Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine polis, yine dayak
Kuzey Kıbrıs Turkcell'den sonra KKTC Telsim de (Vodafone) , hükümetten lisansını aldı
Yaşadığını zannettiği olaylar, ceza yemesine neden oldu
Şimdilik uyardılar süresiz grev kapıda
Zeyna, göreve hızlı başladı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Eşcinsel ilişkide ölümcül oyun...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   24 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Eşcinsel altyapısı olan öyküler ve bunlardan kaynaklanan filmlerle tiyatro oyunları... Günümüzde giderek yaygınlaşan bir ekol... Yıllar boyunca tabu sayılan konular, artık özgürce irdelenebiliyor... Eşcinsel altyapı içeren sanat yapıtlarının tabu olmaktan çıkarılması hiç kuşkusuz gelişen özgür anlayışların gereğiydi. Çünkü eşcinsellik de sonuç olarak, insana dair bir gerçek. Bilinen insanlık hallerini kalın örtüler altında tutmanın anlamı yoktur. Sanat; insanı tüm boyutlarıyla irdelemek ve analiz etmek için vardır... Velev ki, o boyutlar arasında cinselliğin çeşitli durumları ve sapmaları olsa da...

İlk cesaret kıvılcımlarının bu özgür sanatsal açılımlardaki yeri de hiç kuşkusuz büyük önem taşımaktadır. Nobel ödüllü İngiliz yazar Harold Pinter, SLEUTH adlı tiyatro oyununda, eşcinsel ilişkinin sarmalındaki iki erkeğin dramına, araya kadının da girdiği bir aşk üçgeninde eğilir. Bu gerilimli ve gizemli oyun, 60'lı yıllarda hayli ses getirir... Aylarca sahneden inmek bilmez... SLEUTH, filme çekildiğinde daha geniş kitlelere ulaşabilme şansını yakalar... 1972 yılında Joseph L. Mankiewicz'in sinemaya uyarladığı oyunun başrollerini de, oyunculuk yetenekleri tartışma kaldırmayan ünlü aktörler üstlenir... Sir Laurence Olivier ve Michael Caine..

Aradan 36 yıl geçtikten sonra şimdi o yankı getiren filmin ikinci çekimine Shakespeare uyarlamalarıyla tanınan Kenneth Branagh imza attı. Michael Caine, 1972 ve 2007 yapımı filmlerin ikisinde de rol aldı. Fakat 36 yıl önceki ilk versiyonda yasak ilişkiye giren genç adamı canlandırırken, yeni filmde aldatılan kocayı oynadı. Karşısındaki genç oyuncu ise Jude Law...

Yaşı hayli ilerlemiş zengin bir polisiye roman yazarı, yakışıklı, genç ve işsiz bir aktörle eşcinsel yakınlaşmaya girmiştir. Ama yazar, bir süre sonra bu adamın güzel karısıyla da ilişkide olduğunu saptar. Bunun üzerine ultra modern evinin atmosferi içinde genç aktörle ölümcül bir oyuna girişir. İki erkeğin ölümcül mücadelesi sırasında izleyicinin kafasında oluşturulan ikilem, gerilimin ve gizemin temel öğelerinden biridir. O ikilem de yaşlı ve zengin yazarın esasında kimi kıskanmakta olduğuna dair... Gözünü kıskançlık ve hırs bürüyen yaşlı yazarın gerçekte başkalarıyla paylaşmak istemediği hangisidir?.. Güzel karısı mı, yoksa yakışıklı erkek sevgilisini mi?..

Sinemalarımızda ÖLÜMCÜL OYUN adıyla gösterimde olan filmde Michael Caine ve Jude Law ikilisinin oyunlarına doyum olmuyor. Sadece eşcinsel ilişkiyi ve insan ruhunun karanlık yönlerini değil, sınıfsal farklılıkların trajedisini da ön plana çıkaran kaliteli bir film... Sosyal mesajlarda, zenginle yoksul arasındaki kavgaların enstrümanları üzerinde duruluyor... Sınıfsal çatışma boyutunda, zenginin kullandığı kozlarla yoksulun kullandığı kozların altı simgesel vurgulamalarla çiziliyor... Jude Law, fiziksel üstünlüğüyle düşmanını alt etmeye çalışan yoksul adamı yorumlarken, yaşlı yazar da zenginliğini ve yılların deneyimiyle daha bir keskinleşen zekasını son kertesine dek seferber ediyor. Sonu ölümle bitecek bir zeka oyununa dönüşen mücadelenin yer yer izleyiciye rahatsızlık da verdiğini belirtmeden geçemeyeceğim. Mücadeleyi kazanabilmek için her yöntemi geçerli sayan insanın ne kadar alçalabileceğinin ipuçları bu psikolojik gerilimde...

Usta işi bir başka gerilim filmi de Roger Donaldson'dan... Pornografik sahnelerin yer aldığı jeneriklerinden itibaren izleyicisini sımsıkı kavrayıp soluksuz bırakan THE BANK JOB (Banka İşi)... Film, 70'li yıllarda İngiltere'de yaşanan gerçek bir olaydan uyarlandı. Esrar kaçırırken yakalanan güzel kadın Martine, yargılanmaktan kurtulabilmek için esrarengiz bir adamın önerisini kabul eder. Ufak yasadışı işler çevirerek yolunu bulmaya çalışan Terry, Martine tarafından bir banka soygununa özendirilecektir bu öneri gereği...

Evli ve birkaç çocuk babasıdır yolsuz Terry... Londra'da Baker Street'de bulunan bankadaki 4 milyon sterlini kaldırmanın kolay olacağını anlayınca, ekibini toplayıp işe girişir. Onlar tünel kazarak bankanın kasa dairesine girdiklerinde, dışarıda gözcülük yapan arkadaşları olup bitenleri hayretle izler... Soyguncu ekip resmen koruma altındadır!.. İçeride bir şeyler çevrildiğinden kuşkulanıp binaya yanaşan polisler, birtakım etkin ve gizemli kişiler tarafından ikna edilerek oradan uzaklaştırılırlar.

Terry ve ekibi paraların yanı sıra paketler içindeki birtakım fotoğrafları ve evrakı da beraberlerinde alıp bankayı terk eder... Ve o andan itibaren çevrelerinde bir şiddet kasırgası esmeye başlar... Başlarına gelmeyen kalmaz... Bazı güçler 4 milyon sterlinden çok o fotoğraflarla evrakın peşindedir. Fotoğraflar ve evrak, Kraliyet Sarayına ve parlamentoya kadar uzanan kirli sırların belgeleridir. Bazı kişiler bunları şantaj ve tehdit için bankanın gizli kasalarında korumaktadır.

Bu sırların bir grup sorumsuz insanın eline geçmesi Pandora'nın kötülük kutusunun açılmasına yeter... Korkunç bir şiddetin sarmalına giren ekibin şefi Terry, soygunu İngiliz gizli servisinin bilinçli olarak yaptırdığını anlamakta gecikmez. Gizli servisin amacı, şantajcıları ve şantajlara çanak tutan güçlü ahlaksızları birbirine düşürerek onların yok edilmesini sağlamaktır. Terry, birkaç arkadaşı öldürülmüş olsa da, gizli servisle yaptığı pazarlık ve işbirliği sonucu güvenliğini sağlamayı başarır.. Bu izlenmeye değer dönem filminin başrol oyuncuları Jason Statham, Saffron Burrows, Stephen Campbell Moore ve Daniel Mays...

Karizmatik Oscarlı oyuncu Jodie Foster'i özleyenler, NIM'S ISLAND (Macera Adası) filmi sayesinde özlemlerini giderebilirler. Jennifer Flacket ve Mark Levin ikilisinin yönettiği film, 23 Nisan haftası dolayısıyla gösterime girdi. Genellikle çocuklara hitap ediyor. Enerjik ve özgür ruhlu bir kız çocuğu olan Nim,yaşadığı adanın işgal edilmesi ve babasının kaybolması üzerine hayranlıkla okuduğu macera romanlarının yazarı Alex Rover'den yardım ister. Güzel, zeki ama çekingen bir kadındır Alex... Yine de Nim'in yardımına koşacak ve adada kötülüklere karşı baş döndürücü bir macera başlayacaktır. Güzelliği ve iyiliği arama mücadelesinde Alex'in sinerji kaynağı atılgan ve cesur Nim'dir... İlham kaynakları ise romancı Alex'in yarattığı kahramanlar... Filmde Nim karakterini yetenekli küçük oyuncu Abigail Breslin canlandırıyor. Türkçe seslendirme, ünlü oyuncular Meltem Cumbul ile Halit Ergenç'ten...

   372 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   "KÖPEKLER GELDİ!.." (*)
07 Temmuz 2008, Pazartesi   AYRILAN YOLLAR... GEREKÇELER... MEDENİ CESARET...
06 Temmuz 2008, Pazar   Laforizmalar
05 Temmuz 2008, Cumartesi   HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...
04 Temmuz 2008, Cuma   44 yıllık ömrünün 28 yılı hapiste geçti!..
03 Temmuz 2008, Perşembe   Doğa yağmacılığının yeni hedefi : İpsaro!..
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Kuzey Kıbrıs'ta bir rüyayı yaşamak... (*)
01 Temmuz 2008, Salı   İngiltere tarihinden trajik bir sayfa...
30 Haziran 2008, Pazartesi   EKONOMİNİN DENGE UNSURU: EŞEL MOBİL...
29 Haziran 2008, Pazar   Laforizmalar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

ESAS YÜZLEŞME...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Usanmadım dersem yalan olur... Ve sesiz se...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (24)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

"KÖPEKLER GELDİ!.." (*)

Bilbay Eminoğlu

Gitti gider bu ülke!

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

EŞEL MOBİL KAVGASI

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital