Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Eylül 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Geçen akşam İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Konseyi Başkanı Akmen Ali Sıtkı ile birlikteydik. 45 yaşında bir dede olup, yakında Kıbrıs'ta vatani görevini ifa edecek.

Söz askerlikten açılmışken sorduk. Yurt dışında yaşayan soydaşlarımız için Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nın girişimleriyle yeniden düzenlenen 'Askerlik Yasası' nasıl, Londra'da nasıl karşılandı?..

Doğal olarak bazı tepkiler olduğunu, ancak eskisine kıyasla çok daha iyi bir şekle sokulduğunu söylüyor ve de şu hususu vurguluyor:

"Burada başta Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı olmak üzere; tüm ilgililere teşekkür etmek gerek. Bizler, Rum tarafındaki yasayı da inceledik ve çok katı bir yasa olduğunu gördük. Hakikaten bizdeki askerlik yasası çağdaş bir yasa."

Bunları söyledikten sonra sıra eğitime geliyor. Akmen Ali Sıtkı o konuda oldukça dertli. "Öğretmen eksiği var ve bir türlü giderilemiyor. Artık İngiltere, buradaki öğretmenler için cazip bir yer olmaktan çıkıverdi. Eskiden Londra'ya gidebilmek için öğretmenler yarış ederler, torpil kullanırlardı. Şimdilerde maaşlar Londra'da alacağı miktarı geçmiş olsa gerek ki, pek rağbet edilmiyor. Herhalde özel derslerin de rolü var" şeklinde görüş beyan etti.

Akmen'in içi dolu mu, dolu!.. Özellikle de ilgisizlikten dert yanıyor. Sadece İngiltere'de 300 bin kadar Kıbrıslı Türk olduğunu ifade ediyor. Bunlardan 10 ya da 20 bini İngiltere'nin çeşitli kentlerinde, 280 bini de başkent Londra'da. "Bunun yanında, Türkiye, Avustralya, Kanada ve öteki ülkelerdekini hesaba katmıyoruz" diyor.

Yani bu hesaba göre Kıbrıs dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin nüfusu yarım milyon...

Kıbrıs'a bakış açılarını da şöyle dile getiriyor:

"İnanın, hepsinin yüreği de Kıbrıs için çarpıyor. İngiltere'de doğup büyümüş olanlar bile büyüklerinin anlattıklarını can kulaklarıyla dinliyor, televizyonları izliyor ve Kıbrıs'a gelmek, akrabalarını görmek için can atıyorlar. Bir kısmı şu veya bu nedenden ötürü gelemiyor. İçleri buruk. Ama Kıbrıs sözü geçti mi, bir heyecan kaplıyor içlerini."

- Peki, Kıbrıs'tan, buradaki hükümetten beklentiler neler?..

- İşte şimdi nasırıma bastınız. Hani derler ya, 'bir ah çeksem karşıki dağlar yıkılır' aynen o hesap. Sadece ilgi bekliyoruz. İşlerimiz gereği devlet dairelerinde 'bugün git yarın gel' politikasına bizler alışık değiliz. İngilizi bilirsiniz, orada her şey pratik. Sizi yokuşa sürmezler, daire daire, kapı kapı dolaştırmazlar. Bu sıcak havalarda bir işi halledebilmek için insanın ayağına kara sular iniyor. Bu kadar da teferruat, bu kadar da bürokrasi görülmüş değil. Zorluk çıkarmaktan amacın ne olduğunu anlayabilmek mümkün değil. Adeta kendi elimizle kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz. Bilinçli mi yapılıyor, bilinçsiz mi, onu da çözmek zor. Hükümet edenler bunları bilmiyor, görmüyor mu?.. Öğrendiğim kadarıyla bu zorluklar sadece yurt dışından gelenlere değil, sizlere de çıkarılıyormuş... Buradaki soydaşlarımız da bundan nasibini alıyormuş... Böyle bir durumda buraya yatırımcı çekmek, turist çekmek mümkün mü?..

Eskiden beri Londra'ya gelen bakanlar, milletvekilleri, parti başkanlarına fazlasıyla ilgi gösterdik. Ama artık geçti o günler. Biz orada ne kadar ilgi gösterdiysek, buraya geldiğimizde tam tersi muamelelerle karşılaştık. Partilerin piyango biletlerinin satılmasına yardımcı olduk, katkılarda bulunduk. Elimizden gelen her şeyi yaparak, bizi dışlamamalarını istedik. Sağılacak inek olarak görmemelerini bekledik.

Mesela ben 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerinde yine buradaydım. Londra'dan Temsilcilikten ilgililere telefon açarak protokolde bir yer ayrılmasını rica ettiler. O bile olmadı, bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler. Bunu söylemek istemezdim, ama madem sırası geldi size söylüyorum."

Akmen Ali Sıtkı dert küpü. Yanlışları, hataları, ilgisizliği açık kalplilikle ortaya koyuyor. Ve ekliyor: Rumlarda kesinlikle böyle bir şey yok. Yurt dışında da olsalar, kendi hükümetlerinin kanatları altındalar. Kendileriyle yakından ilgileniyorlar...

Bir zamanlar, sanırım Nejat Konuk döneminde 'Dış Türkler Sempozyumu' yapılmıştı. Ondan sonra unutulup gitti, arkası gelmedi. Halbuki 'Yurt Dışında Yaşayan Kıbrıslı Rumlar Sempozyumu' hiç aksatılmadan her yıl gerçekleştiriliyor ve Rum Yönetimi de bu toplantılardan, lobicilik faaliyetlerinden güç ve destek alıyor.

Her neyse; başta Türkiye ve İngiltere olmak üzere; dış ülkelerde yaşayan soydaşlarımız, başlı başına büyük bir potansiyel. Böyle olmasına rağmen KKTC olarak bu potansiyeli iyi kullanabiliyor muyuz, yeterince yararlanabiliyor muyuz?.. Sanırım 'yeterince' kelimesi burada sırıttı bile.

Sonuçta; ne yatırım, ne turizm, ne de bir başka alanda yararlanıldı bu potansiyelden. Halbuki un da orada, şeker de, su da. Önemli olan bunu yoğurup helva yapabilmek... Becerebilirsek ne ala! Bunca yıldan sonra yine de beceremezsek yazıklar olsun!..

   509 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital