Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Çanakkale'nin tarihsel önemi...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Mart 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çanakkale Zaferi'nin yıldönümü bugün... Ve mutlaka dudak büküp şu mealdeki yorumu yapacak olanlara rastlayacağız yine:

"Orada on binlerce genç insan öldü de, ne oldu? Gelibolu'dan püskürtülen itilaf devletleri birkaç yıl sonra Çanakkale Boğazı'nı hiçbir direnmeyle karşılaşmadan geçip İstanbul'a dayanmadı mı? Türk topaklarını işgale başlamadı mı?.."

Bu soruya çeşitli açıdan verilecek yanıtlar var...

Çanakkale'de ulusal bütünlüğün doruklarında yaratılan mucizevi direniş, 1919'da başlayan Türk kurtuluş savaşının moral kaynağını ve dinamizmini oluşturmuştu... Eğer Türk ulusunun yakın geçmişinde dünyaya parmak ısırtan bu destan olmasaydı, tüm vatan sathında o denli inançlı ve kararlı bir kurtuluş savaşı yürütülemeyecekti. Çanakkale, yıllar boyu bütün cephelerde yenilerek gerileyen bir ulusun moralinde yeniden tavan yapan olaydır...

Dahası, kurtuluş savaşının güneşi olan Mustafa Kemal efsanesi, Anafartalar'da doğmuştu... Çanakkale Zaferi'nde ününü doruğa çıkartan eşsiz bir komutana dönüşür Mustafa Kemal Paşa... Çanakkale destanı onun adıyla özdeşleşir... Çanakkale'nin kazanımı olan bu önderin arkasından tüm ulus birkaç yıl sonra özgüvenle yürüyecek ve tıpkı Çanakkale'dekine benzer mucizevi bir zafere ulaşacaktı...

* * *

1915'te sömürgelerinden topladıkları askerleri öne sürerek Gelibolu'ya yüklenir İtilaf Devletleri... Onların esas amacını da göz ardı edemeyiz... Trablusgarp ve Balkan savaşlarındaki panik ruhuna tanık olmuşlardır... Çanakkale'yi de kolay aşılacak bir engel olarak görüyorlardı. Sanıyorlardı ki, panik orada da sürecek ve Türk orduları önlerinde çil yavrusu gibi dağılacaktı. Çanakkale aşılınca ne olacaktı?... Çarlık Rusya'sının batıdaki müttefikleriyle dayanışması fiilen gerçekleşecek ve Bolşevik ihtilali önlenecekti...

Unutulmamalıdır ki, o dönemde Rusya'da sosyal, ekonomik ve kültürel etkenlerle büyük bir huzursuzluk başlamıştı. Günden güne büyüyen ve devrimci bir kadro tarafından çok iyi yönetilip yönlendirilen bu huzursuzluk, 1917 Bolşevik ihtilalinin sinyallerini veriyordu. Çar İkinci Nikola, Batılı müttefikleriyle güçlü bir iletişimi sağlayabilirse, hem ekonomik ve hem de askersel gücünü artıracak ve böylelikle devrimci dalgaları püskürtebilecekti.

Pek çok ülkede, pek çok halk hareketi Batılı emperyalist ülkeler ya da bu ülkelerin oluşturduğu paralı lejyonlar tarafından engellenmemiş miydi?..

İtilaf Devletlerinin aşılmaz Türk direnişi karşısında Çanakkale'de tersyüz edip geri dönmesi, Çarlık Rusya'sının devrimci dalgalar karşısında yalnız kalması sonucunu yaratır.

Lenin 1917'de Rusya'daki ihtilalini başarıya ulaştırır... Çanakkale'yi aşmayı başaramayan batı emperyalizmi, dünyadaki tüm dengeleri değiştiren güçlü Sovyet rejimini yıkabilmek için, 70 yıldan fazla yoğun uğraş verir...

1919'da Anadolu'da Türk Kurtuluş Savaşı başladığında, kendi devrimini gerçekleştirmiş ve Çarlık dönemine son vermiş bir Rusya vardır... Devletin yeni adı "Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği"dir... Artık Kemalist Türk devrimi o yönden tehdit altında değildir. Oysa çok yakın bir geçmişe kadar, Türklerle Ruslar tarihin ve bölgenin en kanlı savaşlarını yapmışlardı... Türk ulusu Sarıkamış'ta, Çar İkinci Nikola'nın bizzat cepheye giderek yönettiği bir imha saldırısının derin ve unutulmaz acısını yaşamıştı... Romanov Çarlık Ailesi'nin trajik sonu, acaba Sarıkamış "ah"ının ilahi bedeli miydi?...

* * *

Çanakkale savaşlarının Kıbrıslı Türkler üzerindeki duygusal etkisi de büyüktür. Kıbrıs Türk ulusal bilincinin ilk büyük ivmesi Çanakkale ile tetiklenir... İngiltere Gelibolu'da Türklerle savaşa tutuşunca, Kıbrıs'taki Türkler üzerindeki baskısını artırır... İngilizler esir aldıkları 1000 kadar Türk askerini Gelibolu'dan Kıbrıs'a getirip Mağusa'daki Karakol (bugünkü Gülseren) kampına kapatır... Bu esir askerlerle Türk halkı arasında hüzünlü bir iletişim oluşur o günlerde... Kıbrıslı Türkler, aşırı yoksulluklarına karşın, acımasız bir bakımsızlık içinde olan esirlere yardım etmektedir... Yerli halkla esir askerler arasındaki ilişkileri bahane eden İngiliz Sömürge Yönetimi, isyan hazırlığı yapıldığı gerekçesiyle yüzlerce Kıbrıslı Türkü tutuklayıp Girne Kalesi'ne hapseder... Kıbrıs Türk halkında ulusal bilincin uyanışı başlar...

Bu arada vatan özlemine dayanamayıp Karakol kampından kaçan esirlerin sayısı da az değildi. Kıbrıslı Türkler kaçaklara yardımcı olabilmek için örgüt oluşturur. Bir süre Türk evlerinde saklanan kaçaklar, daha sonra Beşparmak Dağları'na ulaştırılmaktaydı. Ergenekon köyünün üstünde "Esirler Mağarası" olarak anılan derin kovukta toplanan kaçaklar, oradan da ıssız sahile taşınıp teknelerle Anadolu'ya aktarılırdı...

"Paralı asker" olarak silah altına alınan Kıbrıslılar arasında Türkler de vardı. Diğer koloni askerleriyle birlikte bunlar Çanakkale'de ateş hattına sürülür. Önceleri nereye götürüldüğünü bilemez Kıbrıslı Türk koloni askerleri... Ne ki, karşılarındaki gücün Türkler olduğunu anlayınca silahlarını atıp cephe gerisine çekilirler... İnfial içindedirler... İngiliz komutanlar onları ancak cephe gerisi hizmete zorlayabilirdi... Ve öyle yaparlar...

Büyük Çanakkale Operasyonu, Birinci Dünya Savaşı ve sanayi devrimiyle yeni kazanımlar edinen Avrupalı kapitalist devletlerin ilk küresel paylaşım saldırısıdır. Çanakkale, dünyamızda sömürgeciliğin sonunu getirecek ve nice mazlum ulusa bağımsızlığın ilham ve güç kaynağını oluşturacak olan Türk bağımsızlık hareketinin çekilen tetiğidir..

Evrensel niteliği olan ve tarihin akışını değiştiren bu zaferin aziz şehitlerinin saygı ve şükranla anıldığı o çok özel gündür bugün...

   501 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   "KÖPEKLER GELDİ!.." (*)
07 Temmuz 2008, Pazartesi   AYRILAN YOLLAR... GEREKÇELER... MEDENİ CESARET...
06 Temmuz 2008, Pazar   Laforizmalar
05 Temmuz 2008, Cumartesi   HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...
04 Temmuz 2008, Cuma   44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'ta bir rüyayı yaşamak... (*)
01 Temmuz 2008, Salı   İngiltere tarihinden trajik bir sayfa...
30 Haziran 2008, Pazartesi   EKONOMİNİN DENGE UNSURU: EŞEL MOBİL...
29 Haziran 2008, Pazar   Laforizmalar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital