Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Kızılay Derneği Logo Yarışması'nın ödül töreni yapıldı
Kasayı açamadılar, ortalığı dağıttılar
Merit Crystal Cove Hotel'den, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği üyeleri onuruna kokteyl
Mobilyada estetik ve fonksiyonellik Arstil'de buluştu
ÖRP, Anneler Günü etkinlikleri düzenledi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Alman kamuoyu haklılığımızı anladı [4]

De Soto'nun Makalesi ve "Beşinci Anahtar"

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin eski Özel Danışmanı, Peru'lu diplomat Alvaro de Soto, "International Herald Tribune" gazetesinin 28 Mart 2008 tarihli sayısında bir makale yayınladı. "Yeni bir sahte şafak mı?" (Another false dawn?) başlıklı yazıda adı geçen, deneyimlerine dayalı gözlemlerde bulunuyor ve yeni süreçle ilgili bazı soruları gündeme getiriyor. Bir başka deyişle, görevi bıraktıktan sonra konuşabilen birçok diplomat gibi, de Soto da "eteğindeki taşları döküyor". Yazı yine de diplomatik bir üslupla kaleme alınmış ve oldukça nüanslı... Yani söylenenlerden çeşitli anlamlar çıkarmak mümkün. Bu haliyle bile Rumları oldukça kızdırmışa benziyor. Aslında bizi de çok sevindirmemesi lazım, çünkü bazı bilinen gerçeklere parmak basmakla birlikte, makalenin ciddi eksiklik ve bazı yanılgılar içerdiğini görmek mümkün.

Bu yazıda de Soto, özetle, Kıbrıs sorununu "4 anahtara ihtiyacı olan bir asma kilit"e benzetiyor ve bu anahtarların, "sırasıyla, Kıbrıslı Rumlar, Kıbrıslı Türkler, Yunanistan ve Türkiye'nin elinde" olduğunu söylüyor. Bu liste doğru ama eksik!.. Uluslararası aktörler nerede? De Soto'nun uzunca bir süre kendisinin de içinde olduğu aracılar listesi ve bunları "motive eden" büyük güçlerin bu konuda hiç mi sorumluluğu yok? Bana sorarsanız esas anahtar onların elinde, ama ya kullanamıyorlar veya kullanmak istemiyorlar!

Yanlış anlamayın; "komplo teorisyeni" değilim ve Kıbrıs'taki her gelişmenin "dış güçler" tarafından hazırlanan bir senaryo uyarınca gerçekleştiğini savunmuyorum. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların da Ada'nın geleceği üzerinde oynadığı kilit rol yadsınamaz. Ama, coğrafi olarak olsa bile, siyasi ve diğer açılardan Kıbrıs'ın sadece bir "ada" olduğunu düşünmek, globalleşen dünyanın ve "karşılıklı bağımlılığa" dayalı uluslararası ilişkilerin gerçekleriyle pek bağdaşmaz!.. Çünkü özelde Kıbrıs adası ve genelde Doğu Akdeniz üzerinde kesişen birçok ulusal çıkar vardır ve bunlar her zaman birbirleriyle örtüşmez. Kimileri sorunu çözmek isterken, kimileri bunu ulusal çıkarlarına uygun görmeyebilir.

Örneğin, esas kaygısı Ada'daki üslerini korumak olan İngiltere ve bu üslere belki ondan daha fazla ihtiyacı olan, ama aynı zamanda Rum-Yunan lobisinin etkisinde olan ABD. Diğer yandan, Batı İttifakı içinde çatlak yaratmayı ve Akdeniz'de bir "köprübaşı" sağlamayı ulusal çıkarlarına uygun gören bir Rusya Federasyonu. Kıbrıs Rum kesimini üye kabul eden ve "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bütününü üye yaptığı, ancak AB müktesebatını Kuzey'de askıya aldığı" faraziyesini sürdürmekle Ada'nın bütününü kendi nüfuz alanına almaya çalışan bir Avrupa Birliği. Kendi çıkarları yüzünden giderek Rum yanlısı aktif bir tutum alan Fransa, "oyunun dışında kalmak istemeyen" Güvenlik Konseyi'nin diğer Daimi Üyesi Çin Halk Cumhuriyeti, Akdeniz'i çevreleyen bazı ülkeler ve daha niceleri!

Bu güçler teker teker veya BM çerçevesinde toplu bir irade ortaya koymaları halinde meseleyi çok kısa bir süre içinde çözme imkanına sahiptirler. Bundan dayatma bir çözümü kastetmiyorum. Rusya Federasyonu'nun Batı'ya Kosova'nın tanınıp da KKTC'nin tanınmamasının yarattığı çifte standardı hatırlatmasının dahi yarattığı etkiyi gördük! Yukarıdaki ülkeler, BM çerçevesinde 1964'te Rum tarafını "Hükümet" bizi ise sadece bir "toplum" olarak görmekle yaptıkları hatayı düzeltme yönüne gitseler, bakınız neler olur!.. "BM kararları ortadan kalkmaz veya değiştirilemez" diyorlar. Teknik olarak doğru, ama alınan başka kararlarla etkisiz hale getirilebilirler. Sonuçta bu kararlar "Tanrı'nın sözü" değildir! Halbuki BM Örgütü, hala 1964'te aldığı kararla yarattığı siyasi statükoyu değiştirmemekte ısrar ediyor. Yani elindeki "tanıma anahtarını" kullanmıyor! Taraflara eşit muamele yapılsaydı bu mesele çoktan çözülürdü.

Bu eksikliğin yanında, de Soto'nun yazısında bazı ciddi yanılgılar da vardır: Örneğin, Hristofyas'ın başa geçmesiyle "Dördüncü anahtarın da yerinde göründüğünü" öne sürmesi, en azından "dereyi görmeden paçaları sıvamaya" benzer! "Anahtar" Hristofyas'ın kendisi mi, yoksa politikaları mı? Kendisi olduğunu varsaysak bile, bunu kullanmakta ne kadar samimidir? Bekleyip göreceğiz!

De Soto'nun yazısının sonunda ortaya attığı "Belki Talat ve Hristofyas, kendilerini sadece Kıbrıslı Rum veya Türk değil de Kıbrıslı görme konusunda halklarını ikna edebilirler" temennisi ise meselenin "kimlik" boyutunu basite indirgeme ve hafife alma anlamına gelir. Asırların yarattığı (veya yaratamadığı) kimlik olgusunu siyasi ve doğal ömrü sınırlı liderler bir çırpıda nasıl değiştirebilir? Eğer her iki halkın üzerinde mutabık kaldığı tek bir "Kıbrıslılık" kimliği olsaydı, bugün belki Kıbrıs sorunu diye bir sorun olmazdı!

De Soto'nun makalesindeki en ilginç ve kanımca en doğru tespit ise "Kıbrıslı Türklerin, halihazırda onaylamış oldukları planın (Annan Planı'nı kastediyor) basit bir karbon kopyasını beklemeleri gerçekçi olmaz. Kıbrıslı Türkleri kaybetmeden Kıbrıslı Rumları tatmin edecek adil bir dengeyi bulmak zor bir iştir" saptamasıdır. "Yeni süreçte Annan Planı'nın da ötesinde tavizler vermemiz için Kıbrıs Türk tarafına baskılar uygulanacaktır" şeklinde, yazılarımda sık sık yaptığım uyarıyı teyit eder mahiyette olan bu ibareyi yetkililerimizin ciddiye alacaklarını umarım!

   441 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Mayıs 2008, Perşembe   "Sessizlik öncesi fırtına" mı?
06 Mayıs 2008, Salı   Kızaktan nağmeler (2)
01 Mayıs 2008, Perşembe   Kızaktan Nağmeler (1)
24 Nisan 2008, Perşembe   Unutulanlar!
17 Nisan 2008, Perşembe   Diplomatik (olmayan) Lisan (2)
15 Nisan 2008, Salı   Diplomatik Lisan (1)
10 Nisan 2008, Perşembe   İyimserlik / Kötümserlik
08 Nisan 2008, Salı   "Tarihi Günler ve Belgeler"
01 Nisan 2008, Salı   Trafik Dersleri
27 Mart 2008, Perşembe   Muhtemel Kırılma Noktaları



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital