Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
6'ncı kez Türkiye'ye gidecekler

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Şu izolasyon(lar) konusu - 1

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Aralık 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gazete sayfalarımız her gün onunla dolu... Siyasi çevrelerimizin dilinden hiç düşmüyor...Hatta sorunlarımızın çoğunu ona sığınarak izah etmeye çalışıyoruz... "İzolasyonlar kalkmalıdır" çağrısı dış politikamızın ana unsuru, "dünyalı olma" çabalarımızın sloganı haline gelmiştir!.. Peki, bu kadar yaygın kullanımı nedeniyle günlük yaşamımızın bir parçası haline gelen bu ibarenin gerçek anlamı ve bu konuda nereden nereye gelindiğine, buradan nereye gidilebileceğine derinliğine hiç baktık mı?

Aslı İtalyanca'da "insula" olan bu kelimenin sözlük anlamı "ada"dır. (İlginç, değil mi?) İngilizcede ise "isolation" olan bu sözcük "ayırma, soyutlama" veya eski Türkçe'de "tecrit" anlamına gelir. Türkçeye herhalde Fransızcadan geçmiş olan "izolasyon" kelimesinin "izolasyonlar" (isolations) şeklinde çoğul olarak kullanılması, kanımca bir hata, en azından bir zorlamadır. Soyutlama veya izolasyonun, Kıbrıs bağlamında esasen çok boyutlu bir olay olup bir başka çoğul ekiyle tamamlanmasının gerekmediğini düşünüyorum.

Bir kamu görevlisi olarak bunu daha önce ilgililerin dikkatine getirdiğim için bu sütunda tekrarlamakta sakınca görmüyorum. Kamuoyunda kelimenin çoğul ekiyle "izolasyonlar" olarak kullanılmaya devam etmesi, sanırım olayın çok boyutluluğuna vurgu yapmak içindir. Bir defa böyle kullanılmaya başlandı mı, diğer bazı hatalı söylemler gibi, bu kullanım şekli de yerleşik uygulama haline gelmiş ve kabul görmüştür.

"Kelimelerle niye uğraşalım?.." sorusu akla gelebilir. Bir anlamda diplomasinin görevidir bu! Bir Hukuk Profesörümüzün geçmişte söylediği gibi "Medeniyet bir anlamda detaylara dikkat değil midir?" Bir deyimin, bir kelimenin, hatta bir harfin, halkların geleceğini etkilediği, bazen onları statüsüzlüğe mahkum ettiği, uluslararası ilişkilerde rastlanan bir olaydır. Bunun en bariz örneği ise 1964 yılında alınan ve gaspçı Rum Yönetimi'ne "Kıbrıs Hükümeti" olarak atıf yapan 186 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararıdır. O hatanın cezasını Kıbrıs Türk halkı hala çekmektedir!

Annan Planı'nın görüşülmesi döneminde, kurulması öngörülen yeni ortaklığın isminin "Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti" (United Cyprus Republic) mi, yoksa "Birleşik Kıbrıs Cumhuriyetleri" (United Cyprus Rebuplics) mi olacağı yoğun şekilde tartışılmıştı!..Yani Türçe'de bir tek çoğul eki, İngilizce'de ise bir tek harf!.. Ama bu harf, yeni ortaklığın federasyona mı yoksa konfederasyona mı daha yakın olacağıyla ilgili olduğu için son derece önemliydi.

Gelelim izolasyonun kaldırılması konusunda nereden nereye gelindiğine:

Bu bağlamda ilk akla gelen soru, "izolasyonun kaldırılması" hedefinin yeni bir politika olup olmadığıdır. Bu soruya kısa yanıtım ise "hayır"dır. Görüşmelerin tarihçesi bunun kanıtlarıyla doludur.

Örneğin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin 9 Ağustos 1980 tarihli "Açış Konuşması"yla başlayan o dönemin "Toplumlararası Görüşmeler"inin gündeminde 4 başlık vardı: Anayasa, Toprak, İyi Niyet Tedbirleri (güven yaratıcı önlemler) ve Maraş.

