Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Hükümeti AP' ye şikâyet ettim

Süleyman Ergüçlü

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Temmuz 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Önceki akşam Goethe Enstitüsünde, Kıbrıs'ı ziyaret etmekte olan Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyeleriyle görüşme imkânı bulduk... Kendileriyle Kıbrıs sorununu konuşmadım... Çünkü zaten resmi makamlarımızdan bu konuda gereken bilgileri almışlardı... Dolayısıyla doğrudan çevre konularına girdik.. Kendilerine Karpaz'a elektrik götürme projesini anlattım... Zaten olayı biliyorlardı... Ama yine de hassasiyetle dinlediler...

Türk kökenli AP üyesi Cem Özdemir olaya özel ilgi gösterdi... Grubun başkanı Monica Frassoni endişelerimizin tümüne katıldığını söyledi... Konuyu, AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu üyesi ve Çevre'den sorumlu üyesine aktaracağını ve ayrıca konuyu Avrupa Parlamentosu organlarında da gündeme getireceğini söyledi...

Frassoni'ye, "Karpaz'da kaybedeceğimiz eşekler, kaplumbağalar ve endemik bitkiler sadece bizim değil, aynı zamanda sizin ve tüm dünyanın değerleridir" dediğimde, "haklısın... Bunları korumak için var gücümüzle mücadele etmeliyiz" dedi... Frassoni, masum gibi görünen "Karpaz'a elektrik götürme" gibi projelerin ne gibi yıkımlara yol açabildiğinin birçok örneği olduğunu, bu projenin kesinlikle durdurulması gerektiğini belirtti...

Monica Frassoni'ye ayrıca, kendileriyle konuşurken risk aldığımı bildiğimi, çünkü bizim buralarda kendi yöneticilerimizi "yabancılara" şikâyet etmenin çok ayıp karşılandığını söyledim ve devam ettim: "Ben kendimi Avrupalı hissediyorum ve siz de Avrupa Parlamentosu üyesi olarak benim temsilcilerimsiniz... Dolayısıyla bu konuyu sizinle ele almaktan ve sizden konuyu Avrupa Parlamentosuna taşımanızı istemekten hiç çekinmiyorum" dedim...

Frassoni'ye bir de başka konudan bahsettim... Karpaz'la ilgisi olmayan ve hemen hemen tüm yabancı misafirlerin yaptığı bir hatadan söz ettim... Ziyaretleri sırasında gidip Ahmet Yönlüer'le de görüşmüşler... "Neden?" diye sordum... Cevabı aslında biliyordum: "Güney'de Başpiskopos'la görüştük, Kuzey'de de sizin dini liderinizle..."

Monica Frassoni'ye anlattım: "Sayın Bayan, Güney'de bir Başpiskopos var (keşke olmasa) ve dini liderdir... Ancak bizde dini lider diye bir şey yok... Kıbrıs'lı Türklerin dinle bağlantısı, Tanrı ile kul arasında olan ilişki ile sınırlıdır... Sayın Yönlüer camilerin bakımı, imamların hocaların yönetilmesinden sorumlu dairenin müdürüdür... Hatta Sayın Yönlüer'in başına sarık takıp, sırtına cüppe giyerek sizinle görüşmesi sahtekârlıktır... Siz de bu oyunu seviyorsunuz ve oynuyorsunuz... Biz Kıbrıs'lı Türkler bundan çok rahatsız oluyoruz" Frassoni sadece "sizi anlıyorum " dedi... Ama anlaşılan o ki Batılılar bu dini lider kavramını seviyor ve kullanmaya devam edecekler... Anlaşılan Yönlüer de bu oyunu seviyor... Sarığını cüppesini takıp "dini lider" sahte görüntüsüne bürünerek oyunu oynuyor...

***

Ve bu görüşmeden sonra Gençlik Gücü spor kulübünün dayanışma gecesine gittim... Oradaki tabloyu görünce mutluluktan gözlerim doldu... Eski Başkanlar oradaydı... Yeni yöneticiler de oradaydı... Tüm tartışmaları geride bırakmışlar, medeni bir şekilde GG'yi nasıl ileriye götürebiliriz düşüncesiyle hareket ediyorlardı...

Başka kim mi vardı... GG'li olan ama adı hiç bilinmeyen taraftarlar vardı... GG'ye gönül verenler vardı... Dayanışma gecesini düzenleyenleri kutlamak gerek... 2-3 gün gibi kısa bir sürede böyle başarılı bir birliktelik yaratmak kolay değil... Ama işin sırrı şu: GG'liler dirildi, toparlandı ve ayağa kalktı... Çok iddialı olmayayım ama seneye birinci lig bizi beklesin...

   1309 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
01 Temmuz 2008, Salı   Her yolun bir sonu vardır
29 Mayıs 2008, Perşembe   Kıbrıs konusunda doğru yoldayız
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Taşınması zor bir yük: Umut
30 Nisan 2008, Çarşamba   Biraz daha az konuşsak
18 Şubat 2008, Pazartesi   Rumlardan özür dilerim
08 Ocak 2008, Salı   Akıl, yolunu buldu
16 Ekim 2007, Salı   Diplomatik üstünlüğü korumak
12 Ekim 2007, Cuma   Bir şey yapmalı
05 Ekim 2007, Cuma   Yasa'ya sahip çıkalım
20 Eylül 2007, Perşembe   Bir adım atsınlar


Yorum Sayısı:   5
  Aziz Kent Kitop Fahri Baskani         - Cennet Lapta 14 Temmuz 2007, Cumartesi 03:03 
Kibris Gazetesinin 18 kurulus
Yildcnumunde sizi ve tum gazetede calisanlari kutlar sayin Asil Nadire de boyle ciddi ve turizme destek veren
guzel bir gazete oldugunuz ucun tesekur ederim
  Levent         - L/sa 11 Temmuz 2007, Çarşamba 16:59 
Süleyman Abi...

Yazınızda dokunduğunuz iki konu da enfes...Her iki konuda da görüşlerinizi paylaşıyorum...Hem Karpaz'a elektrik getirilmesi ve hem de Yönlüer konusunda...

Ancak bu iki konuda da bir iki eklenti yapmadan geçemeyeceğim:
1. Karpaz'a elektrik getirilmesi tam anlamıyla bu bölgelerdeki emlakı bir süreden beridir ucuza yağmalayan yabancı spekülatörlere ve onların yerli işbirlikçilerine rant sağlamak için bir girişimdir...Ancak maalesef şikayet ettiğiniz Avrupa Birliği organları bu konuda herhangi bir etkili eylem yapabilme güç ve iradesine sahip değildir. Ozan Ceyhun size AB Haber'deki makalesinde zaten gereken yanıtı vermiş. (10.7.2007).Şöyle diyor: "Elbette Avrupa Parlamentosu nezdinde koşturmak önemli. Ama bu "parlamentoya" verilen önemin AB'nin motor ülkelerinin başkentlerinde "bazen bir yerel parlamentodan sonra bile geldiği" gerçeğini de bilmek lazım.

"Büyük umutlarla" sorunların hatta Karpaz'daki "eşeklerle ilgili" şikayetlerin anlatıldığı Yeşiller elbette önemli bir siyasi hareket. Ancak şu anda AB başkentlerinde Yeşiller'in "hiç bir rol oynamadığını" bilmek de önemli."

Bu görüşe aynen katılıyorum...Yani kısacası, KKTC'de doğanın bekçiliğini yapmak, bu ülke insanına ve sivil toplum örgütlerine kalmıştır. Ya biz başarırız ya da elimizde kalan son doğa parçası da uçup gider...

2. Yönlüer konusunda ise dikkatinizi mutlaka çekmiştir. Yönlüer ile yabancıların teması yeni hükümet kurulmasından sonra başlamıştır.Yönlüer'in bu hükümetin kurulmasındaki etkisi yabancıları bu ülkedeki gerçek erk sahibiyle görüşmeye itmiştir...Yoksa onu çok fazla dini lider olarak gördüklerinden falan değil.Sadece bakanlar falan gibi pek de siyasi karar erkine sahip olmayan kişiler yerine, perde gerisinde duran erk sahibiyle görüşmek istemektedirler.Amerikalıların tipik tavrı budur..Avrupalılar da onları taklit etmektedir..Ancak durum bu da olsa, diğer Daire Müdürlerinden daha fazla bir hak ve yetkiye sahip olmayan bu kişiyle görüşmeleri Kıbrıs Türklerinin statülerine de oldukça zarar vermektedir..Din İşleri Dairesi artık Müftülük falan değildir..Müftü diye bir yasal sıfat da yoktur...Müftülük, Kıbrıs Türklerinin cemaat statüsünü sembolize eder...Müftülük ve dini liderlik Cemaat statüsü çağrışımı yapar…Oysa artık Kıbrıs Türkü bir HALKTIR..Hem de LAIK ve demokratik bir halk...Müftülük ve müftülüğü sembolize eden sıfat ve işaretlerin kullanılması ve üstelik Kıbrıs Türk Halkını temsil amaçlı kullanılması tam anlamıyla dediğiniz gibi bir SAHTEKARLIKTIR...Bu hiçbir zaman hoş görülemez..Üstelik bu konuda en hassas olması gereken devlet yetkilileri ve özellikle de laik tavrundan kuşku duymadığım Cumhurbaşkanı maalesef bu duruma seyirci kalmakta ve teşvik eder bir tutum takınmaktadır...Bütün bunlar bir yana, adı çeşitli söylentilere karışmış ve uygunsuz bir yöntemle kayıt yapılmış dahi olsa kendi sesi olduğu aşikar bir tarzda bir Bakana galiz küfür ve hakaret eden, bu nedenle de bir dinsel figür olarak da artık zerre kadar saygı duyulmayan bu kişinin yapacağı temastan kime hayır gelir? Şimdiye kadar hakkında "gereği"nin yapılmaması maalesef bu hükümetin en büyük utançlarından biridir...

Sevgilerimle...
  badik         - Magosa 10 Temmuz 2007, Salı 19:17 
Dinini ve dini liderini küçümseyip, önemsemeyen, bir Kur'an suresini ezbere bilmeyen, mezar ziyaretinde buğu yakıp tütsü yapan, hristiyanlıkla müslümanlık arasında sıkışmış ne peygamberini ne dinini bilmeyen toplumların sonunun hiç de hayırlı olmayacağına inanıyorum. Bence dininize ve dini liderinize sarılın, küçümsemek, cüppe sarık gibi sembollerden utanmak yerine değerlerinizi öğrenip sahip çıkın...
  savrun barı         - İSTANBUL 10 Temmuz 2007, Salı 00:15 
Sayın Ergüçl








1957 de !Sümerbank!
Hamburg Genelmüdür'lüğüne
ataman rahmetli Babam
Dr.Sedat Barı ile Almanya 'ya
çıkıp
1988 de rahmetli
Cem Karaca ile Türkiye'ye
Dönmüş.olan İnsan'ım.
1971 de WDR Köln TV'sinde Sunucu ve Araştırmacı olarak, İşhaya-
tına atıldım. Rahmetli
Örsan Öymen Ve Can Akbel ile
çalışma Ayrıcalığını yaşadım.
Asil Nadir Beyefendi'
nin 1983' sonrası Türkiye'
mize ve Kıbrıs'ımıza nice
Çağa-Yakışır Hizmetler vermiş
olduğunu görenlerdenim.
Benim en değerlisisi saydığım
Hizmeti 'VESTEL' dir. Çünkü
Ülke'miz bir Doğu-Alman Beyaz-Eşya'sından daha düşük
kalitede üretim de
bulunuyordu.
Dolayısı ile bana kısa
gelen Yıl'lardan buyana
Asil Beyefendi' ye Türkiye'den bir Ses olmak
istedim.Biliyordum ki Çağ-
Atlamaları İnsani-Değerler
Alt-Üst'lüğünü de beraber-
inde getirir.Ve bu Allak-
Bullak Zaman'larda
Vefa= Vefa Boza'sı
İnşallah Çocuk'larımız
Vefa'yı EU 'dan öğrenmek
zorunda kalmaz.!!!
Sayın Ergüçlü kısa bir
Süre önce
Dünya SU değerlendirme
Programı' nın Başkanı'lığına
bir Türkün atanmış olduğunu
duyunca heyecanlandım.
Dr. Olcay Ünver
Bu İnsan'ımız ' WWAP ' ın
Küresel Su Konu'larının
Koordinasyon'undan sorumlu
olan Kişi.
KIBRIS Gazete'miz
Neden Ses'ini bu Makam'a
duyuramasın ?. Fırsat'lar
ancak doğru değerlendirildik-
lerinde Fırsat değil midir?.
Bence Sesinizı
duyurmak isteğinizin uyanması
için hiçbir koordinasyon
gerekmez. Hiçbir Kimseyi
araya sokmadan bağlantıya siz
'KIBRIS' Gazetesi2nin
Genelmüdürü olarak niye
geçemiyesiniz.
Lakabınız olan
Yeşil-Ada'ya layık olmak, Siz
Medya Yöneticilerının de El'
inde değil midir?.
Allah'tan Kalem'inize
Umut.. Cesaret...ve Güç
vermesini dilerim.


İstanbul'dan
Saygılarımla



  ERDİNÇ ŞOFÖROĞLU         - LEFKOŞA 09 Temmuz 2007, Pazartesi 17:47 
Sn. Süleyman Ergüçlü,
Hükümeti Şikayetiniz konusunda sizi kutluyorum. Eğer risk aldığınıza inanıyorsanız, benim adıma 100 kez şikayet edin. Bu kadar önemli konuda 100 kez risk almaya razıyım.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital