|
“Vay benim memleketim” başlıklı (4 Eylül 2009, Cuma) yazımın son bölümde şunları yazmıştım: Yoğun gündemle uğraşırken vatandaşlardan gelen şikayetleri değerlendirmek de görevimizdir… Aldığım bir ihbarı aktarmak ve yanıtını ilgililere bırakmak istiyorum… Olay şöyle: İki geçici ilkokul öğretmeni… İkisi de dört yılını tamamlıyor ve kadrolanmayı bekliyor… Önlerine son bir sınavda 60 puan alma şartı konuyor… Sınava giriyor ve ikisi de 59.5 puan alıyor… Kamu Hizmeti’ne yapılan şikayet sonrasında, sınav kağıtları yeniden değerlendiriliyor ve bir tanesinin notu 60’a yükseltiliyor, diğerinin 59.5 kalıyor… Yapılan işlem doğruysa kimsenin diyeceği yok… Yukarıda Allah, yürekte vicdan olduğuna göre hakikaten doğru olana diyecek sözümüz yok… Farklı bir uygulama varsa, o zaman durum çok kötü… xxx
Çetin Uğural’ın yanıtı Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural, dün gönderdiği bir yazı ile duruma açıklık getirdi. Uğural’ın açıklaması şöyle: “Yoğun gündemle uğraşırken vatandaştan gelen şikayetleri değerlendirmeyi de görev bilen yaklaşımınız çerçevesinde aldığınız bir ihbarı aktararak yanıtını ilgililere (bize) bıraktığınız konuyla ilgili olarak aynı gün telefonla gerekli bilgileri size aktarmıştım. Aktardığım bilgilerden tatmin olduğunuzu algılamakla birlikte, okuyucularınızı da bilgilendirmekte yarar görmekteyim. Söz konusu iki adayın çok az bir puan farkıyla taban puanın altında kalmaları Sınav Dairemizin de dikkatini çekmiş ve sonuçlar açıklanmazdan önce her iki adayın cevap kağıtları kontrol edilerek bir hata olup olmadığı titizlikle incelenmiştir. Sınav Dairesi Müdürümüz sonuçları açıklamak üzere önüme getirdiğinde, bu kontrollerini de bilgime getirmişti. Bu iki adayınkiler dahil, İlkokul öğretmen adaylarının tüm itirazları değerlendirildiğinde, bu iki adayın durumunu değiştirecek herhangi bir değişikliği gerektirecek tespit yapılmamış olduğundan, İlkokul öğretmenlerinin kesin sınav sonuçlarında da, her iki adayın puanları 595 olarak açıklanmıştı. Ortaöğretim öğretmen adaylarının sınavlarıyla ilgili gelen itirazların değerlendirilmesinde ise ilkokul öğretmenleri de dahil, tüm öğretmenlerin katıldığı birinci oturumdaki sorulardan bir tanesinin cevap anahtarındaki doğru cevap şıkkının hatalı olduğu görülmüş ve cevap anahtarı düzeltilerek, tüm birinci oturum cevap kağıtları buna göre yeniden işleme tabi tutularak, puanlar bu çerçevede yeniden hesaplanmıştır. İşte bu aşamada bu iki ilkokul öğretmen adayından birinin birinci oturum puanı, cevap anahtarında hatalı olan yerine doğru şıkkın yer almasından dolayı 5 puan artmış ve taban puana ulaşmıştır. Cevap kâğıdında söz konusu soruyla ilgili olarak cevap anahtarının hatalı ve düzeltilmiş şekillerindekiler dışındaki şıklardan birini işaretlemiş olan adayın ise tabi iki her iki durumda da aldığı puanda herhangi bir değişiklik olmamıştır. Bu detaydaki bilgiler çerçevesinde, yapılan işlemin bir hatayı düzeltme çerçevesinde, doğruluğu ve gerekliliği tartışılamayacak kadar açıktır. “Yukarıda Allah, yürekte vicdan olduğuna göre hakikaten doğru olana diyecek sözümüz yok” diyorsunuz ki, Kamu Hizmeti Komisyonu bunun da ötesinde bir görev bilinci ve titizliği içerisinde çalışmakta, doğrudan sapmamayı, yasal ve anayasal yükümlülüğümüz yanında, kişisel onurumuz olarak da algılayan bir anlayışla çalıştığımız, toplumun çok geniş bir kesiminde hakim bir kanaat haline gelmiştir. Çok küçük bir farkla taban puanın altında kalan adayımız tabii ki çok üzülmüş ve kendisiyle aynı durumda olan diğer adayın durumundaki değişikliğin detayı kendisine izah edildiği halde bunun kendisini teselli etmesi mümkün olmamıştır. Geçmişte bu detayda izahatların yapılmadığı, tam tersine objektifliği şüpheli uygulamaların yaygınlığının toplumda yarattığı güvensizlik, kişisel düzeydeki tereddütleri bugün bir anda ve tam olarak ortadan kaldırmamıza olanak vermemektedir. Yine de, ilk refleks tepkilerdeki bu katılığın, yapılan izahatların hazmedilmesiyle birlikte yerini güvene bırakmakta olduğu ve bir sonraki sınavda daha başarılı olmanın motivasyonunu ortaya çıkardığı şeklinde yaygın bilgilerin bize ulaşmakta olmasını, çabalarımızın olumlu sonuçları olarak yorumlamaktayız. Çabalarımız, objektif, adil ve bilimsel uygulamalarla doğru istihdamları sağlarken, bunun, Kıbrıs Türk Halkı’nın varlığını sürdürmesinde önemli bir unsur olan kendi kurumlarına ve devletine güvenini de güçlendirmesi açısından olumlu gelişmelerin zeminini oluşturacağını öngören bir iddiayı da taşımaktayız. İhbar ve şikayetleri okuyucularınızın bilgisine getirerek, ilgilileri yanıt vermeye davet eden gazetecilik anlayışınızın yarattığı bu fırsat çerçevesinde okuyucularınızı aydınlatmamıza fırsat verdiğiniz için içtenlikle teşekkürlerimi sunarım.”
|