İyi Niyet Tedbirleri'nden kasıt, yine o zamanın ifadesiyle, "ambargoların kalkması" veya en azından hafifletilmesiydi. Bu, Lefkoşa Uluslararası Havaalanı'nın BM denetiminde her iki tarafın yolcu trafiğine açılmasıyla gerçekleşecekti. Rum tarafı "Kıbrıs Türk yönetimini yasallaştırır ve anayasal konudaki pozisyonumuzu zedeler" iddiasıyla sonuçta bunu reddetti. (Tarihin bir tekerrürden ibaret olduğuna inananların kulakları çınlasın!) Buna karşılık biz de "Maraş'ın kapalı bölgesini Rumların yerleşimine açmak, toprak konusundaki pozisyonumuzu zedeler" savını öne sürdük. Konuların birbirlerinden ayrı ayrı ele alınmasının ilerlemeyi engellediğinin görülmesi üzerine tüm konuların birbiriyle bağlantılı ve bir bütün olarak ele alınması gerektiği böylece ortaya çıktı. Bundan da "entegre bütün" kavramı doğdu. Bu kavramın güncel versiyonu "bütünlüklü çözüm"dür

Bu kısa ama gerekli sapmadan sonra yeniden izolasyon konusuna dönelim:

Yine 1980'li yıllarda Dışişleri Bakanlığı'nda Üst Kademe Yöneticiliği yaptığım dönemde bu konuda kapsamlı bir broşür hazırlamıştık. Broşürün ismi o zaman kullanılan terminolojiyle "Kıbrıs Türk Halkına Karşı uygulanan Ekonomik Abluka ve Ambargolar" idi. Bunu takip eden yıllarda yine bu konuda güncelleştirilmiş dosyalar hazırlandı ve dış dünyaya dağıtıldı. Bunlar bizim içte yaptıklarımızdı...

Uluslararası alanda ise, 1990'larda zamanın Türkiye Dışişleri Bakanı'nın, "ambargoların kaldırılması"nı Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmanın ana tema'sı haline getirdiği hatırlanacaktır. Yine aynı yıllarda yaptığımız ısrarlı girişimler sonucu, ambargoların kalkması hususu ilk kez BM Genel Sekreteri'nin 6 aylık raporlarından birisine bir paragraf olarak girmişti.

Nisan 2004 referandumlarından sonra BM Genel Sekreteri'nin yayınladığı 28 Mayıs 2004 tarihli rapor, bilindiği gibi, Kıbrıslı Türkleri dünyadan "soyutlama" (veya izole etme) sonucunu doğuran "kısıtlamaların" ("restrictions") kaldırılmasını öngörmekte, bunun 541 sayılı Güvenlik Konseyi kararıyla "tutarlı" bir davranış olacağını belirtmektedir. Avrupa Birliği Komisyonu'nun ise 26 Nisan 2004'te almış olduğu kararda izolasyonun kalkmasının öngörüldüğü herkesçe bilinmektedir.

Görülüyor ki biz, yıllardır, hatta onyıllardır "izolasyon canavarıyla" boğuşuyoruz! Ancak, arkamıza dönüp baktığımızda görüyoruz ki bir arpa boyu yol gittik! Bunun nedenleriyle ne yapılabileceği konusundaki düşüncelerimi bir sonraki yazımda ele alacağım.

   499 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Temmuz 2008, Perşembe   Meselenin özü
01 Temmuz 2008, Salı   Kıbrıs konusunda rapor enflasyonu ve sıkı(cı) bir analiz
26 Haziran 2008, Perşembe   "Kıbrıs'ı yeniden birleştirme: En iyi fırsat" mı?
24 Haziran 2008, Salı   Güvenlik ve garantilerle ilgili "kırmızı çizgimiz" tehlikede mi?
22 Haziran 2008, Pazar   "Yeni" lider, eski taktikler
17 Haziran 2008, Salı   "Heyecan verici"(!) gelişmeler
12 Haziran 2008, Perşembe   Kıbrıs sorunu sözlüğü
10 Haziran 2008, Salı   MemoranRUM
05 Haziran 2008, Perşembe   Welcome Mr. Zerihoun!
03 Haziran 2008, Salı   UBP-DISI diyaloğunda "samimiyet" ve "açıklık"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital