İngiliz Balkan Komitesinin Bir Mektubu

Harid Fedai

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Şubat 2012, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Sünûhât
11 Mart 1909
Perşembe; Sayı: 116

   Taymis gazetesinin bakanların değiştirilmesi konusunda tarafsız olmayan görüş ve düşünceleri, İngiliz Balkan Komitesi üzerinde kötü etki yapmış olduğu cihetle adı edilen komitenin başkanı Sir Bakiston ile yandaşları tarafından Taymis gazetesine aşağıdaki mektup gönderilmiştir:
   “Türkiye buhranına dair öne sürdüğünüz düşünceler, Taymis gazetesine verilen önem yüzünden, dikkat çekici ise de, izninizle, savaşla ilgili olarak bizler de başka görüşler bildireceğiz: Türkiye’de son yer alan olaylar sıradan bir iç hareketten başka bir şey değildir. Doğal olarak meydana gelmiş, Meşrutiyet’i tehlikeye itmekten ziyade, onun güçlenmesine yardım etmiştir. Kâmil Paşa’nın görevden ayrılmasıyla Türkiye’nin uğradığı ziyan – büyük hizmetlerine rağmen – pek büyütülüyor, sanıyoruz. Seksen dört yaşına basmış bir devlet adamı Türkiye’nin tek idarecisi ise, bu ülkenin geleceğinden ümit kesilmelidir.
   “Osmanlı Parlamentosunun 198 üyesi, sizin dediğiniz gibi, pek çok yanlışlar yapmışlarsa ve yalnız sizin görüşleriniz haklı ise, Parlamento düzeni bakımından bu pek de keder sebebi olmamalıdır. Biz daha iyimser bir yaklaşım takınarak, sırf Türkiye iç-işlerinden olan bu konuda, Osmanlı Parlamentosu haklı, İngiliz eleştirmenleri haksızdır, deriz.
   “İttihâd ve Terakki Cem’iyyeti, başlangıçta, doğallıkla, gizli bir kuruluş idi. Şimdi de, ihtimal ki, görünüşte yine öyledir. Fakat aldıkları kararlar daima yayımlanmaktadır. Başlarında kimlerin olduğu İstanbul’un siyasi çevrelerince biliniyor. Kuruluşun görüşleri İstanbul basınında her gün duyuruluyor. Mecliste, bu kuruma mensup birçok üye vardır. Meclisin Başkanı, Başkan yardımcısı, Kuruluşun en önde gelen liderlerindendir. Şu halde İrrihâd ve Terakki Cem’iyyeti, Almanya’daki o en iyi şekilde oluşturulmuş siyasi partilerden farklı mıdır.
   “Bakanlar Kurulu’nun; Cem’iyyet başkanlarından oluşmadığı sürece, Komitenin kamu-oyu, Parlamento ve Hükümet üzerinde etki ve baskısını sürdürmesi, gerekliidi ve de öyle bekleniyor idi. Devrimi oluşturanın; Türkiye’nin kamu-görevlileri değil, Cem’iyet olduğu unutulmamalıdır.
   “Makalemizde millet-vekilleri üzerinde yapılan etkiden çok önemliymiş gibi, söz ediyorsunuz. Bu etki göz-dağı verme ve korkutma mıdır; yoksa bizim Avâm Kamarası’nda görülen bir aşırılık mıdır?
   “Kesin olan bir şey varsa o da Kâmil Paşa’nın kendisini iktidar makamına getiren İttihâd ve Terakki Cem’iyyeti’ne yüz çevirerek Prens Sabaheddin’in partisine yanaşması idi. Bu parti Meb’ûslar Meclisi’nde azınlıktadır. Meşrûtiyet İdaresi Meb’ûslar Meclisi’nde çoğunluk esasına dayandığından Kâmil Paşa da azınlıkta kalmanın cezasını gördü.
   “Kâmil Paşa’nın Mecliste azınlık partisine meyletmesinin arkasında, kuşku yok, başka sebepler de vardı. Bunları Mecliste açıklasa idi ihtimal ki çevreyi yatıştırabilip kendisine çekebilirdi. Fakat üyelerden çoğunun Kâmil Paşa’nın açıklama yapması için bir süre istemesini teklifini de Kâmil Paşa kabul etmedi.
   Kâmil Paşa, Mecliste güvenilir bir kişilik olan Savaş Bakan’ı görevden almıştı. Daha yedi ay evvel düzernsizlik ve zülûm altında yaşayan bir memlekette Parlamentonun deniz ve kara konularında gayet duyarlı ve uyanık bulunması doğal ve uygundur. Çünkü Yıldız ile uyuşmaya yatkın bakanlar bu makamlara geçecek olurlarsa ya baskıcı yönetim geri gelir ya da bir iç-savaş baş gösterirdi.
   “İngiltere ile Türkiye arasındaki dostluğu tek bir devlet adamı ya da tek bir parti için zedelemek akılcı bir hizmet değildir. Eğer Türkiye’de İngilizlerin İttihâd ve Terakki Cem’’iyyeti’ne ya da Meclis-i Meb’ûsân’da çoğunlukta olan partiye, karşı olduğu fikri yayılacak olursa; zannetmeyiz ki bundan dolayı iki millet arasındaki dostluk artsın, ya da Meşrûtiyet İdâresinin esasları daha da kuvvetlensin.”

Tanîn
                                                                            ---                                                                            

Sünûhât
11 Mart 1909
Perşembe; Sayı: 116

İ’lân
Sünûhât Gazetesi Yönetimine

   Dün ve bugün Lâzkiye ile Lefkoşa arasında doğrudan doğruya zahmetsizce haberleşiliyor. Ve Osmanlı Telgraf Kablosu açıldığından iç ve dış telgrafların kabul olunacağını i’lân eylerim.

Telgraf Merkezi Müdürü
Avram
25 Şubat 324 (1909)

 

   301 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder     Paylaş Share/Bookmark

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Mayıs 2012, Pazartesi   Husûsi (Özel) Telgraflar
07 Mayıs 2012, Pazartesi   “Paşam mı?” Nerede Paşam?
30 Nisan 2012, Pazartesi   Bir Gün Evvel
23 Nisan 2012, Pazartesi   Bir Gün Evvel
16 Nisan 2012, Pazartesi   (Geçen haftadan devam)
09 Nisan 2012, Pazartesi   Bu da olurmuş!
02 Nisan 2012, Pazartesi   Viktorya İnas Mektebi
26 Mart 2012, Pazartesi   Sünûhât Gazetesi İdâre-hânesine
19 Mart 2012, Pazartesi   Netîce-i İbtilâ
12 Mart 2012, Pazartesi   Lefkoşa Kaza Mahkemesi