Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

EOKA gerçeği

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Nisan 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

EOKA Kıbrıs'ta İngiliz sömürge yönetimine karşı silahlı terör eylemini uzun bir hazırlık döneminden sonra 1 Nisan 1955'te başlatır. Rum tarafında 1 Nisan'ın her yıl EOKA günü olarak kutlanması bu yüzden. Aradan yıllar geçtikten sonra şimdi EOKA için bu tür kutlamalar yapılmasının anlamsızlığını itiraf eden çok sayıda Rum'a rastlamaktayız. Çünkü EOKA dünya yeraltı serüvenleri tarihine "Amacını gerçekleştiremeyen bir örgüt" olarak geçti. Adayı Yunanistan'la birleştirememiş olmasının yanı sıra başta Rumlar olmak üzere Kıbrıs'ta yaşayan insanlara büyük travmalar yaşatan bir terör örgütü. Sicilya'da Alman işgal kuvvetlerini kovma amacıyla kurulmuş olan Mafya daha sonra korkunç bir organize suç örgütüne dönüşerek Amerika'ya kadar uzanmıştı. EOKA saflarında kan dökmeye alıştırılan cani ruhlu birtakım insanlar da daha sonra Mafya benzeri dönüşümler sergileyerek Kıbrıs'ta dehşet verici kriminal ve siyasi olaylara imza atmışlardır. Bugün Güney Kıbrıs'ta EOKA milli bir kahramanlık ve bağımsızlık örgütü olarak anılıp özel günlerde anılıyorsa bunun gözümüze sokabileceği bir tek gerçek vardır. O da Rumlar arasında mantıksız ve kör şovenizmin hâlâ yaşatıldığı ve gündemde tutulduğu gerçeğidir. Kalıcı barışa muhtaç Kıbrıs'ın geleceği için umut kırıcı bir işaret.

***

Deneyimli gazeteci - yazar Makarios Druşotis EOKA üzerine en kapsamlı araştırmayı yapıp KARANLIK YÖN EOKA adlı kitabı yayımlamış Rum aydınıdır. Daha önsözünde bu dehşetengiz terör örgütü için belgelere dayalı şu gözlemini açıklar: "Bugün enosis (adayı Yunanistan'a ilhak) aldatıcı düş olarak kalırken taksim varolan bir gerçektir. EOKA mücadelesi soğukkanlılıkla değerlendirilirse başarısız olduğu net sonucu çıkar. Zürih - Londra anlaşmalarından kazançlı çıkan Türkiye ile Kıbrıs Türklerinin milliyetçi kesimidir."

Druşotis kitabında 1955 - 59 yılları arasındaki enosis mücadelesinin amacından nasıl saptırıldığını anlatırken Rum halkının iç düzenini allak bullak eden öyle portreler ve bunların tetiklediği öyle olaylar anlatır ki, ortaya çıkan tablo korkunç!.. Balığın baştan koktuğuna dair bir söz var ya; öncelikle EOKA'nın lideri Grivas maceracılık ve ikbal hırsı damarlarına işlemiş dengesiz bir adam. Kendisi Yunan ordusunda hizmet veren bir Kıbrıslı Rum'dur. İkinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan'ı işgal eden Almanlara yaklaşmış ve onların maiyetine girmeyi denemişti. Ne var ki Almanlar bu adamı işbirlikçileri arasına katmayı uygun bulmaz. İşgal altındaki ülkesinde işgalcilerin emrine girmeye heveslenen bu adam daha sonra Kıbrıs macerasında kanlı bir savaş açacağı İngilizlerin işbirlikçisi olmayı başarır. Yunanistan Alman işgalinden temizlenir. Bu kez ülkede kralcılarla komünistler arasındaki iç savaş başlar. İngilizler bu savaşta kralcıları bütün güçleriyle destekler. İngiliz gizli servislerinin komünistlere karşı kurduğu "X" adlı kralcı terör örgütünün başına getirdikleri kimdir dersiniz? Gerilla savaşlarında uzmanlaştırdıkları Grivas'ın ta kendisi!.. Bu dengesiz ve hırslı adam işte bu macerası sırasında İngilizlerden öğrendiği yer altı mücadele taktiklerini 1955-59 yıllarında Kıbrıs'ta İngilizlere karşı kullanır. Ama kanlı EOKA kampanyasında ortaya çıkan bir tablo var ki çok ilginçtir: Öldürülen Rumların sayısı terör kurbanı Türklerle İngilizlerin toplamından fazladır!..

Böyle bir tablonun ortaya çıkmasında Grivas'a iç savaş sırasında yapılan beyin yıkmanın önemi büyüktür. Azılı bir solcu düşmanı olarak yetiştirilmiştir. Tüm solcuları yok edilmesi gereken hainler olarak görmektedir. O nedenle terör kampanyası boyunca tetikçilerine tüm solcuları hedef gösterir. Böylece 50'li ve 60'lı yıllarda sürdürülen uluslararası soğuk savaşta komünist kıyımcılığının aleti haline gelir. Bu durum Rum halkı arasında bölünmelere yol açacak ve enosis hedefini erişilmez bir hayale dönüşecektir. Oysa Grivas'ın hedef seçtiği AKEL'ciler kendisinden çok önce enosisi benimsemiş ve bu yönde siyasi mücadele başlatmışlardı. AKEL 40'lı yılların sonunda Yunanistan'daki komünistlerle self-determinasyon yoluyla Kıbrıs'ta enosisin gerçekleştirilmesinde görüş birliğine varmıştı. 20 Şubat 1949'da AKEL tarafından "İngilizler gitsin - Yaşasın enosis" sloganıyla ilhakçı etkinlikler başlatmıştı. Yani Grivas'ın Kıbrıs'ta sahneye çıkmasından 6 yıl önce! Dengesiz adamın bu hatalara saplanarak Rum halkının bütünlüğünü bozmasında kuşkusuz ki İngiliz entelejansının da rolü var... İngilizler EOKA'nın kilit mevkilerine kadar adamlarını sokmayı başarmışlardı. 1970'te Yunan istihbaratı tarafından infaz edilen Polikarbos Yorgacis'in ve Cumhuriyet kurulduktan sonra sürgüne gönderilen istihbaratçı polis komutanı Lagodondis'in İngilizler hesabına çalıştıklarına dair ciddi kanıtlara rastlandı. Bu kanıtlardan Makarios Druşotis'in kitabında da söz edilmektedir.

***

Kuşku yoktur ki EOKA saflarında sırf milliyetçi duygularla hareket etmiş ve bu uğurda yaşamlarını kâh idam sehpalarında, kâh silahlı müsademelerde kaybetmiş idealistler de vardı. Ama Druşotis'in kitabında belgelediği kan dökmekten zevk alan ve EOKA'nın gücünü kendi çıkarları için kullanan gangster ruhlu sadist birtakım kişiler bu idealistlerin mücadelesini de gölgelemişti. Türklere yönelik saldırılar bir diğer önemli taktik hatadır.

Savunmaya geçmek zorunda bırakılan Türk halkının örgütlü direnişi enosise giden yolun tıkanmasındaki başlıca etken olacaktı. 1958 yılında EOKA'ya karşı TMT'nin devreye girmesi Grivas'ın hayallerini tuzla buz etmekle kalmadı. Enosisi siyasi mücadeleyle gerçekleştirmeyi hedefleyen Rumların da önünü kesti. Silahlı kampanyası boyunca EOKA toplam 506 kişi öldürdü. 1260 kişiyi de yaraladı. Öldürülenlerin 278'i Rum, 142'si İngiliz ve 84'ü de Türk'tür. EOKA uzantılarının 1974'te Yunan cuntasının darbeci birlikleriyle giriştiği iç savaşın sonuçları ise Rum halkı için 50'lerdekinden ve 60'lardakinden daha ölümcül olmuştur. Rumlar işte böyle bir örgütün faaliyete geçiş yıldönümünü kutluyorlar. Oldukça trajikomik bir ritüel!..

(ARŞİVİMDEN)

   378 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   "KÖPEKLER GELDİ!.." (*)
07 Temmuz 2008, Pazartesi   AYRILAN YOLLAR... GEREKÇELER... MEDENİ CESARET...
06 Temmuz 2008, Pazar   Laforizmalar
05 Temmuz 2008, Cumartesi   HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...
04 Temmuz 2008, Cuma   44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'ta bir rüyayı yaşamak... (*)
01 Temmuz 2008, Salı   İngiltere tarihinden trajik bir sayfa...
30 Haziran 2008, Pazartesi   EKONOMİNİN DENGE UNSURU: EŞEL MOBİL...
29 Haziran 2008, Pazar   Laforizmalar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital