|
Dünkü köşemizde günden güne artan hasta sayısı da dikkate alındığında, sağlığın bu ülkede ne denli önemli olduğuna işaret etmiş, sağlıkta sistemin oturması durumunda KKTC'nin elde edeceği kazanımları ortaya koymaya çalışmıştık.
Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Tıp Fakültesi'nin 2008-2009 akademik yılına başlaması nedeniyle, sağlık konusuna yeniden değinmekte yarar olduğuna inanıyoruz.
YDÜ Rektörü Prof. Ümit Hassan, ülkede Tıp Fakültesi'nin açılmasıyla, YDÜ'nün Kıbrıs'a ve dünyaya açılmasının önemine değindi, gerek Sağlık Bakanı Eşref Vaiz'in, gerekse Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Uğur Erdener'in işbirliği ve katkılarını dile getirdi. Bakan Vaiz, niteliğin yükselmesinde eğitimin önemini anımsatırken, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Ünal da, bugüne kadar Hacettepe'nin aracılığıyla 9 tane tıp fakültesi kurulduğunu, YDÜ ile bu sayının 10'a yükseldiğini ve buldukları ekiple bu işi başaracaklarını kaydetti.
Ardından YDÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gamze Mojan ve Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak kürsüye çıkarak konuşmalarını yaptılar. Öztoprak, Tıp Fakültesi'nin açılmasıyla yeni bir dönüm noktası yaşandığını söyledi, YDÜ'nün halkla bütünleşme sürecinin bilime yaptığı katkılarla devam ettiğini, Tıp Fakültesiyle önce ülkeye, sonra yakın coğrafya ve bütün dünyaya katkı yapacağına inanç belirtti.
Sonuçta; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde tam donanımlı bir tıp fakültesinin devreye girmesinin önem ve anlamı büyüktür.
Hatırlarsanız, birkaç ay önce böyle bir olayın gerçekleştirileceği haberi medyada yer aldığında, Kıbrıs Rum tarafı epeyce çalkalanmış ve şiddetli tartışmalar yaşanmıştı. O kadar ki, KKTC'de bir tıp fakültesinin kurulmasının kendilerini zor durumda bıraktığını ifade edenler olduğu gibi, Rum yönetimine eleştiriler doruk noktaya ulaşmıştı.
Bir Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen Kıbrıs Rum yönetiminin, tıp fakültesi sorununu aşamadığı dile getirilmiş ve akabinde bu eksikliğin giderilmesi, tıp fakültesi kurulması gerektiği yönünde Rum Bakanlar Kurulu oturup da karar almıştı.
Anlayacağınız, bu alanda, yani tıp fakültesi konusunda Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) aracılığıyla Güney'e bir gol atılmıştı. Bunu da hazmedebilmek kolay değildi. Hep önde Rumlar olacak değillerdi ya!.. Zaten üniversite sektörü konusunda KKTC'nin, Güney Kıbrıs'a kıyasla sağladığı üstünlüğü bilmeyen kalmamıştı. Kıbrıs'ta görev yapan yabancı ülkelerin diplomatları da bunun farkındaydı. Ama işin boyutlarının tıp fakültesine kadar dayanacağını belki de tahmin etmiyorlardı.
İşin püf noktası da bu zaten...
KKTC'de tıp fakültesi kurulması demek, nehirlerden akan suyu tersine çevirmek gibi bir şey. Daha önceleri de sağlık konularını irdelerken yine dile getirdik. Kıbrıs Türk halkının sağlık alanında yıllar boyu zorları yaşadığını, başta Türkiye olmak üzere, İngiltere ve diğer ülkelerde perişanları oynadığını, bu yönde yapılan harcamalarla değil bir, belki de beş tıp fakültesi kurulabileceğini vurguladık. Kapıların açılmasından sonra sağlık sorunları nedeniyle Güney'deki hastanelere olan akını dile getirdik.
Sağlık öyle bir şey ki, 'denize düşen yılana sarılır' misali, vatandaş kendi başının çaresine bakmak durumunda.
Ayakta kalabilmenin çırpınışı içerisinde ne yapması gerektiğini, nereye gideceğini, kime başvuracağını kestirebilmek kolay değil.
Tüm bu çaresizlik ve olumsuzluklar dikkate alındığında tıp alanında, sağlık konusunda bir dönüm noktasına gelmek kadar güzel ne olabilir?..
YDÜ Tıp Fakültesi'nin açılması ve eğitime başlamasıyla ülkede sağlık konusunda çok şeylerin değişeceğine inanıyoruz. Geçen gün Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Hastanesi'ne yaptığımız bir gözlemde vurguladığımız gibi giderek artan hasta sayısı karşısında sağlıkta bir derlenme, toparlanma yönüne gidilmesi insana mutluluk ve sevinç vermektedir.
Kıbrıs Türk halkı tüm zorluklara, 'marazi bir toplum' nitelemelerine rağmen sağlığına kavuşma, sağlıklı olma zorundadır. Sağlıklı duruş, sonuçta dik duruşu sağlayan en büyük etkendir. Birtakım sorunlar karşısında morali bozmadan, vatan bildiğimiz bu topraklarda tutunabilmenin, yeni başarılara imza atmanın yolu da dik duruştan geçtiğine göre, öncelikle sağlıklı bir toplum yaratmak kaçınılmazdır.
Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak'ın da ifade ettiği gibi Tıp Fakültesi'nin önce ülkeye, sonra yakın coğrafya ve bütün dünyaya katkı yapacağı inancını hep birlikte paylaşıyoruz.
Tabii ki atılan bu adımda Kurucu Rektör Dr. Suat Günsel'in ismini zikretmeden geçemeyiz. Herhalde bu açılış, ve de bu başarı onun en büyük hayallerinden biriydi. Gerçeğe dönüşmesiyle içini kapladığı huzuru tarif etmek kolay değil.
Sağlık alanında yapılan her yatırımın halka geri döndüğü gerçeğinden yola çıkarak, YDÜ Tıp Fakültesi'nin hayırlı ve uğurlu olması dileğiyle...
|