Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Mülkiyet formülümüz var, önereceğiz
KTOEÖS bugün tam gün grevde
Kalpler anneler için çarptı
Girne'ye yıldız yağacak
Kıbrıs'taki "bahar havası"nın başarılı olmasını diliyoruz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

BAKAN GÖKMEN'LE ÇEVRE ÜZERİNE...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen'i iki saatlik yemekli bir sohbette çevre bağlamında ülkeye damgasını vurma kararlılığında gördüm.

Sohbetin yemekli olduğunu neden yazıyorum?

Çünkü masamızda bol miktarda su vardı...Suyu doyasıya içmememiz konusunda yaptığı vurguyla son günlerde gündemin baş sıralarına yükselen Gökmen, yemek boyunca bol miktarda tükettiğimiz suya karşı oldukça hoşgörülü idi!.. Dahası kendisi de tercihli su tüketicisi... Çünkü kesinlikle alkol ve meşrubat kullanmıyor!..

Diyor ki "Uç noktadaki o vurgulamayı bilerek yaptım... Amacım su darlığımızın vahametine dikkati çekebilmek... Yoksa söylediğimin mecazi bir anlamı olduğu ortada... Nitekim söylemimin yankı getirdiğini görmekten memnunum..."

Başbakan Ferdi Sabit Soyer de su tasarrufunun önemine değindiği bir konuşmasında klozetlerin içine litrelik pet şişe konulmasını önermedi mi?..

Nitekim Başbakanın önerisi de çeşitli esprilere yol açtı...

Ama gerçek olan şu ki, ülkemizin su kaynakları kaygı verici boyutlarda azalmış durumda... Gelecekte çok daha kötü günler görmek istemezsek şimdiden bazı köklü önlemleri almak zorundayız... Ve hiçbir önlem de tasarruf bilincinden arınmış olamaz...

Azaldıkça daha bir değerleneceği ve pahalılaşacağı kesin olan suyu istesek de istemesek de har vurup harman savuramayacağız... Bu bağlamda bir tasarruf kültürü kendiliğinden gelişecek...

* * *

Örneğin çevreden sorumlu bakanımız Mustafa Gökmen uzun vadeli çözümlerden birinin Türkiye'den su getirtmek, ötekinin ise deniz suyunu arıtmak olduğunu söylerken "Bu işlemler ucuza mal olmayacak... Bedelin tüketiciye yansıması kaçınılmazdır..." diyor.

Son günlerde teknik komitelerde de ele alınan Türkiye'den su getirtme projesi, iki halkın barışçı işbirliğinin ve dayanışmasının da en önemli sembollerinden biri durumuna gelebilir...

Projelendirmeye göre Anamur'daki Dragon Çayı'ndan Kıbrıs'a aktarılacak olan su, şu anda faaliyete geçilse kaç zamanda ülkemize ulaşır?... Gökmen bu soruya "En az 3 yılda" yanıtını veriyor... Hemen şimdi denizden tatlı su üretmek için büyük tesislerin kurulmasına geçilse de yine sonuç alabilmek için o kadar bir zamana gereksinim var...

Gökmen "Uzun vadeli kesin ve kalıcı önlemlere kadar su tasarrufu kültürümüzü geliştirmekten başka bir seçeneğimiz olamaz" diyor...

Ama o bağlamlardaki çalışmaları kendi bakanlığı döneminde tetikleyebilmek için de canla başla çalışmakta olduğunun altını çiziyor...

Seçeneklerden biri de Yeşilırmak'ta Trodos'tan beslenen su havzasını ülke çıkarına kullanabilmek. "Duyarlı konu, bu sorunu tarımsal üretime büyük katkıda bulunan Yeşilırmaklıların verimli arazilerini saf dışı etmeden çözümleyebilmek..." diyor Gökmen. Tahminlere göre Yeşilırmak havzasının 8 milyon metre küplük bir su kaynağını içerdiğini belirten Bakan, bu suyun üretim alanlarına zarar vermeyecek biçimde yeraltından çekilmesi ve tarımsal verimi olmayan bir bölgede değerlendirilmesi düşüncesini seslendiriyor...

KKTC'nin günlük su ihtiyacının 25 bin metre küp olduğunu, ülkeye yılda 80 milyon metre küplük bir su ithalatı sağlanabilirse rahatlama olacağını anlatan Gökmen, denizden su arıtılmasına çevrecilerin yaptığı itirazlar için de şunları söylüyor:

"Aslında arıtmada denize kimyasal madde karışmıyor. Sadece arıtmanın yapıldığı bölgede tuzlanma oranı artıyor. Bunun çaresi de herhalde yoğunlaşan tuzu açığa ulaştırarak akıntılara vermektir."

Doğayla barışık şekilde su arıtımının günümüzde başarıyla yapıldığının örnekleri bulunduğuna işaret eden Bakan Gökmen İsrail, Dubai, Bahreyn, Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin aldığı olumlu sonuçlara vurgu yapıyor...

Haspolat'taki arıtma tesislerinin tam randımanla devreye girmesinin zamanının geldiğine de inanıyor Gökmen. Buradaki birimden arıtılacak su, tarımsal alandaki şansımız olabilir... Şu anda ise, o büyük projenin tam tersiyle yüz yüzeyiz... Sinemizde barındırdığımız pislikten ve kötü kokulardan başka bir şey değil...

* * *

Sözü bir kez daha tıbbi atıklar sorununa getirdiğimde Mustafa Gökmen'den şu güvenceyi alıyorum:

"Sözüm sözdür... Kapsamlı ve çağdaş çevre yasasının geçirilmesini beklemeden tıbbi atıkların usulüne göre toplanıp bertaraf edilmesini öngören tüzük yürürlüğe konulacaktır. Emin olunuz bu iş birkaç ay bile sürmez. Zaten tüzük hazırdır. Yaptırımlarla ilgili bölüm üzerinde bazı düzenlemeler yapılarak Bakanlar Kurulu'na sevkedilecek..."

Başkent Lefkoşa'yı rahatlatacak otoparkların yapılması konusuna geldiğimizde Gökmen'in Zahra Burcu altındaki alanın o bağlamda değerlendirilmesine sıcak baktığına tanık oldum. "Sadece" diyor "Zeminin tarihsel dokuya uygun biçimde düzenlenmesinden yanayım. Özelikle asfaltlama düşünülmemesi gereken bir yöntemdir..." Çok katlı otoparklar döneminin de artık başlaması gerektiği görüşünde...

Başkent Lefkoşa parklarının yüz günü aşkın bir süredir elektriksiz ve susuz bırakılmasından yakındığımda, bu konuya özel ilgi göstereceğini belirtti... Görelim bakalım gösterilecek özel ilginin sonucunu!.. Halkın parklarının bu acımasızlığa dayanma gücü sıfırlanıyor...

Anayollardaki tabela anarşisine son vermekte de kararlı gördüm Bakanı... Çağdaş ülkelerde uygulanan standartların bizim ülkemize de getirilmesinin çabası içinde... Hem görsel açıdan, hem de dikkat dağıtıcı özelliklerinden dolayı trafik kazalarının azaltılması açısından da anayollardaki trafik panolarına el atılması zorunluluğuna işaret ediyor...

Sahi hiç düşünüldü mü?.. Şu bitmez tükenmez trafik kazalarının acaba kaç tanesi bu tabela anarşisinden kaynaklanmakta?...

Sohbetimizin sonunda bir de sinerji veriyor bize Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen:

"Medyanın desteği olmazsa çevresel sorunlarla başa çıkabilmemiz olanaksız... Lütfen bu konudaki yayınlarınızı, yorumlarınızı, eleştirilerinizi ve önerilerinizi artırarak sürdürünüz."

Hiç kuşkusu olmasın ki, çevresel kültürle ilgilenmek temel görevlerimizden biri olacaktır her zaman... Bizim sözümüz de söz!...

* * *

ÇEVRE SKANDALI: Bugün Lefkoşa parklarının elektriksizliğe ve susuzluğa mahkum edilişinin 110'ncu günü... Başkent parkları bir daha yeşillenmemecesine çölleşiyor... Çölleşen bu çevre çocuklarımızın emanetidir... Emanete hıyanet edenleri ve buna kayıtsız duran herkesi buradan protesto ederim... (A. TOLGAY)

   198 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Mayıs 2008, Pazartesi   SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAMI!..
11 Mayıs 2008, Pazar   Laforizmalar
10 Mayıs 2008, Cumartesi   ÖZVERİ RUHU...
09 Mayıs 2008, Cuma   LEFKOŞA'DAKİ ÇEVRE SKANDALI...
08 Mayıs 2008, Perşembe   TANER ERGİNEL'LE KIZILAY SOHBETİ...
07 Mayıs 2008, Çarşamba   KAYNAYAN KAZAN PATLAYABİLİR...
06 Mayıs 2008, Salı   DESTANIN ARKA YÜZÜ...
05 Mayıs 2008, Pazartesi   SİNEMA SALONLARINDA ZENGİNLİK...
04 Mayıs 2008, Pazar   Laforizmalar
03 Mayıs 2008, Cumartesi   ACI GERÇEK!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2550 1,2700
1 STERLİN 2,4500 2,4780
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Hasan Hastürer

Anacığıma mektubumdur...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Anlaşılmaz tuhaf işler...

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Ahmet Tolgay

SKANDALIN YENİ BOYUTU: PARKTA AĞAÇ KATLİAM...

Necdet Ergün

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Ata ATUN

RUMLARIN YENİ TEZGAHI

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital