Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Karpaz'a gitme zamanı

Süleyman Ergüçlü

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Nisan 2007, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Birileri bizi toplum olarak geriyor... Biz de saf saf bu oyuna gelip geriliyoruz... Ülkenin haline bakın... Komutan Başbakanla kavgalı... Sendikalar Maliye Bakanıyla kanlı bıçaklı... Doktorlarla hemşireler ve fizyoterapistler boğaz boğaza... Muhalefetle hükümet kavgalı... Belediyeler hem birbirleriyle, hem de hükümetle kavgalı... Ellerinde bayraklar, mehter marşıyla yürüyorlar... Devletin üst düzeyindeki görevden almalar ve atamalar artık kahvehanelerde dedikodu konusu... Kıbrıs sorununun çözümü aşağı yukarı Allah'a havale edilmiş... Kapkara bir fotoğraf...

Türkiye'ye bakıyoruz... Çok farklı bir tablo yok... Hükümetle asker ve bazı statükocu kurumlar kavga içinde... Atatürk'ün kurduğu CHP milliyetçi bir çizgide, din kökenli olduğu öne sürülen AKP ise ilerici bir konumda...

Şimdi gel de bu ortamda yazı yaz... Yaz da ne yaz... Şimdi Sayın Komutan'a, "Sayın Komutanım ben şahidim... Ferdi, rahmetli babamın yakın arkadaşı manav Sabit dayının oğludur... Askerde de benim onbaşımdı.. Hem de muzır bir onbaşı... Sizi temin ederim o bir Türk'tür..." mü desem...

Çav Bella konusunda, "Yahu ben bu şarkıyı çalınması yasak olduğu ve ben de UBP sempatizanı olduğum dönemlerde bile dinlerdim... Gazete'nin yemeklerinde Cenk'ten Çav Bella'yı çalmasını isterdim... O da çekine çekine çalardı... Hiç de aklımıza 'Türk Askeri', 'işgal' falan gibi ifadeler takılmazdı... En çok da 'Güneş doğacak' dizesini severdim..." mi desem...

Geçenlerde Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi'nde verdiğim bir konferansta bana "Sizi Atatürk'ün askerleri kurtardı..." diyen gence, "Kıbrıs'ı (ada sakinleri de dahil) 1878'de İngiltere'ye kiralayan Osmanlı değil miydi... Kıbrıs'ın tapusunu Lozan'da İngiltere'ye veren İsmet Paşa ve Atatürk değil miydi?... Atatürk'ün askerleri 1958'de, 1963'te, 1967'de neredeydi?... 1974'te geldiler... Adeta paçalarından çekerek getirdik... İyi de ettik... İyi ki buradalar... Sonsuz teşekkürler... Ama artık şu 'sizi kurtardık' edebiyatından yorulduk..." mu desem...

Doktorlara, hemşirelere, fizyoterapistlere, "Yahu, Allah aşkına kavga etmeyin... Bir bakın... Bu işler dünyada nasıl yürütülüyorsa siz de öyle yapın..." mı desem...

Sendikacılarımıza, "Bu noktaya kadar getirdiniz... Yani yüzde 10 da fena değil... Kavgayı bırakın ..." mı desem...

Muhalefet partilerine, "Yahu sizin yeriniz Meclis... Meclis'e girin ve muhalefetinizi orada yapın..." mı desem...

Ayaklanmış Belediyelere, "Sayın Başkanlar, sorunları meydanlarda değil, görüşme masalarında çözün... Halk sizden hizmet bekliyor..." mu desem...

Hükümete ve Devlet büyüklerimize, "Sayın büyüklerimiz, üst düzey atama ve görevden almalarınızda biraz daha dikkatli olun... Artık bu konular kahvehane dedikodularına konu oluyor..." mu desem...

CTP yetkililerine, "Be arkadaşlar... Siz artık Meclis'te 5 sandalyeye sahip, küçük bir muhalefet partisi değilsiniz... İktidar partisisiniz... Lütfen partiyi ona göre yapılandırın ve öyle davranın..." mı desem...

Yok yok.... Ben bunların hiçbirini demeyeceğim... Kendimi Karpaz'a atacağım... Önce Dipkarpaz - Apostolos Andreas arasındaki yolda arabamı iyice hırpalayıp, adanın ucunda temiz havayı soluyacağım... Sonra aynı kötü yoldan geri dönüp, Dipkarpaz'ın Kuzey'indeki Ay Filon'a gideceğim...

Yolda durup, o güzel sürmeli gözlü özgür Kıbrıs eşeklerini seyredeceğim... Onlarla benim özel bir iletişimim var... Göz göze geldiğimizde sanki beni tanıdıklarını hissederim... Onlarla herkesten daha iyi anlaşırım...

Sonra Ay Filon kilisesinin hemen yanında, Maşallah'ın işlettiği lokantaya gideceğim ve orada gün batımını seyredeceğim... Ve ülkemin içine sokulmaya çalışıldığı hali unutmaya çalışacağım... Ve bizi germeye çalışanları bu şekilde protesto edeceğim...

   4602 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Temmuz 2008, Salı   Her yolun bir sonu vardır
29 Mayıs 2008, Perşembe   Kıbrıs konusunda doğru yoldayız
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Taşınması zor bir yük: Umut
30 Nisan 2008, Çarşamba   Biraz daha az konuşsak
18 Şubat 2008, Pazartesi   Rumlardan özür dilerim
08 Ocak 2008, Salı   Akıl, yolunu buldu
16 Ekim 2007, Salı   Diplomatik üstünlüğü korumak
12 Ekim 2007, Cuma   Bir şey yapmalı
05 Ekim 2007, Cuma   Yasa'ya sahip çıkalım
20 Eylül 2007, Perşembe   Bir adım atsınlar


Yorum Sayısı:   15
  Evrim Benzetsel         - Lefkoşa 18 Mayıs 2007, Cuma 05:47 
Süleyman abi al beni da götür giderkan.. Ben da bıktım artık bunlardan :) off bir da şeftali yi addıkmı mangalın üsdüne. peeee. aha canım çekti :) Bizi kurtaran 63 den 74 e kadar 11 sene aç susuz direnen mücahittir mi desek acaba da sustursak bunları... Saygılar
  Yilmaz turali         - kitchener ontario kanada 16 Mayıs 2007, Çarşamba 08:21 
Suleyman arkadasim 1973 yilindan buyana Kanadada kithener sehirinda yasiyorum buralardada turkiyeden bircok vatandaslarmiz vardir neyazikki cesit turlu sohbetlermizde sonuc ayni Bizler gittik sizi kurtardik evet kurtulduk buna minettariz fakat benim her zaman sordugum ve cevap alamadigim sorular sunlar Kibrisi kurtarmaya 70 milyon mu gitti? ikinci sorum kimse evinin bahcesine baskasinin cadir kurmasini istemezdigilmi? Turkiye kibrisa cikmasa neolurdu? osca kaliniz esenlikle kaliniz
  hasan ilkman         - lefkosa 05 Mayıs 2007, Cumartesi 07:44 
memleketin vaziyetini bu kadar güzel anlattıgınız için
tebrik ederim.insanlar biri biriyle her konuda kavga ve anlaşmazlık içinde.
  zalhe         - gırne 02 Mayıs 2007, Çarşamba 19:39 
cok cok guzel bır yazı yazdınız tebrık ederım aynen bızlerde usandık bu dedıklerınızdenn
ınanın bu hafta sonu sızı dınleyıp kendımızı karpaza atacagız tebrıkler
  plastik         - kktc 28 Nisan 2007, Cumartesi 02:24 
Dunyada politik ya da eleştirel düşünceyi popüler kültür veya mistisizm yerine politika ile depolitize eden sadece bizim cemaatimiz galiba.
  Derfel Cadarn         - New York 19 Nisan 2007, Perşembe 17:46 
Ozgun kardesin etrafina bakip da bulamadigi eskiden kalma tanidiklar veya degerler, kendi yorumunda sikca kullandigi 'Kibris'im' kelimesinin birinci tekil sahis iyelik eki 'IM' ile sirra coktan kadem basmislar.
  Sevilay Sadıkoğlu         - Lefkoşa 17 Nisan 2007, Salı 17:33 
Sevgili kardeşim, "desem mi" diye diye aslında hepimizin demek istediklerini ne de güzel söyledin... Ben de acaba bir "halk korosu" kursak mi diyorum acaba? Veya "demek istediklerimiz ama diyemediklerimiz" adlı bir kitap mı yazsak? Ne dersin?
  ergun ilseven         - melbourne 13 Nisan 2007, Cuma 09:32 
eger sahsi menfaatleri bir tarafa birakip ulkenin menfaatlerini benimsemezsek daha cok yazar cizeriz
  ismail         - lşa 13 Nisan 2007, Cuma 02:57 
sen bırak bu yazma işlerini..mi desem
  Inanc Cicek         - Lefkosa 12 Nisan 2007, Perşembe 22:05 
Zevkle okudum. Okudukca icimdekileri ne guzel dile getirmis Suleyman Bey diye dusundum.Bekledigimiz huzur dolu gunler gelecek. Icimizdeki sonsuz kavga sona erecek.Bunu isteyen Suleymanlar cogaldıkca....
  Özgün Olguner         - Lefkoşa 12 Nisan 2007, Perşembe 22:04 
1997 yılında birçok arkadaşım ile birlikte, içimi dolduran büyük bir heyecanla Ankara/ODTÜ ye mimarlık okumak üzere yola çıktım. Üniversite yılları boyunca devletimizin verdiği burs ile okudum, gerçi kardeşim de ayni okulda ayni bölümde okuyor ama bu burslar nedense kırpıla kırpıla yok denecek düzeylere düştü iyice...
Uzun bir Üniversite hayatından sonra içimde büyük bir heyecan ile evime, "Güzel Kıbrıs'ıma" geri döndüm. Kıbrıs'ın durumunu uzak kaldığım yıllarda gözümde mi çok büyütmüşüm, yoksa durum hep ayniydi de ben mi geç farkettim bilemiyorum ama bildiğim tek bir gerçek var, Kıbrıs benim hayallerimde yaşattığım, Üniversitede arkadaşlarıma ballandıra ballandıra anlattığım Kıbrıs değil. Hani Yavru Vatan derler ya, aynen öyle olmuş ama Sanayisi ile Kalkınma düzeyi ile değil de resmen geriye kalan tüm kötü yönleri ile...
Sonra dönüp de benim ile birlikte okumaya gelen, toplandığımızda Kıbrıs'a dönünce neleri başaracağımızı, neleri değiştireceğimizi ve Kıbrıs'ımızı nasıl daha ileriye götüreceğimizi, sabahlara kadar süren ateşli sohbetler ile tartıştığımız arkadaşlarıma bir baktım ama kimseyi göremedim. Yoklar. Bu ülkenin burslar vererek en iyi okulların en iyi bölümlerine gönderdiği, ileride bu ülkenin beyin ve bilgi bankasını oluşturacak arkadaşlarımı bulamadım. Ya gelmiş ve benim gibi gerçek yüzlerine ağır bir tokat vurmuş ve kaçmışlar, yada bu gerçeği zaten gelmeden görmüş ve hiç dönmemişler.
Özetle yazınızda değindiğiniz tüm noktalara katılıyor, yaşıyor ve üzülüyorum ama sorun da bu ya üzülmek yetmiyor. Dünyaya at gözlükleri ile bakmaya alıştırılmış alkolik ve uyuşturucu bağımlısı bir gençlik, yemek artıklarının etrafına üşüşen oğul oğul sinekler misali mevki ve koltuk kavgasında bir "yetişkin" ler ordusu ve halkı aydınlatıp doğru yolu göstermeye çalışan bir avuç idealist. Yazılarınızı okuyor, size hak veriyor, Hükümete, Devlete, Siyasilere sövüyor sonra gazeteyi kapatıp ya saat 11 olmuş eve gideyim nasıl olsa memurum diyorlar, yada siyasilerden tanıdık dayılarını eniştelerini arayıp "belediyeye personel alacaklarmış ..." diyorlar. Diyeceğim şu ki, dışarda suçlu aramayın suçlular yine bizleriz.
  hakan özoğul         - lefkoşa 12 Nisan 2007, Perşembe 00:08 
size katılmamak mümkün değil.ama umarım sizle farklı görüşte iktidarlar döneminde de aynı yazıları yazabilcek objektivitede olabiliriz.
  osman         - girne 11 Nisan 2007, Çarşamba 05:08 
yazınızı ilgiyle okudum ve bu gerçekleri okurken gerildiğim, evet haklısınız dediğim ve tebessüm ettiğim anlar oldu. ama yazınızın son paragraflarında gözlerim dolarak okudum.. ben yurt dışında okuyan bir öğrenci olarak her kıbrısa geldiğimde mutlaka büyük bir zevkle gidiyorum... altınkumda en az 2 saatimi geçiriyorum.. ama altınkumun bile parsellenip parsellenip yabancılara peşkeş çekildiğini her yerden duymak beni kahrediyor... ben sizin yaşınıza geldiğimde güzel Kıbrıs'ımda gidebileceğim bir karpaz bulabilecek miyim?
  Mustafa         - Hamburg 10 Nisan 2007, Salı 19:18 
Sayin Ergüclü,

sabah sabah canimizi cektirdiniz. Güzelim Karpaza, Altin sahile, o masum bakisli eseklere biz de gidebilsek keske. Bir de taze sokan baligi varsa...Halen bu zevki yasayabiliyorken yasamak lazim. Bu güzellikler kalici degil, bu anlayisla hepsini kaybetmeye mahkumuz ne yazik ki...

Saygilar
  SIRADAN         - YENIERENKOY KARPAZ ARASI 09 Nisan 2007, Pazartesi 19:07 
SAYIN SULEYMAN BEY ,
YAZINIZI BUYUK BIR ZEVKLE OKUDUM . ASLINDA KARPAZI KAFANIZI DINLENDIRMEK ICIN SECTIGINIZE COK
SEVINDIM .BURDA KARPAZ ESEKLERI ILE IC ICE YASAMANIN ZEVKINI COK IYI BILIYORUM.ARALARINDA YASAMANIN ZEVKINE DOYUM OLMAZ.
SIZI TANIMAYANLARI DA BEN SIZE TANISTIRIRIM.BUNLAR SANKI BIRSEYLERIN FARKINDA GIBIME GELIYOR . BUNLAR GALIBA BIZDEN .
SELAMLAR


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital