Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Eylül 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs sorununa barışçı ve kalıcı bir çözüm bulmayı amaçlayan görüşmelerin ilki geride kalırken, Kıbrıs Türk tarafına yönelik bir bombardımandır da başlamış oldu. Hem de tek ağızdan değil, çeşitli mevzilerden. Hristofyas, yaylım ateşinde daha üstün gibi... İç tribünlere oynadığı yetmezmişcesine dış tribünlere de oynuyor. Yani Kıbrıs'la ilgili merkezlere ve dünya kamuoyuna...

Rum lider bu konuda avantaj sahibi. Tanınmış bir 'devletin' başkanı ya, gittiği her yerden, ziyaret ettiği her ülkeden patlatıyor demeçleri. Kendi kamuoyuna olduğu kadar, Talat'a da, Ankara'ya da, dış dünyaya da göndermeler yapıyor.

Bundan kazancı ne oluyor?.. Elbette bir bildiği vardır. En azından Rum tarafının tezlerini canlı tutmaya, taraftar ve destek toplamaya çalışıyor.

Örneğin 1 milyonuncu kez "Türkiye'nin garantörlüğü kalkmalı" diyor. Kıbrıslı Türklerin, Türkiye'den bağlarını koparmaları zamanının geldiğini öne sürüyor, 50 bin kişinin dışında kalan 'yerleşiklerin' geri gönderileceğini ifade ediyor.

Rum lider, "doğrudan müzakerelerin başlangıcında, Sayın Talat tarafından ortaya konulan tezleri değerlendirdiğimde, Kıbrıslı Türk liderin iddia ettiği gibi, Kıbrıs sorununun çözümünün yıl sonuna kadar mümkün olduğuna inanmıyorum. Sayın Talat, Kıbrıs sorununun, anlaştığımız temel çözüm ilkelerini izleseydi yıl sonuna kadar çözüm olması mümkün olurdu" şeklinde konuştu.

Aslında Hristofyas, Kıbrıslı Türklerin, Türkiye ile bağları koparma konusuna fena taktı. Kendisi Yunanistan ile bağları güçlendirmeye çalışırken, Türk tarafına yaptığı çağrı biraz garip kaçmaz mı?..

'Sürüden ayrılanı kurt kapar' diye meşhur bir atasözü vardır. Hristofyas, can-ı gönülden böyle bir konuma düşmemizi arzuluyor. Yani hamisiz, korumasız ve desteksiz kalalım, ondan sonra da diledikleri gibi anamızı bellesinler!..

Bizler, bu filmi 21 Aralık 1963'ten itibaren çok gördük. Kendileri BM üyesi, AB üyesi olmalarına rağmen, silah ithalatında dünyada 1 numara. Niye çılgınca silahlanıyorlar?.. AB garantisi yetmiyor mu kendilerine?.. Hristofyas öncelikle bunun hesabını versin. 'Savunma amacıyla silahlanıyoruz' da demesin. Çünkü ellerindeki silahlar hiç de savunma amacına yönelik değildir.

Hal böyle iken, Türkiye'nin garantörlüğünün kalkması ve Kıbrıslı Türklerin Türkiye'den bağlarını koparmaları zamanının geldiği görüşünü ikide bir yaymasının başka ne anlamı olabilir ki!..

Kıbrıslı Türkler eğer bugün hayatta ise, bu Türkiye'nin garantörlüğü ve Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile bağlarının kopmamasından kaynaklanmaktadır.

Akıllı ve mantıklı çözüm önerileri üzerinde durulacağına, Rum lider kaçak güreşiyor ve aynı safsataları tekrarlamaktan geri kalmıyor.

Hristofyas'a sormak gerek. Eğer Kosova'nın koruyucu ve destekçileri olmasaydı, Kosova halkı Sırbistan'a kafa tutabilir miydi?.. Kosovalı, bağımsızlıktan yana iradesini ortaya koyabilir miydi?.. Bosna'daki kıyıma rağmen Kosovalı bunu yapabilmişse, elbette bir dayanağı vardır, destekçileri vardır. Onlardan cesaret alarak kararı vermişlerdir. Destekçileri ABD, AB ve İngiltere'dir.

Eğer Güney Osetya ve Abhazya halkları, aynı şekilde iradelerini kullanarak, Gürcistan'dan kopma ve bağımsızlık ilan etme kararı almışlarsa, elbette birilerine güvendiklerindendir. Güvendikleri, dayandıkları merkez de Rusya'dır.

Bu örnekler ve de gerçekler ortada dururken, Hristofyas'ın Kıbrıslı Türklere yaptığı öğütleri anlamı yoktur. Onun için tavsiyelerini kendisine saklasın. Kıbrıs Türkü'nün, Hristofyas'ın tavsiyelerine ihtiyacı yoktur. Hem sormak gerek. Kıbrıs Rum halkı, Yunanistan'dan kopmuş mudur, kopmuşsa ne denli kopmuştur?.. 

Örneğin, herhangi bir eylemde, bir mitingde taşınanlar, herhalde Niyazi'nin bezi değil, Yunan bayraklarıdır. Eylem veya mitinglerde sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti' bayrağına rastlanabilir mi? Ne gezer!.. Futbol maçlarında stadyumlarda da öyle değil mi?..

Birkaç yıl önce AB'nin üst düzey bir yetkilisi, Güney Kıbrıs'ı ziyaretinde Yunan bayraklarını gördüğünde afalladığını itiraf etmiş, "Yunanistan'a mı geldim, Kıbrıs'a mı" demekten kendini alamamış ve bu hususu beyanatında bizzat vurgulamıştı.

Hepsi bir yana, Hristofyas, Güney Kıbrıs'a gelen ve bildiğimiz kadarıyla sayıları 50-60 bin civarında olan Pontuslu Rumlardan niye söz etmiyor?..

Evet; olası bir uzlaşma sonunda Türkiye'den gelenlerden bir kısmının gideceği bilinmektedir. Ancak bu, üzerinde uzlaşmaya varılmamış bir husus değil ki!.. Önemli olan, Hristofyas'ın ikide bir garantörlüğe gerek olmadığını, Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile bağlarını koparmaları gerektiğini ileri sürmesidir. Eğer senin art niyetin yoksa, niye garantörlükten korkuyorsun?.. Eğer senin art niyetin yoksa, niye Kıbrıslı Türklerin Türkiye ile bağlarını koparmaları gerektiğini telaffuz ediyorsun?.. Demek ki ortada bir art niyet vardır! Bunun başka bir izahı olabilir mi?..

 

 

   503 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas
27 Aralık 2008, Cumartesi   Eğitimdeki kargaşadan ne zaman kurtulacağız?..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital