la Hristofyas arasında Ankara'nın da bilgisi dahilinde gizli bir uzlaşma mı vardır, yoksa tüm bu açıklama ve de talepler, müzakere masasına daha oturmadan masayı dinamitleyerek berhava etmek amacına mı yöneliktir?..

Yoksa; Hristofyas, Atina'dan öyle bir talimat almıştır?.. Yoksa; bu tür çıkışlarla Türk tarafını zora sokarak, 'hayır' demesi mi beklenmektedir?.. 'Uzlaşmaz taraf' ilan edilmemiz için bu türden gerekçeler mi hazırlanmaktadır?..

İşin içinde bir bit yeniği vardır, ama ne?..

Gene de 3 Eylül'de Talat'la törensel de olsa müzakere masasına oturması beklenen Hristofyas'ın, bu şekilde açık seçik talepte bulunması ve "bizim için Omorfo'nun (Güzelyurt) Kıbrıs Rum idaresine iade edilmesi gerektiği kesindir" şeklindeki sözleri şu veya bu anlamda çok önemli bir mesaj içermektedir. Belki de Olimpiyat Oyunları nedeniyle gittiği Çin'in başkenti Pekin'de yaptığı temaslar ve almış olduğu güvencelerden sonra böyle bir kanıya varmış olabilir.

Kim bilir, Rusya'nın, Güney Osetya ve Abhazya'yı bahane ederek, Saakaşvili'nin de zamanlama hatası ve acemiliğinden yararlanarak Gürcistan'a girmesinden mi cesaret almış olabilir? Ancak gerekçe ne olursa olsun, müzakere masasına henüz oturmadan şu veya bu taleplerde bulunmak, hele Güzelyurt konusunda kesin ifade kullanmak, diplomatik açıdan da kabul edilebilir nitelikte değildir.

Her neyse; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın da bu günlerde önemli açıklamalar yapabileceği bir zemin oluşturulduğuna göre, konuşma sırası Hristofyas'tan sonra Talat'a gelmiş bulunmaktadır.

   722 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital