Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da
Finalin adı MTG-Yeniboğaziçi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"Kanser Erken Tanı" çökertildi... Gerisi palavra !..

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ürpererek izliyoruz... "Kanser Haftası" dolayısıyla ortaya konulan etkinliklerde bu menhus hastalığın ülkenin en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldiğinin altı kalın çizgilerle çizilmekte...

En başta Sağlık Bakanı Eşref Vaiz ve sonra diğer ilgililer, bu ölümcül fırtınanın hızının erken tanı sistemiyle kesilmemesi halinde ölüm olaylarının artarak süreceğini açıklamakta...

Evet; kanserde erken tanı çok önemli... Bunu bilmeyen yok... Ama Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ndeki Erken Tanı Merkezi'nin çökertildiği de, en az, şu dur-durak bilmeyen kanser olaylarımız kadar acı bir gerçek...

Bu acı gerçek bilindiği ve gazete sayfalarında da vurgulandığı halde ilgililerin kayıtsızlık göstermesi ve bu çöküşü oluruna bırakması toplumsal sağlık açısından dehşet verici bir paradoks...

Ve bu paradoks ortada durduğu sürece şimdi gerek "Kanser Haftası"nda ve gerekse diğer günlerde kanserin hızının kesilmesine dair söylenen ve söylenecek olan her şey PALAVRA olmaktan öteye geçemiyor...

Kanser salgınının hızını kesmek gerektiğine dair söylemlerinde eğer dürüst iseler, Kanser Erken Tanı Merkezi'nin çökmesine neden duyarsız kalıyor bu sayın ilgililer?

Daha önce de yazdım ama sayın ilgililerin ilgisini çekemedim. İlgililerin kanserin dehşetini anlatıp durduğu bu günlerde bir kez daha vurgulama ihtiyacındayım:

Her hastalığı başladığı noktada belirleyip durdurmak çok önemli... Hele kanserde, bu olay yaşamsal derecede önemli... Geç tanı, insanlarımızın göz göre göre kaybedilmesinin yanında, ailesel ve devletsel bütçeyi de sarsmakta... Çünkü kanser tedavisi çok pahalı bir olaydır. Bırakınız aileleri ama devletin bile çoğu zaman kanser tedavi masraflarını karşılayamaz duruma geldiği ülkemizin acı gerçeklerindendir... Kanser hastalarımız, tedavi olabilmek için aileleriyle birlikte sınırlarımız dışında perişan ve bedbaht olmaktadır...

* * *

Hal böyleyken, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi'ndeki "Kanser Erken Tanı Merkezi"ni işlevsiz duruma getirmek hangi akla hizmet etmektedir?.. Toplumsal boyutta yaşamaya başladığımız bu skandal da mı kahrolasıca rant hırsından kaynaklanıyor?.. Ah bu rant hırsı!..

Dehşet bir şey gerçekten!.."Erken tanı olmasın, kanser olayları alıp başını gitsin ve biz de bu felaketin kaymağını yiyelim" paranoyası ürpertici... Çağdışı... Sağlıkla ilgili hiç kimsenin ve hele "Hipokrat Andı" içmiş olanların kişiliğine, misyonuna ve vicdanına yakıştıramıyorum. Hatta sağlıksız ve hasta bir düşünce şeklidir diyorum bu... Gelin görün ki, çağdaşlığı ile övündüğümüz "Kanser Erken Tanı Merkezi"ne çelmeler, yine sağlık sistemimizin içinden atılmaktadır...

Gittikçe yaygınlaşan ve kalıtımdan olduğu kadar kontrol dışı çevresel sorunlarımızdan ve yaşam biçimimizle beslenme tarzımızdan da kaynaklanan kanserin ne zaman kimin kapısını çalacağı belli mi?.. Yoğunlaşan kanser olaylarını tatlı bir rant kaynağı olarak görenlerin de kapısını çalabilir o büyüyen tehlike...

Devlet Hastanesinde büyük umutlarla, halkın, Türkiye'nin ve çeşitli hayır kurumlarının katkılarıyla yaratılan o çağdaş sistem işte artık çökmek üzere...

Korkarım ki yakında "Kanser Erken Tanı Merkezi" levhası da oradan kaldırılır. Çok yazık!.. Bu durumlara gelmemeli, ileriye dönük adımlar geriye çark etmemeli...

Durum elem verici... İlk kurulduğunda çok yoğun bir tempoyla çalışan Merkez, kadınlara hizmet verilememesinden sonra tenhalaştı. Derken erkeklere verilen hizmetler de aksamaya başlayınca, tenhalık oralarda iyiden iyiye arttı...

* * *

Bu üzücü durum cihazların kullanılmayıp atıl duruma getirilmesinden ve Merkeze inatla yeterli kadro verilmemesinden kaynaklanıyor. Sayın Sağlık Bakanı'nın sözünü ettiği sağlık reformu bu mu?... Bilinçli tavırlarla "Kanser Erken Tanı Merkezi"ni işlevsiz duruma getirmek!.. Alın size işte, sağlık reformu!.. KKTC usulü bir reform!..

Erken tanıda önem taşıyan pahalı ve duyarlı cihazlar, doktor ve eleman yokluğundan kullanılamaz duruma geldi... Çürümeye terk edildi bunlar... Güney Kıbrıs dahil, bir benzeri günümüzdeki pek çok hastanede bulunmayan Mamografi cihazının üstüne kefen gibi beyaz bir örtü atıldı. Aylardır o örtü kaldırılmıyor... Ve aylardır bu duyarlı cihaz toplumsal hizmette bilinçli olarak, ilgili ve yetkili makamların bilgisi dahilinde devre dışı tutuluyor. Kimi doktor Mamografi'den çıkan sonuçları okumayı reddediyormuş!.. Bunu hangi vicdana ve hangi reformcu kafaya sığdırabilirsiniz?.. Hele de kanserin ortalığı kasıp kavurduğu bu ülkede?

Üstelik sağlık sistemimizin içinde cihaz eksikliğinden dem vuranlar var. Eldeki paha biçilmez manevi değere sahip cihazları kullanmayı mamur ettiler de!..

Atıl durumda tutulan bu yaşamsal cihazların büyük bölümü ve "Kanser Tanı Merkezi"nin çeşitli donanımının finansmanı, vatandaş bağışlarıyla oluşturulan "Teçhizat Fonu"ndan karşılandı. O fonda toplanan paralar yerinde ve amacında kullanılsa, iki tane daha çağdaş tanı merkezi kurmak mümkündü. Ne ki, vatandaş katkılarıyla oluşan fondaki birikimler amacı dışında har vurulup harman savrulmakta... Meydanı boş bulan kanser de, halkı vurup harman savurmaktadır haliyle...

Menfaat çatışmaları, rant hırsı, çekememezlik, sistem içindeki kısır döngüler, basiretsizlik, neme lazımcılık, vizyonsuzluk!.. Sayın sayabildiğiniz kadar!..

Oysa "sorumsuzluk" olayında gelip bütünleşen tüm bu olumsuzluklar, gün gelir bunda sorumluluk taşıyanları da bulup vurur. Sağlık her şeyin üstünde tutulmalı...

Ey ilgililer!.. Çökerttiğiniz "Kanser Erken Tanı Merkezi", halkın alın terinden gelen helal paralarla oluşturuldu... Helal birikimlerden gelen bir sağlık kurumunu çökertenlere bu halk hakkını helal etmez. O duyarlı sağlık merkezini, lütfen tüm işleviyle ve en verimli biçimde halka yeniden kazandırınız. Ve hatta yanına yeni merkezleri de ekleyiniz... "Kanser Haftası"nda palavrayı bırakınız da, asli sorumluluklarınızı ve duyarlılıklarınızı takınınız...

   412 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Temmuz 2008, Pazar   Laforizmalar
05 Temmuz 2008, Cumartesi   HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...
04 Temmuz 2008, Cuma   44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'ta bir rüyayı yaşamak... (*)
01 Temmuz 2008, Salı   İngiltere tarihinden trajik bir sayfa...
30 Haziran 2008, Pazartesi   EKONOMİNİN DENGE UNSURU: EŞEL MOBİL...
29 Haziran 2008, Pazar   Laforizmalar
28 Haziran 2008, Cumartesi   Nezire Gürkan'dan mektup: O unutulmaz şölene dair....
27 Haziran 2008, Cuma   GAGAVUZYA... KOD ADI "AKA"... DÜŞÜNCE KULÜBÜ... SU...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital