Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Annesini dövdü, tutuklandı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Sigara artık yasak
DAİ, "ISO Kalite Belgesi" aldı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Futbolda transfer dönemi sona erdi
Bozdemir: Bu yılki hedefimiz; bilgisayarsız okul kalmamasıdır
850 milyarın üçte biri ile dünyada yaşanan açlık sorunu çözülebilir
Ulusal Kimya Kongresi'ne 17 ülkeden, bin bilim adamı katılıyor

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Taş ocakları sorunu

Dr. Orhan Aydeniz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizin biricik dağı olan Beşparmakların her geçen gün biraz daha oyulması, herkesi üzen ciddi bir sorundur.Geçen hafta konunun gazetemizde gündeme taşınmasından sonra, ortaya konulan tepkiler, halkımızın gösterdiği büyük duyarlılığı gösteriyor.

Kuşkusuz, ülkemizin gereksinimi olan; kumun, çakılın, alçının çıkarılmasına kimse karşı değildir. Ancak bu malzemeleri üretirken; ormana, çevreye, doğaya, tarımsal alanlara ve yerleşim alanlarına zarar verilmemesine özen gösterilmeli.

Yoksa bir yandan kum, çakıl, alçı elde edilirken, öte yandan biricik dağımızın oyulup yok edilmesi ve burada bulunan doğal zenginliklerimizin tahrip edilmesi kabul edilemeyecek bir uygulamadır.

Aslında işin başında izinler verilirken biraz daha dikkatli davranılsaydı, doğaya zarar verilmeden de malzeme ihtiyacının karşılanması mümkün olabilecekti. İzin verilirken, taş ocakları işletmeciliğinde, patlatmalar sonucunda çıkacak olan tozun, sarsıntıların ve gürültünün bitkileri, insanları yaban hayatı ve yeraltı sularını olumsuz yönde etkileyeceği dikkate alınmalıydı.

Ayrıca, taş ocakları izinlerinin Beşparmak dağı üzerinde doğudan batıya verilmesi ve zararın boydan boya dağın bütün kesimlerine yayılması da talihsiz bir uygulama olmuştur. Çünkü orman varlığımız ve yaban hayatın hemen hemen tümüne yakın kısmı Beşparmak dağında bulunduğuna göre, doğal zenginliklerimizin büyük bir kısmının zarar görmesine sebep olunmuştur.

Oysa, taş ocağı izinleri, ana Beşparmak dağı yerine, tali tepeler üzerine verilmiş olsaydı, bu günkü felaketle boğuşmak zorunda olmayacaktık.

Şimdiki durumunda sorunun çözümlenmesi mümkün olmakla beraber biraz masraflı görünüyor. Çünkü yeni gidilecek işletme yerlerinde yeniden alt yapı hazırlanması gerekecektir. Ancak taş ocaklarının şimdi bulundukları yerlerde faaliyetlerini sürdürmeleri de, biricik dağımızın, ormanlarımızın, doğal zenginliklerimizin ve yeraltı su kaynaklarımızın tahribatına sebep olacağı için sürdürülebilir bir seçenek olarak kabul edilemez.

Çünkü, taş ocaklarının şimdiki kapasitede çalışmaları durumunda, bulundukları yerlerde onlarca yıl sonra, sayıları kadar yani 18 yapay boğaz oluşacaktır. Dağın üzerinde boğaz oluşması ise diğer zararlar yanında, büyük bir olasılıkla kuzey sahil şeridinin ikliminin de olumsuz yönde değişmesine sebep olabilecektir.

Bu gün Beşparmaklarda faaliyet gösteren tüm taş ocaklarına çalıştırma izinlerinin şimdiki iktidar tarafından verilmediği biliniyor. Ancak, tahribatın boyutları yaşanan dönemde açıkça anlaşıldığına göre, sorunun iş başında olan şimdiki hükümet tarafından çözümlenmesi beklenirdi. Özellikle, yakın geçmişte düzenlenen Taş Ocakları Çalıştayı'nda çözüm yollarının belirlenmesine karşın, her nedense gerekenlerin yapılmaması hayal kırıklığına sebep olmuştur.

Hele politik iktidarın Beşparmaklardaki büyük felaketin gündemde olduğu bir dönemde, buradaki sorunun çözümü için radikal önlem alması beklenirken, İpsaro tepesinde 8 yeni alçı ocağı açılmasını önlememesi, bu güne kadar ortaya çıkan durumun ciddiyetini de önemsemediğini gösteriyor.

Gerçi son zamanlarda malzemenin alınmasında ayna olarak tanımlanan dağın yamacının dikine oyulması yerine, basamak yöntemine geçilmesi ve kırma esnasında su püskürtülerek toz çıkmasının önlenmesi gibi bazı sınırlı iyileştirici önlemler alınmıştır. Ancak patlama esnasında çıkan toz ve gürültünün zararlı etkileri dolayısıyla, doğa tahribatı devam ediyor. Ayrıca tozlu koşullarda bitkiler gelişemediğine göre, terasların ağaçlandırılarak çirkinliğin örtülmesi de mümkün olmuyor.

Mevcut koşullarda, felaketin önlenmesi için taş ocaklarının zararsız alanlara nakledilmesi tek seçenek olarak görülüyor. Taş ocakları işletmecileri devletin belirlediği şekilde faaliyet gösterdiğine göre, ortaya çıkan tahribattan sorumlu tutulamazlar. Bu nedenle sorunun çözümü için taş ocaklarının başka yerlere taşınmasında, devletin işletmelere olanaklar çerçevesinde yardımcı olması da düşünülmeli.

   650 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ekim 2008, Cumartesi   Girne Belediyesi’nin alkışlanacak uygulaması
27 Eylül 2008, Cumartesi   Yaşam Alanlarımızdaki Kanser Riskleri
13 Eylül 2008, Cumartesi   Çevre Kirliliği Ve Çözüm Yolları
03 Eylül 2008, Çarşamba   Dünya Barış Günü
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Ülkemizin asayiş sorunu
12 Ağustos 2008, Salı   Tarımsal Üretim Planlaması
05 Ağustos 2008, Salı   Ülkemizde değişen koşullara göre yeni bitki türleri yetiştirilmeli
29 Temmuz 2008, Salı   Denizlerimizdeki Kirlilik
24 Temmuz 2008, Perşembe   Su Kıtlığı Üzerine
22 Temmuz 2008, Salı   Taş Ocakları Hakkında Görüşler



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital