Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Görüşmeler öncesinde Birleşmiş Milletler'in konumu

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   4 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs konusunda "ön görüşmeler" diye tanımlanabilecek bir döneme giriyoruz. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin mart ayı sonunda adaya bir heyet göndermesi bekleniyor. Heyetin vereceği rapora bağlı olarak Genel Sekreter Ban Ki-moon yeni bir süreci başlatıp başlatmama konusunda bir karara varacak. Bu karar henüz kesin değil, çünkü eski Genel Sekreter Kofi Annan ve referandumlardan sonra adayı ziyaret eden yardımcısı Prendergast, yaptıkları değerlendirmelerde yeni bir süreç başlatmak için tarafların siyasi irade ortaya koymaları ve bunu davranışlarıyla da kanıtlamaları gerektiğini belirtmişlerdi. Bu değerlendirmeyi Ban Ki-moon da paylaşmaktadır.

Birleşmiş Milletler'e yakın çevrelerden edinilen bilgilere göre, Genel Sekreter'in Kıbrıs Özel Temsilcisi Möller'in mart ayı sonunda görevinin sona ereceğine dair haberler doğru olmakla birlikte, gelişmelere bağlı olarak (örneğin, siyasi işlerden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Lynne Pascoe'nun aynı tarihe denk geleceği belirtilen Kıbrıs ziyareti) bu bir süre ertelenebilecek. Yerine ise birkaç yıl öncesine kadar Genel Sekreter'in Gürcistan Özel Temsilciliği görevini yapmış bulunan İtalyan kökenli İsviçre vatandaşı Bayan Taliea Vini'nin atanması bekleniyor. Möller'in zaman zaman başımızı oldukça ağrıtan Rum yanlısı davranışları nazarı dikkate alındığında, gidişinin ardından Kıbrıs Türk tarafının "gözyaşı dökmeyeceği" anlaşılıyor. Ancak, yerine atanacak yenisinin de aynı davranışlar içine girmemesi için azami özen göstermemiz gerekmektedir. Bu makamlara getirilecek kişiler hakkında önceden taraflarla istişare edilmesi yerleşik uygulamadır. Taraflardan herhangi birisinin şiddetle itiraz edeceği bir şahsiyetin atanması ise söz konusu olamaz.

Şahsen daha büyük bir ilgiyle izleyeceğim gelişme, Genel Sekreter'in bir Özel Danışman atayıp atamayacağıdır. Çünkü bu, onun yeni bir sürece ne ölçüde angaje olmak isteyeceğinin bir göstergesi olacaktır. BM çevreleri Genel Sekreter'in bu konuda "çok ihtiyatlı" davrandığını ve karar vermek için adayı ziyaret edecek olan BM heyetinin vereceği raporu da bekleyeceğini belirtmektedirler. Yani, Genel Sekreter siyasi düzeyde bir Özel Danışman atarsa, bu onun uzlaşı konusunda ciddi bir fırsat bulunduğuna ikna olduğu anlamına gelecektir. Annan Planı döneminde bu görevi Alvaro De Soto'nun yürüttüğü ve zamanın Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Wlosowicz'in teknik düzeyde kalarak (veya bıraktırılarak) görüşmelere pek angaje olmadığı hatırlanacaktır. Yeni Özel Danışmanın kim olabileceği konusunda ise ortada henüz bir isim dolaşmamaktadır

Ancak, konu Özel Danışman ve Özel Temsilci atanmasıyla bitmiyor. Yeni Genel Sekreter'in Kıbrıs'a ilişkin "iyi niyet görevi" diye tanımlanan misyonuna nasıl bir anlayışla yaklaşacağı çok önemli! Selefi Kofi Annan'ın son döneminde yaptığı gibi hakemliğe varan zorlayıcı bir tutum mu izleyecek, yoksa "sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yiyelim" kabilinden ihtiyatlı bir yaklaşım sergileyerek topu daha ziyade taraflara mı atacak? BM'ye yakın çevreler Genel Sekreter'in bu ikinci şıkkı tercih edeceğini söylüyorlar. Çünkü kendisi hem Kıbrıs konusuna yenidir, hem de BM'nin referandumlar döneminin hayal kırıklığını bir kez daha yaşamasını istememektedir. Bu durumda Genel Sekreter'in kendisinin ortaya bir plan/ program koymayacağı, bunun yerine, BM'nin Kıbrıs konusundaki "parametreleri" diyebileceğimiz, İngilizce tabiriyle "body of work" diye tanımlanan birikimden yararlanma yönüne gideceği belirtilmektedir.

Tabii bütün bunlar varsayımdır ve başladıktan sonra sürecin ne gibi bir şekil alacağını izaha yetmez. Ayrıca yukarıdaki senaryoların süreci yönlendirmek için bilinçli olarak yayılabileceğini de göz ardı etmemek gerekir. Geçmiş tecrübeye bakıldığında, eski Özel Danışman De Soto'nun, sürece hiç müdahale etmeyeceği anlamında "Ben duvarda bir sinek olacağım" (I will be a fly on the wall) dediği kayıtlardadır. Halbuki, görevine gerçekten "duvarda bir sinek" olarak başlayan De Soto, espri yeteneği yüksek bir yetkilimizin deyimiyle, "zaman içinde bir eşek arısına dönüşmüştü!" Kısacası, bu görevi üstlenen birisinin, görev anlayışı ne olursa olsun, uzun süre pasif bir rol oynaması beklenemez. Aksi takdirde "havlu atar" ve bu görevden ayrılır. Eski Özel Danışman Güney Kore'li diplomat Han Sung-Joe'nun yaptığı gibi!

Bir husus açıktır ve o da Rum seçimleri sonrasında uluslararası camiada uzlaşı konusundaki beklentilerin bir kez daha yükseltildiğidir. Bunun arkasında İngiltere ve ABD'nin bulunduğunu söylemeye sanırım gerek yok! BM yetkilileri ve yabancı siyasi gözlemciler, yeni bir ivme (momentum) kazanıldığı inancındadırlar ve bundan yararlanmak istemektedirler. Ancak, herkes başlaması olası bu sürecin sonunda nereye varılacağı konusunda spekülasyon yapmaktan kaçınmaktadır. Çünkü, İngilizce bir atasözünde de belirtildiği gibi, "atı dereye götürebilirsiniz ama zorla su içiremezsiniz!" Şu anda herkes öncelikle atı dereye götürmenin yollarını aramakla meşgul!

   462 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Temmuz 2008, Perşembe   Meselenin özü
01 Temmuz 2008, Salı   Kıbrıs konusunda rapor enflasyonu ve sıkı(cı) bir analiz
26 Haziran 2008, Perşembe   "Kıbrıs'ı yeniden birleştirme: En iyi fırsat" mı?
24 Haziran 2008, Salı   Güvenlik ve garantilerle ilgili "kırmızı çizgimiz" tehlikede mi?
22 Haziran 2008, Pazar   "Yeni" lider, eski taktikler
17 Haziran 2008, Salı   "Heyecan verici"(!) gelişmeler
12 Haziran 2008, Perşembe   Kıbrıs sorunu sözlüğü
10 Haziran 2008, Salı   MemoranRUM
05 Haziran 2008, Perşembe   Welcome Mr. Zerihoun!
03 Haziran 2008, Salı   UBP-DISI diyaloğunda "samimiyet" ve "açıklık"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital