Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

KIBRIS RUM SEÇİMLERİ VE PLANLAR

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Ocak 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Beklenmedik başka bir hadise olmazsa, Kıbrıs sorunu açısından 2008'in ilk önemli olayı 17 Şubat'ta yer alacak olan Kıbrıs Rum seçimleridir. Kamuoyu yoklamalarına göre adaylar seçim yarışında birbirlerine çok yakın. Özellikle Papadopulos ve Hristofyas arasındaki fark neredeyse yüzde birin altında. O nedenle sonunda rüzgarın kimden yana eseceğini şimdiden kestirmek oldukça güç. Kesin olan tek şey, Kıbrıs sorununun seçim kampanyasının ana konusu olmaya devam ettiğidir..

Annan Planı'nın ölüsüyle dahi kavga etmekle oy kazanacağı hesabı içinde olan Papadopulos, "Plan'ın kabul edilmesi bölünmeyi engellemeyecekti" diyor. (Filelefteros gazetesinde 23 ve 24 Aralık tarihlerinde yayınlanan mülakatı.) Niye? Çünkü onun için "bölünmüşlüğün" sona ermesi veya "bütünleşme", sadece ve sadece Kıbrıslı Türklerin "Kıbrıs Cumhuriyeti"ne entegre olmaları, yani "osmosis"tir. Bu nedenledir ki, bütünüyle olmasa bile federal ve hatta konfederal unsurlar içeren Plan'ın tabutuna çivi çakmaya devam ediyor!.. Olur ya, birileri bakarsınız Plan'ı hortlatmaya kalkar! Nitekim, Nisan 2004 referandumlarından hemen sonra Plan'ın mimarlarından bir Amerikalı diplomat bana "Plan'ın metninde, taraflardan birinin 'hayır' demesi durumunda Plan'ın geçersiz (null and void) olacağı belirtilmektedir. Ancak 'geçersizdir' demek 'ölüdür' anlamına gelmez" demişti. Şimdi niye "ölüdür demek 'diriltilemez' anlamına gelmez" demesinler?..

Yanlış anlaşılmasın; Plan'ı savunuyor değilim... Görüşmelerde bana verilen görevler çerçevesinde Plan'ın ilk versiyonlarının hak ve çıkarlarımız doğrultusunda düzeltilmesi için Kıbrıs Türk görüşmeci heyetinin bir üyesi olarak elimden geleni yaptım. Plan'da birçok düzeltmeler yapmayı başardığımız da bir gerçektir. Ancak, bir bütün olarak bakıldığında, belgenin son şeklinin bile yanıtlardan çok sorular, çözümlerden çok sorunlar yaratan bir yapıya sahip olduğunu söyleyebilirim. Plan'ın yarattığı muğlak ve kaypak zemin üzerinde taraflar, belki nesiller boyu sürecek bir sürtüşme ve mücadeleyi göze alacaklardı. Barışsever halkımız, taşıdığı tüm risklere rağmen, o günün koşulları içerisinde Plan'ı kabul etti. Şimdi ise benzeri bir referandumdan tam tersi sonuç çıkacağını kamuoyu yoklamaları gösteriyor.

Papadopulos'un söylediklerine dönecek olursak, bunları sırf "seçim propagandası" olarak nitelendirebilir miyiz? Kanımca hayır!..Bu söylenenlerin siyasi prim yapmasını beklediğine göre, Kıbrıs Rum halkının önemli bir bölümü söyledikleriyle hemfikirdir. Esasen, Rum tarafındaki katılık ve uzlaşmazlığı Papadopulos'un şahsında kişiselleştirmek de yanlış olur. Daha "esnek" olduğu iddia edilen Hristofyas'ın, Rum tarafındaki referandumdan 'hayır' yanıtı çıkmasında kilit rol oynadığını unutmamak gerekir. Bugün de adı geçen, "Kıbrıslı Türklerin Türkiye'ye güçlü bir 'hayır' demesini beklediğini" söylemekle haddini aşmakta, Kıbrıs Türk halkına karşı saygısızca bir tavır sergilemektedir. Kazanma şansı olan son aday Kasulides'in ise "Sayın Talat'la nerede olsa görüşürüm..." şeklindeki kozmetik beyanları dışında özde uzlaşıcı mesajlar verdiğini işitmedik! Aksine, Rum tarafının üstün olacağı bir birleşmeden bahsediyor.

Kıbrıs Rum liderlerinin hepsi aynı mı? Buna yanıtım "Farklı olduklarını ispat edene kadar öyle kabul etmek zorundayız"dır. Çünkü bugüne kadar, taktikler susup kararlar konuştuğunda, hiçbir Rum lider kendisini etkileyen güçlerin "büyüsünden" kurtulamamış veya kurtulmak istememiştir. Bu güçler, Rum Ortodoks Kilisesi'dir; eğitim sistemidir; aile içi eğitimdir ve... Evet, Yunanistan'dır.

"Uzlaşıcılığı" bir zamanlar diplomatik çevrelerde ün yapmış eski Rum lideri Vasiliu'nun bile görüşme masasında "ulusal çizgi"sinden ayrıldığını görmedik! 1992'de New York'ta "Fikirler Dizisi"diye bilinen belgeyle ilgili görüşmelerde, çok kritik bir konu olan mülkiyet sorunu görüşülürken adıgeçenin izlediği katı tutum, zamanın BM Genel Sekreteri Boutros-Ghali'yi bile şaşırtmıştı. Adıgeçenin global mal-mülk değişimi ve tazminat yöntemini "toplu müsadere" iddiasıyla reddetmesi üzerine Ghali, konuya ilişkin görüş vermesi için BM Hukuk Danışmanı'nı toplantıya çağırmış, o da mülkü iadenin mülkiyet hakkına saygı göstermenin tek yolu olmadığı; bunun takas ve tazminat yoluyla da sağlanabileceği şeklinde görüş vermişti. Buna çok kızan Vasiliu, Fikirler Dizisi'nin diğer paragrafları konusunda da katı ve kaçamak bir tutum sergilemiş, bunun sonucu belgenin bütününe olumlu baktığı şeklindeki izlenimin tamamen bir "halkla ilişkiler egzersizi" olduğu ortaya çıkmıştı. Aynı yıl yer alan Kıbrıs Rum seçimlerini, Fikirler Dizisi'ni topyekün reddeden diğer "uzlaşıcı lider" Glafkos Klerides'in kazanması üzerine ise belge rafa kaldırılmıştı.

Kıbrıs Rum liderlerinin uzlaşmazlığının teşhir edildiği tek olay bu mudur? Eski Dışişleri Bakanları Nikos Rolandis'i bir okuyun!.. Görüşmelerde kilometre taşı denebilecek 7 olayda retçi tarafın Kıbrıs Rum tarafı olduğunu samimiyetle itiraf ediyor. Bunların en bariz iki örneği, 1985 "Anlaşma Taslağı" ile 1986 "Çerçeve Anlaşma Taslağı"dır. Her iki belge de Kıbrıs Türk tarafınca kabul edilirken Rum tarafınca reddedilmiş, ancak zamanın Rum lideri Kipriyanu, uluslararası basında çıkan birkaç eleştiri dışında, olayı neredeyse "sıyrık almadan" atlatmıştı!

Bunlar sadece tarih mi? Tarih, ama tekerrür eden bir tarih... "Tarihi" diye nitelendirilen 2004 referandumlarından sonra Rum tarafı, cezalandırılmak şöyle dursun, AB üyeliğiyle ödüllendirildi. Kıbrıs Türk halkı üzerindeki izolasyon ve kısıtlamalar ise devam ediyor. Referandumlardan sonra espritüel bir yabancı dostum bana "Merak etmeyin; hiçbir iyilik cezasız kalmaz" demişti. Ne kadar haklıymış!.. Bu koşullarda Rum tarafını uzlaşıya teşvik edecek ne kalıyor?..

Şubat 2008 seçimlerinden sonra yeniden canlandırılacağı neredeyse kesin olan görüşmelerin, tarihin bir tekerrüründen ibaret olup olmayacağını hep birlikte yaşayıp göreceğiz. Yeni bir plandan bahsediliyor; ama bu sakın üzerine yeni etiket konmuş eski plan olmasın! Fransızcada bir deyim vardır ki sanki Kıbrıs için söylenmiştir: Değiştikçe aynı kalıyor! 2008'de Rum tarafında bazı aktörler değişse bile senaryonun aynı kalacağını yakın tarihin tecrübeleri bize gösteriyor.

   600 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   "Ayrılıkçı Devlet" kimdir
12 Ağustos 2008, Salı   BM Genel Sekreteri'ne (çok) açık mektup
07 Ağustos 2008, Perşembe   Çözüm istemek
05 Ağustos 2008, Salı   Özel Temsilci'den Özel Danışman'a...
29 Temmuz 2008, Salı   "İhtiyatlı kötümserlik"
24 Temmuz 2008, Perşembe   Basın yoluyla müzakere (1)
22 Temmuz 2008, Salı   20 Temmuz 1983: Bugün aynı "tabloyu" çizer miydim?
17 Temmuz 2008, Perşembe   Ayrılma hakkı
15 Temmuz 2008, Salı   Tek mi, çift mi?
10 Temmuz 2008, Perşembe   Bir "tek" de ABD'den!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KAPIDAKİ TEHLİKE

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Toprağımız sınırlı olduğuna göre...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖY...

Bilbay Eminoğlu

Yiyin efendiler yiyin!

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Batı'nın Afganistan çıkmazı

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital