|
Seçtiği silahla, ürpertici soğukkanlılığıyla, karşısındakini aşağılayan sırıtmasıyla eşine ender rastlanan bir tetikçi... Bu adama "tetikçi" diyebilmek bile zor... Çünkü kendisini kiralayanlara da kıyıyor... Çalandan geri alıp getirmesi istenen paranın tümüne sahip olabilmek için, kendisini kiralayanları bile gözünü kırpmadan temize havale edebilen bir cani bu... Yazı tura atarak nedensiz yere insan öldürmek, onun keyif aldığı işlerden biri... Şimdiye dek sinema tarihinin tanık olduğu en özgün katil tipi...
İşte böylesine bir karakteri beyaz perdede o çarpıcı yorumuyla canlandırabildiği için İspanya'dan gelen Javier Bardem adlı yetenekli aktör NO COUNTRY FOR OLD MEN (İhtiyarlara Yer Yok) filmine damgasını vurarak "En İyi Yardımcı Aktör" Oscar'ını ülkesine götürdü. Yılın bu en sükseli filmi şimdi bizim sinemalarımızda...
Javier Bardem'in bileğinin hakkıyla aldığının dışında, filmin üç Oscar'ı daha var tabii ki... 'En iyi film', 'en iyi yönetmen', ve 'en iyi uyarlama senaryo' dallarında öteki Oscar'lar... Cormac McCarthy'nin 2003 yılında yayınlanan ve büyük okuyucu kitlelerine ulaşan aynı adlı romandan Coen kardeşler tarafından senaryolaştırılan ve perdeye uyarlanan bir film. "Cormac McCarthy'nin yarattığı karmaşık karakterler ve sembolik temalar, eserde öylesine geniş kapsamlıydı ki, kitap sayfalarının gücünü çarpıcı görüntülere ve ilginç diyaloglara dönüştürecek yönetmenin de en az McCarthy kadar zengin bir hayal gücüne ve dehaya sahip olması gerekiyordu" diye yazdı bir eleştirmen. Karakterlerin perdede can bulmuş hallerine bakınca bu yoruma hak vermemek elde değil. Her karakter son derece etkileyici bir tip. Özellikle de psikopat ruhlu Chigurh...
Öylesi bir romanın sinema uyarlaması için Hollywood'un her zaman birlikte çalışan ve enfes sinema ürünlerine imza atan iki gözde yönetmeni Joel ve Ethan Coen kardeşlerden daha iyisi bulunamazdı...
Coen'ler birer sinema dehası...Yönetmenliğe kara mizah klasiği "Blood Simple" ile başladılar.,. Ardından "Raising Arizona", "Miller's Crossing", "Barton Fink", Oscar ödüllü "Fargo", "The Man Who Wasn't There" ve "O Brother Where Art Thou?" gibi yaratıcılık başyapıtı sinema ürünleri geldi... Joel ve Ethan Coen, "No Country For Old Men"de de yine yeteneklerini o son derece çarpıcı sinema dilleriyle konuşturdular... Nasıl bir sinema dilidir bu?... Karmaşık olayları ve karakterleri bir yerde kesiştiren, oldukça detaycı, zeka pırıltıları taşıyan mizah içeren, aksiyona ve şiddete estetik kazandıran bir anlatım biçimi... Karşı konulması mümkün olmayan bu yeni filmlerinde Coen kardeşler işte bu anlatım biçimini alabildiğine coşkulu biçimde baştan sona sürdürüyorlar...
Filmin adı, şair William Butler Yeats'in "Bizans'a Yolculuk" adlı şiirinden kaynaklanıyor... Ülkede ihtiyarlara yer olmadığı, bu şiirdeki dizelerden birinde geçiyor... O ülke de İrlanda... Şiirin genelinde Yeats'in ülkesi İrlanda'yı terk edip sanatın ölümsüzlüğünün simgesi olan Bizans'a gidişi anlatılmakta...
Konuya gelince... Uyuşturucu dünyasının asla bağışlamayan gaddar ruhu, ilk sahneden son sahneye dek filmin tüm karelerinde yansıtılıyor... Öykünün cerbezeli odağında, ters giden ve çöl ortasında katliama dönüşen bir uyuşturucu ticaretinden geriye kalan 3 milyon doları rastlantı sonucu bulan, Josh Brolin tarafından yorumlanan Llewelyn Moss adlı bir geyik avcısı ile onun peşine düşen birbirinden farklı kişilikte iki adam vardır... Bunlardan birisi Javier Bardem'in canlandırdığı psikopat ruhlu katil Anton Chigurh, diğeri ise emektar aktör Tommy Lee Jones'un yorumladığı kasabanın güngörmüş, erdemli ve temiz yürekli şerifi Tom Bell. Ülkede yeri olmayanların temsilcisi, emekliliğin eşiğindeki bu şerif... Yangın söndürücüyü andıran pompalı bir aygıtı silah olarak kullanan psikopat katil ise, dışarıdan gelme bir yabancı, hayaleti çağrıştıran Latin kökenli bir tip...
Yönetmen koltuğunu paylaşan Coen kardeşler, bu üç karakter arasındaki etkilenişimin boyutlarını vurgulamayı oldukça iyi başarıyor. Spagetti Westernlerinin İtalyan üstadı Sergio Leone'nin tarzını anımsatan bir çalışma... Acelecilikten arınmış bir detaycılıkla, karakterlerin mimiklerini ve vücut dillerini ısrarla ön plana çıkarıyorlar. Konuya uyumlarıyla dikkati çeken Woody Harrelson ile Kelly MacDonald, filmin belleklerde iz bırakan öteki oyuncuları...
Şeytana uyma, baştan çıkma, hayatta kalma, gözden çıkarma ve feda etme... İşte bu kavramlar, gösterime girer girmez Coen kardeşlerin diğer filmleri gibi klasikleşmeye aday olan ve başyapıt konumuna gelen İHTİYARLARA YER YOK filmini böylesine çekici kılan unsurlar... Alabildiğine insana dair unsurlar... Filmde tabii ki aşk ve umut yansımaları da ihmal edilmemiş... Bu yansımaları üzerinde toplayan karakter ise Kelly MacDonald'ın yorumladığı Carla... Şeytana uyup para karşısında baştan çıkan ve geleceğini kumara basan eşine karşı son ana kadar sevdasını ve umudunu yitirmeyen tertemiz bir kadın... Öykü, kara mizahın yanında oldukça şiddet yüklü ve kanlı sahneler içeriyor. Coen kardeşlerin bugüne dek yaptıkları en kanlı film bu...
|