|
Görüşmeler süreci başlıyor. Yine yığınla söylem, deyim ve kelime Kıbrıs'ın bahar havasındaki kelebekler gibi uçuşacak! Her meslekte olduğu gibi diplomasinin de kendine özgü bir lisanı vardır. Başka bir çerçevede farklı anlam taşıyan söz ve kelimeler, müzakere diplomasisinin çetrefilli "jargonunda" farklı anlamlar taşıyabiliyor; hatta bu meslekten olmayanlar için yanıltıcı veya anlaşılmaz olabiliyor. Halbuki masada cereyan eden pazarlıklar hepimizi ilgilendirdiği gibi gelecek nesilleri de etkileyecektir. Bu nedenle onları iyi anlamak zorundayız.
İşte bu düşünceyle ve sırf sizlere bu "yeni süreci" daha iyi anlamakta yardımcı olmak maksadıyla bir "zihin egzersizi" yaptık. Görüşmelerde ve dış politikada kullanılan bazı temel sözcük, deyim ve söylemlerin gerçekte ne anlama geldiği konusunda deneyimli meslektaşlarımızla konuştuk, kıdemli diplomatlarımızın görüşlerini aldık. Vardığımız sonuçları aşağıda sizlerle paylaşıyorum. (NOT: Kullanılan "diplomatik lisan" tırnak içinde ve koyu harflerle, gerçek dünyadaki anlamı ise normal harflerle yazılmıştır.)
"Yeni süreç": Önüne "yeni" sözcüğü eklenmiş eski süreç.
"Deneyimli" veya "kıdemli": Yaşlanmaya yüz tutmuş; Kıbrıs argosunda "doşan"!
"Yararlı bir görüşme": Laklakıdan başka bir yararı olmayan görüşme.
"Samimi bir görüş alış verişi": Laf yarıştırma, kibarca birbirine laf sokuşturma.
"İlerleme kaydedildi": Taraflardan biri diğerine "baydayı attı"! (Kimin kime attığına siz karar verin!)
"Teknik komite kurma" veya "konuyu komiteye havale etme": Konuyu detaya boğma veya kör kuyuya atma!
"Ön hazırlık yapma": Ayak sürüme, oyalama.
"Olumlu atmosfer": Yumruklaşmıyoruz, ama özde değişen bir şey yok!
"Prensipte anlaşma": Somut hiçbir konuda anlaşamama.
"Görüşme zemini olarak kabul etme": Çıtayı indirme, sınırın altına inmeyi baştan kabul etme.
"Al-ver süreci": Arkanı iyi kolla, arkadan dolanmaya çalış!
"Devlet adamlığı gösterme": Taviz verme.
"Yüksek moral zeminden ayrılmama": Sürekli taviz verme.
"Kazan-kazan": "Kazı-kazan"ın diplomasideki şekli.
"Dünyayla aynı lisanı konuşma": Daha düne kadar "emperyalist" dediğimiz büyük güçlerin dediğini yapma!
"Beyin fırtınası": Kafa şişirme, günlük lisanda "kafam kazan oldu"nun akademik tanımı.
"Yol haritası": Çıkmaz sokağa giden yol.
"Her şey masada": İpin ucu kaçtı!
"Belge olmayan belge": Çaktırmadan önünüze çıkarılacak "kazığın" ilk işareti.
"Karşılıklı suçlamalardan vazgeçme": Karşılıklı suçlamaları resmi ağızdan değil başkalarının ağzıyla veya basın yoluyla yapma.
"Hakemlik": Dayatma!
"Arabuluculuk": Yarı dayatma!
"İyi niyet görevi": (Tam tanımını biz de bulamadık, ama kimileri "iyi niyetle ilgisi olmadığını" söylüyor!)
"Kırmızı çizgiler": Taktığınız gözlüklere bağlı olarak pembe veya beyaza dönüşebilen çizgiler.
"Bir adım önde olma": Aman dikkat! Önünüz uçurum olabilir!
|