Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Asrın soyguncusu KKTC'de aranıyor
Alkollü araç kullandı, ortalığı bir birine kattı
Jake Fahri Londra'da tutuklandı
Uyuşturucuya 15 ay
Ölümlü trafik kazasına 2 gün tutukluluk

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Erdoğan ABD'yi uyardı: İnceldiği yerden kopar [2]

Muhtemel Kırılma Noktaları

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Önümüzdeki dönemde Birleşmiş Milletler'in ilerleme kaydedilmesi konusunda topu daha ziyade taraflara atmak isteyeceğine dair duyumlara geçmişteki yazılarımdan birinde yer vermiştim. Şimdi taraflar New York'tan gönderilecek BM heyetini beklemeye gerek duymadan bir hazırlık sürecini başlatmış durumda. Esasta 8 Temmuz, Gambari mutabakatıyla benzerlik arzeden 21 Mart uzlaşısı, ondan sadece öngördüğü 3 aylık zaman sınırlaması ile farklılık gösteriyor. Söz konusu mutabakatın bir "kısır döngü" olduğu Sayın Cumhurbaşkanı tarafından da kabul edilmiş bulunuyor. Süre sınırlaması konusu açıklamaya herhalde Kıbrıs Türk tarafının talebiyle konmuştur. Ama bu dönem içinde sorunlar yaşanıp bu sürenin uzatılmasına gidilirse hiç şaşmayın! Esasen verilen süre kesin bir "son tarih" değil bir "hedef tarih" olarak görünmektedir.

Karşılaşılması muhtemel sorunlardan birisi, geçmişte de yaşanmış olan "günlük" konularla "öze yönelik" konuların Rum tarafınca birbirleriyle karıştırılmak istenmesi olabilir. Bunların başında da mülkiyet sorunu gelmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin KKTC'de kurulan Taşınmaz Mal Komisyonu'nu bir iç hukuk yolu olarak kabul etmesi doğrultusunda kaydedilen ilerleme ve Rumlar tarafından Komisyon'a yapılan müracaatların giderek artmasından endişe duyan Kıbrıs Rum Yönetimi, Kuzey'de terkedilmiş mülkler üzerinde yapılan inşaat ve inkişafın durdurulmasını (yani "moratoryum" uygulanmasını) talep etmekteydi. Kıbrıs Türk tarafı da haklı olarak mülkiyet konusunun öze yönelik bir konu olduğunu ifadeyle, güven artırılmasına yönelik günlük konulara dahil edilemeyeceğini belirtmekteydi. Bakalım Rum tarafı bu konu üzerinde ısrar edecek mi! Temennimiz etmemesidir. Ettiği takdirde, bunun Rum tarafının eski çizgisini sürdüreceği anlamına geleceği ve tıkanıklık yaratacağı muhakkaktır. Kıbrıs Türk tarafı gerek prensip itibarıyla gerekse ekonomik nedenlerle böyle bir yaklaşımı kabul edemez. Ederse "parça parça çözüme" kapıyı açar ve esasen zorda olan KKTC'deki inşaat sektörüyle emlak sektörü tamamen çöker.

Kıbrıs Rum tarafının "güven yaratıcı önlemler" adı altında özlü konuları gündeme getirmeye çalışması yeni değildir. Bazı üçüncü çevrelerin de dile getirdiği "bir iyi niyet jesti olarak Türkiye'nin Ada'dan bir miktar asker çekmesi" talebi bunun bir örneğidir. Hristofyas'ın buna yönelik olarak 1979 Denktaş-Kipriyanu anlaşmasında yer alan "askersizleştirme" (demilitarization) ile ilgili maddeyi istismar etmeye kalkması olasıdır. Sonuçta, 8 Temmuz mutabakatında atıfta bulunulan anlaşmalardan biri de budur. Halbuki güvenlikle ilgili olan bu konu, öze yönelik en temel konulardan birisidir ve "günlük bir konu" muamelesine tabi tutulamaz. Kaldı ki söz konusu anlaşmadan bu yana köprünün altından çok sular geçmiştir.

Buna benzer diğer bir konu yine bütünlüklü veya kapsamlı çözümün bir parçası olan Maraş konusudur. Sebebi ise en temel öze yönelik konulardan olan toprak konusunun bir parçası olmasıdır. Bu konuya öncelik verilmesine yönelik geçmiş yaklaşımlar artık geçerliliğini yitirmiştir. İzolasyonun (geçmiş dönemde "ambargolar" diye biliniyordu) kaldırılmasına karşılık Maraş'ın kapalı bölgesinin yerleşime açılması fikri, 1980'lerde "entegre bütün" kavramının ortaya çıkmasıyla ortadan kalkmıştır. Kıbrıs Türk tarafı buna yönelik muhtemel Rum taleplerine boyun eğmemelidir. İzolasyonun kalkması bir insan hakları gereği olduğu kadar, genelde uluslararası camia, özelde ise AB'nin ahlaki ve siyasi bir sorumluluğudur.

Hazırlık döneminde (ve sonrasında) Kıbrıs Türk tarafı, güven yaratma adına, "parça parça çözüm" konusunda kendisine yöneltilebilecek baskılara (ki bunlar sadece Rum tarafından değil, aracılar ve uluslararası aktörlerden de gelebilir) göğüs germelidir. Çünkü bu, pozisyonumuzun aşınması ve KKTC Devleti'nin yavaş yavaş ayağımızın altından kayıp gitmesine yol açar! BM'nin zaman içinde oluşmuş temel parametrelerinden birisi olan kapsamlı çözüm kavramına bağlı kalınmalı, bu prensibe üçüncü çevrelerce de saygı gösterilmelidir.

Güven yaratıcı bir ilk adım olarak Lokmacı kapısının "teknik olarak mümkün olan en kısa zamanda" açılması konusundan ise neyin kastedildiği açık değildir. Bu konuda her üç "tarafın" (Kıbrıs Türk ve Rum taraflarıyla BMBG) pozisyonlarının farklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, "ihtilaflı bölge"nin denetiminin"BM Barış Gücü'ne verileceği" şeklinde basında yer alan iddiaların Rum tarafınca kasıtlı olarak manipülasyon maksadıyla yayıldığı anlaşılmaktadır. Her hal ve karda, BMBG'ne devredilen her yetkinin, aralarındaki statü anlaşması nedeniyle, Rum tarafına devredilmiş olacağı akılda tutulmalıdır. Lokmacı kapısının açılmasında kullanılacak yöntem, Kıbrıs Türk tarafının baştan beri belirttiği gibi, diğer kapılarda uygulanan yöntemle aynı olmalıdır.

   420 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Mayıs 2008, Perşembe   Balayı erken bitti !
13 Mayıs 2008, Salı   İki şehrin hikâyesi
08 Mayıs 2008, Perşembe   "Sessizlik öncesi fırtına" mı?
06 Mayıs 2008, Salı   Kızaktan nağmeler (2)
01 Mayıs 2008, Perşembe   Kızaktan Nağmeler (1)
24 Nisan 2008, Perşembe   Unutulanlar!
17 Nisan 2008, Perşembe   Diplomatik (olmayan) Lisan (2)
15 Nisan 2008, Salı   Diplomatik Lisan (1)
10 Nisan 2008, Perşembe   İyimserlik / Kötümserlik
08 Nisan 2008, Salı   "Tarihi Günler ve Belgeler"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2440 1,2600
1 STERLİN 2,4300 2,4580
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

Gençlik politikası

Ali Baturay

NEDEN SUÇLU CENNETİ OLDU BU ÜLKE?

Hasan Hastürer

Şans oyunları ve tam sayfa ilanlardan anla...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Vatandaşı çıldırtmayın!..

Ahmet Tolgay

BURJUVA AİLEDE ENSEST...

Bilbay Eminoğlu

Çocuklarımıza ne bırakacağız?

Necdet Ergün

FACTORING ve LEASING'i BECEREMEDİK

Dilek ÇETEREİSİ

Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Elektrik hatlarındaki “gerilim”...

Aysu Basri

Balayı bitti, kavgaya devam mı?

Sevilay SADIKOĞLU

Sen Kaderimsin...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

Balayı erken bitti !

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

SAYIN TALAT SÖZÜNÜZÜ TUTUNUZ

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

Yok Cemelin Devesi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital