Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Kosova'yı tanıyacak mıyız?

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Şubat 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kosova'nın bağımsızlık ilanının eli kulağında. Artık herkes bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini değil, uluslararası tepkilerin ne olacağını konuşuyor. Hükümet yetkililerimiz ne kadar "Kıbrıs konusuyla benzerliği yok" derse desin, başkaları iki konu arasında bağlantı kurmuş bile!.. Dünyanın saygın gazetelerinden Financial Times'ın geçen günkü yazısı bunun sadece bir örneği. Rum tarafının, AB içinde izole olma pahasına olaya karşı çıkması da bunun başka bir kanıtı. Diğer yandan, Rusya Federasyonu Başbakan Birinci Yardımcısı Sergey Ivanov'un 44. Münih Güvenlik Politikası Konferansı'nda "Kosova'nın bağımsızlık ilanının kabul edilmesi. Kuzey Kıbrıs'ın tanınması zorunluluğunu beraberinde getirecektir" dediği belirtiliyor. Rus yetkilinin bu beyanı bir ikaz olarak yapılmış olsa bile, bir gerçeği de gözler önüne sermektedir!..

Her sorunun kendi tarihi, coğrafi, sosyal, siyasi ve hukuki gerçekleri içinde değerlendirilmesi gerektiğine inananlardanım. Sonuçta, Kıbrıs konusunun da kendine özgü (Latince'de sui generis) bir sorun olduğunu yıllardır söyleyip duruyoruz. Bu bakımdan Kıbrıs ve Kosova sorunlarının bir karşılaştırmasını yapacak değilim. Benzerlikler olduğu kadar farklılıkların da olması tabiidir. Ancak bunlar ne olursa olsun, bir hareket olarak bağımsızlık ilanı, gerek KKTC gerekse tanınmışlığın "gri bölgesinde" bulunan diğer ülkeler için ciddi sonuçlar doğurmaya adaydır.

Olayın uluslararası hukukta "emsal yaratacağı" korkusunda olan Kıbrıs Rum Yönetimi, tutumunun "Kuzey Kıbrıs'la ilgili olmadığını" iddia ediyor. Ne ilginçtir ki aynı Rum Yönetimi, Kıbrıs konusuyla aralarında hiçbir bağ bulunmayan yakın tarihteki olayları kendi lehine istismar etmekten çekinmemiştir: Saddam Hüseyin'in Kuveyt'i işgali ve ABD'nin buna tepkisi, Berlin duvarının yıkılması ve Soğuk Harbin sona ermesi (sahi geçekten sona ermiş miydi?) ve daha neler!.. Aslında Rum Yönetimi'nin Kıbrıs sorunuyla "küresel ısınma" arasında bugüne kadar niye bağlantı kurmadığına doğrusu hayret ediyorum!..

Biz de kendimizi aynı "oportunizmin" rüzgarına kaptıralım demiyorum... Ama fırsatları değerlendirmesini de bilelim. Bazı politikacılarımızın çok beğendiği "proaktif olma" becerimizi işte burada kullanalım... Bir mucize olmazsa, Kosova'nın bağımsızlık ilan etmesi artık geriye dönüşü olmayan bir noktaya gelmiştir. ABD ve AB'nin büyük ülkeleri Kosova'nın bağımsızlık ilanını tanıyacaklarını açıklamıştır. Türkiye de olayı desteklemektedir. Rum Yönetimi'nin olaya AB içinde karşı çıkması sürpriz değildir. Nasıl olsa Birlik içinde Rusya Federasyonu'nun (RF) sözcülüğünü yapıyor; karşılığında ise RF, BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisini kullanarak dünya örgütünün doğacak yeni devleti tanımasını engelleyeceğini söylüyor. Ancak, Financial Times'ın, bu nedenle Kosova'nın tanınmasının "de jure değil de facto bir tanınma" olacağı iddiasına katılmıyorum. Çünkü, tanınma genelde çok taraflı (multi-lateral) değil ikili (bi-lateral) bir olaydır ve bir ülkenin kendi insiyatifine kalmıştır. Gazetenin bahsettiği herhalde Kosova'nın müstakbel Birleşmiş Milletler üyeliğidir ki bu farklı bir konudur.

Dünyada bunlar tartışılırken, ortaya çıkan bu tablo karşısında biz ne yapacağımızı hiç tartıştık mı? Sanmyorum!.. Basında bu konuda fazla bir şey çıktığını görmedim. Umarım Devlet ve Hükümet yetkililerimiz kapalı kapılar arkasında olsun bunu tartışıyorlardır. Çünkü konu önemlidir. KKTC'nin tanınmasını talep ettiğimiz dönemlerde Amerikalı diplomatların "emsal yaratacağı" gerekçesiyle ülkelerinin bundan kaçındığını söylediklerini hatırlıyorum. Genel bir kural olarak, "İkinci Dünya Harbi'nden bu yana askeri güç kullanılarak oluşturulmuş devletleri tanımıyoruz" diyorlardı. Bangladeş'i örnek verdiğimde ise "o coğrafi ve siyasi gerçeklerin gerektirdiği bir istisnadır" yanıtını veriyorlardı. Sonra "istisnalar" çoğaldı. Yugoslavya kanlı bir şekilde parçalandı; Sovyetler Birliği dağıldı; Eritre, Etyopya'dan güç kullanarak koptu ve Doğu Timor aynı şekilde Endonezya'dan ayrıldı.Tüm bu ülkeler uluslararası toplum içinde bağımsız devletler olarak yerlerini aldılar.Ve şimdi sıra Kosova'da!.. Aynı diplomatlar KKTC'nin tanınması konusunda acaba bugün ne derlerdi? Herhalde topu bize atıp "Siz talep etmiyorsunuz ki" derlerdi!

Acı ama gerçek! "İzolasyonlar kalksın" söylemine takıldık kaldık!.. "Birleşme istiyoruz" sloganıyla da akıntıya kürek çekiyoruz. Cumhurbaşkanı Talat'ın "Birleşme Tanrı kelamı değildir" ifadesi, gecikmeli de olsa, bu konuda yaratılan tabuları yıkmak açısından bir dönüm noktasıdır!..

Olaya bir de tersten bakacak olursak, işte size provokatif bir soru: KKTC olarak biz Kosova'yı tanıyacak mıyız? Bu konuda ne yapacağımızı artısıyla eksisiyle düşündük mü? Böyle bir tanımanın, doğacak yeni devlet tarafından nasıl karşılanacağı konusunda bir beyin cimnastiği yaptık mı? Biliyorum, bazıları hemen "biz tanınmıyoruz ki başkalarını tanıyalım" diyeceklerdir. Ancak, bir ülkenin başkalarını tanıması için kendisinin tanınmış olması koşul değildir. Ayrıca bu siyasi bir olaydır ve karşılık beklemeden tek yanlı olarak da yapılabilir... Bu şekilde, en azından kendi tanınmamızı gündeme getirmiş, tartıştırmış oluruz. Biz Kosova'yı tanıdık diye onlar bizi tanımayabilir. Ancak biz onları tanımazsak onların da bizi tanımayacağı, hatta bunu akıllarına bile getirmeyeceği aşikardır!

   818 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   Şah-MAT mı olduk?
03 Temmuz 2008, Perşembe   Meselenin özü
01 Temmuz 2008, Salı   Kıbrıs konusunda rapor enflasyonu ve sıkı(cı) bir analiz
26 Haziran 2008, Perşembe   "Kıbrıs'ı yeniden birleştirme: En iyi fırsat" mı?
24 Haziran 2008, Salı   Güvenlik ve garantilerle ilgili "kırmızı çizgimiz" tehlikede mi?
22 Haziran 2008, Pazar   "Yeni" lider, eski taktikler
17 Haziran 2008, Salı   "Heyecan verici"(!) gelişmeler
12 Haziran 2008, Perşembe   Kıbrıs sorunu sözlüğü
10 Haziran 2008, Salı   MemoranRUM
05 Haziran 2008, Perşembe   Welcome Mr. Zerihoun!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital