Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

LAÜ... LA İLAHE İLALLAH!..

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   18 Nisan 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Lefke Avrupa Üniversitesi ile KTOEÖS arasında başlayan ve 24 Nisan'a ertelenen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, bu kurumdaki temel sorunların çözümlenebileceğine dair güvence veremiyor...

Üniversitenin özellikle de Lefke için umut olduğunu ve bu umudun söndürülmemesi adına herkesin duyarlılığını takınması gerektiğini belirten yazım, çeşitli yankılar getirdi bana...

Bu yankıların içinden kimisini olumlu, kimisini olumsuz olarak algıladım.

Olumlusuna da olumsuzuna da teşekkür ederim.

Lefke'den ve Güzelyurt'tan gelen bazı mesajlarda aşırı ve hatta zarar verici bir sahiplenmenin psikozunu duyumsamamak olanaksız...

O mesajlardaki hava "Bu üniversite bizim. Yararlanması gerekenler de biziz" yönünde.

Dahası bazı mesajlarda Lefkeli ile Güzelyurtlu'nun paylaşım kavgasını da sezinledim. Açıkçası, LAÜ olanaklarından kim daha fazla rant elde edebileceğinin peşinde.

Oradaki kardeşlerim, bu psikoz içinde didinip dururken, altın yumurtlayabilecek tavuklarını yitirmek üzere oldukları gerçeğini pek ırgalayamıyorlar.

Meftaya dönüşecek olan LAÜ'den kelime-i şahadeti duyabilirler bu gidişle..

"La ilahe ilallah ..."

Benden uyarması...

* * *

Lefke Avrupa Üniversitesi'nde çocuklarını okutan aileler son derece tedirgin. Çocuklarının başka üniversitelere yatay geçişini sağlamak için harekete geçtiler...

Türkiye'deki aileler rahatsızlıklarını TC Dışişleri Bakanlığı'na bile yansıttılar... Oradan da bizim ilgili makamlarımıza ulaştırıldı bu rahatsızlıklar.

LAÜ olayıyla ciddi olarak ilgilenip de bu gelişmelerden bilgisi olmayacak kişi tahayyül edemiyorum ben...

Başta Rektörlük, sonra mütevelli heyeti, arkasından Lefke ile Güzelyurt'un aydınları, yetkilileri, politikacıları, sivil toplum örgütleri mutlaka LAÜ'deki öğrenci çözülmesinin farkında...

Yine de vur abalıya gidiyorlar...

Dehşete düşmemek mümkün değil...

İlle de kelime-i şahadet getirme noktasına mı sürükleyecekler LAÜ'yü?...

Böyle bir basiretsizliği hiç kimseye yakıştırmak istemiyorum...

Gelgelelim, manzara da hiç umut verici değil... LAÜ'yü sarmalına alan küçük çıkar çevreleri ve politikacı ile sendikacı ihtirasları, tabuta son çiviyi çaktırtmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

* * *

LAÜ, Lefke'yi KKTC ve hatta dünya haritasında yeniden belirgin hale getiren kurumdur. Lefke, son 30 yıldır süregelen kötü kaderinin ibresini LAÜ sayesinde umuda yönlendirebilmişti. Şimdi ise durum belirsiz...

LAÜ eğer kapanırsa bundan en büyük zararı görecek olan Lefke'dir. Çünkü toparlanabilme şansını tümden yitirecek...

Üniversiteler yörelerin ekonomik, kültürel, sosyal ve aydınlanma açılımlarına en büyük katkıyı koyan bilim yuvalarıdır.

Uzaktan örnekler vermeden önce kendi haritamıza bakalım... KKTC izolasyonlar altında kıvranırken, DAÜ Gazimağusa'nın, YDÜ ile UKÜ başkent Lefkoşa'nın, GAÜ ise Girne'nin cankurtaran simitleri oldular...

LAÜ de Lefke ve Güzelyurt bölgesine atılan cankurtaran simidiydi... Onun yanına geleceğin refah ve aydınlık kaynağı ODTÜ eklendi...

Bu can simitlerinden yararlanabilme ve esenliğe çıkabilme şuurunu aklı başında herkes ve her yurtsever gösterebilmelidir.

Yeryüzü haritasına baktığımızda da, üniversiteler en bilinmeyen köycükleri geliştirip haritaya yerleştirmekle ünlüdürler..

İngiltere'de Oxford ve Cambridge, dünyaca ünlü üniversitelerine kavuşmadan önce zerrece bilinmeyen kasabalardı. Üniversitelerinden önce Kent, Sussex ve Essex de öyle.

ABD'de Baltimore, Portsmouth, Princeton ve Maryland eyaletlerini parlatan o dört ünlü üniversite...

Georgetown gelişip büyümesini ve Washington'la bütünleşmesini dillere destan üniversitesi sayesinde sağladı... Tarihi Boston'un en büyük ünü, bir üniversiteler kenti olmasından gelmekte...

Beyrut'taki Amerikan Üniversitesi olmasaydı, iç savaş sırasında bu kent ayakta duramayacaktı. Savaş alevlerinin ortasında bile bu üniversite Beyrut'un yaşam ve umut kaynağı olmayı sürdürdü...

Anavatan Türkiye'deki üniversite haritalarına baktığımızda da durum farklı değildir. Tek bir örnek: Bilkent'le birlikte Ankara'nın en parlak yörelerinden biri oluştu...

Bir de bizim halimize bakınız Tanrı aşkına...

Kentleri ve ülkeleri yönetip geliştiren üniversiteleri, özerk yönetimleriyle baş başa bırakmayıp, muhterislerin yönetimine terk ediyoruz... Bunların kimisi de alabildiğine vizyonsuz...

Dünya gider Mersin'e, biz gideriz tersine!...

   404 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   "KÖPEKLER GELDİ!.." (*)
07 Temmuz 2008, Pazartesi   AYRILAN YOLLAR... GEREKÇELER... MEDENİ CESARET...
06 Temmuz 2008, Pazar   Laforizmalar
05 Temmuz 2008, Cumartesi   HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...
04 Temmuz 2008, Cuma   44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'ta bir rüyayı yaşamak... (*)
01 Temmuz 2008, Salı   İngiltere tarihinden trajik bir sayfa...
30 Haziran 2008, Pazartesi   EKONOMİNİN DENGE UNSURU: EŞEL MOBİL...
29 Haziran 2008, Pazar   Laforizmalar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital