|
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı İsveç'te, turizmcilerimiz de Londra'da...
Avcı, İsveç'teki 100 bin Türk'ün lobi desteğinin önemli olduğunu söylüyor. Yüz bin rakamı hiç de yabana atılacak cinsten değil!.. Keşke o yüz bin Türk'ten yararlanabilsek... Keşke yüz bin İngiliz'i de bu diyarlara çekebilsek...
İşimiz 'keşke'ye kaldıysa vay halimize!..
Değil yüz bin, İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı Türk sayısı 200 binin de üzerinde. Onları çekebildik mi bu ülkeye?.. Kaçını getirebildik?..
Sen evvela ulaşımı, sonra da KKTC'yi pahalı yaparsan, kimi nereye getireceksin?..
Hele de küresel ekonomik krizin İngiliz'i fena vurduğu bir dönemde!..
Bu sıralarda İngiltere'den turist getirebilmek, devenin hendeği atlaması gibi bir şey. Buna rağmen getirebilirsen aşk olsun!
İngiliz turist, bu kriz döneminde ülkesinde kalmak istemez. Değişikliğe ihtiyacı vardır. Biraz olsun sorunlardan uzaklaşmak istiyor. Bunu değerlendirebilirsen ne âlâ! Ama değerlendiremezsen, başkaları değerlendirmesini bilir.
Neyin cazibesini sunacaksın kendisine? Deniz, güneş ve kumun mu?..
Geçti onların modası, sür eşeğini Niğde'ye!..
Ömrünün çoğunu turizme adamış olan ve şu anda Londra'daki 'Dünya Turizm Fuarı'nda bulunan Erdem Oskar'ın da morali bozuk!..
Dünyada en pahalı elektriğin KKTC'de satıldığını söylüyor ve maliyetlerin düşürülmemesi durumunda, işlerin daha da zorlaşacağını, bir çok otelin iflas edip batacağını kaydediyor. Oskar, dünyadaki ve KKTC'deki krizden dolayı hiçbir otelin hedefi bulunmadığına işaret ederken, "2006'dan beridir kriz masası oluşturulması gerektiğini söylüyoruz, ancak bizi hiç kimse takmıyor" diye feryat ediyor.
Zaten taksalardı, bir başka oludu Kuzey Kıbrıs. 34 yıldan beri söyleye söyleye dillerde tüy biten 'Turizm Örgütü' oluşturulabildi mi?..
Lefkoşa-Girne veya Lefkoşa-Mağusa arasında yapılan dolmuş seferleri gibi, İstanbul-Ercan arasında 'shuttle service' (hava dolmuş seferi) gerçekleştirilebildi mi?..
Ne gezer!..
Devlet elini eteğini buralardan çeker mi?.. Başka ülkelerde olsa tamam da, bizde zor!.. Çünkü onlara göre, her şeyin en iyisini kendileri bilir, kendileri yapar...
Teşviklerden sadece bazı otellerin yararlanabildiğini, diğer otellerin faydalanamadığını da vurgulayan deneyimli turizmci Oskar, Londra'daki fuarın fazla bir verim getireceğine inanmadığını kaydediyor.
Karşı taraf bile tanınmış olmasına, dünya ile bağlantıları bulunmasına rağmen geçen gün turizmle ilgili bir kriz masası oluşturdu. Bu aşamada nasıl bir politika izlenmesi gerektiğini tartışmaya açtı.
Ada ülkesi olduğumuza göre, bizi kurtaracak olan turizmdir, eğitimdir ve ileride de sağlıktır. KKTC'nin bir 'Üniversiteler adası', 'Turizm adası' ve 'Sağlık adası' olmasından daha gurur verici ne olabilir?.. Bu üç ayak hep birlikte yere bastığı takdirde ne Rum'a muhtaç olur, ne de avuç açarız!..
Yeter ki, küçük hesaplar peşinde koşulmasın.
Yeter ki, 'ben bilirim, ben yaparım, ben ne dersem o olur' zihniyeti sürgit etmesin.
Yeter ki, kişisel çıkarlar, toplum çıkarları önüne konulmasın.
Yeter ki, özel sektörün önü açılsın, destek yerine köstek olunmasın.
Yeter ki, üretim teşvik edilsin ve her sektörde alınması gereken önlemler, gecikmeksizin zamanında alınabilsin!..
|