Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yine ölümlü trafik kazası
Lefkoşa'da korkutan yangın
KTOEÖS, pazartesi günü greve gidiyor
Tali yoldan anayola çıktı, kaza yaptı
Gidişattan umutluyum

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Yonca kavşağı pislikten ve bakımsızlıktan geçilmiyor [3]

KAYNAYAN KAZAN PATLAYABİLİR...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülke gündemi her gün yeni konuların gel gitlerinde olsa da, Merkezi Cezaevi'nin kronikleşen durumu ortada çözüm bekleyen bir sorun olarak durmaktadır. Etkin ve kalıcı önlemler alınmadığı sürece de, sorunun vahameti büyümektedir.

Konu her gün gazete manşetlerinde olmayabilir... Ama vahametin büyümesi durumu asla değişmez. Bir başka deyişle, devekuşu taktiği uygulansa da, görmezlikten gelinen sorunlar var olmaya ve büyümeye devam ederler..

Yakın geçmişte "Mapusane Çeşmesi" başlığı altında yayımladığım yorumda, gardiyanların ulaştırdığı bilgilere dayanarak bazı mahkumların hem içeride ve hem de dışarıda Cezaevi personeli üzerinde baskı oluşturmaya çalıştığını duyurmuştum.

Yasa dışılığa alışanlar, bu alışkanlıklarını ceza çektikleri hapishanenin duvarları arasına da taşıyabiliyorlarsa, demek ki ortada çok ciddi bir otorite boşluğu vardır...

Bir cezaevinde bu tür tehditler oluşur ve yönetim bunu hafife alırsa, her an üzücü gelişmelere çanak tutulmuş olacağı da göz ardı edilmemesi gereken gerçektir... Gardiyanlar görevlerini yapmakta zorlandıkça, kimi mahkumun koğuşlarda kurduğu ağalık düzeni de gittikçe kurumlaşır...

* * *

Merkezi Cezaevi'nde yaşanan bir şiddet olayından sonra güvenliklerinin tehdit altında olduğuna bir kez daha dikkati çekebilmek için gardiyanlar geçen pazar iki saatlik uyarı grevi yaptı... İlgililerin bu uyarıdan paylarına düşeni almasını dilerim...

Cezaevi Müdürü Hüseyin Kasapoğlu'nun olayı önemsemeyen ifadelerini yadırgamadığımı söylesem yalan olur...

400 kişinin olduğu yerde kavga çıkmasını normal karşılayan ve bunu önlemenin de görevleri olduğunu belirten Kasapoğlu, Cezaevi'ndeki anormalliği, olayları basite indirgeyen bu tür söylemlerle gözlerden saklayamaz... O büyük ve rahatsız edici anormallik de, Merkezi Cezaevi'nin kapasitesinin iki katı mahkumu barındırmakta olmasıdır...

Böylesi ortamlarda basit görünen ufak dalaşmalar bile, her an büyük patlamalara dönüşme riski taşır... Çünkü o tıkabasa ortamda sinirler zaten gergin, psikolojiler zaten bozuk...

Merkezi Cezaevi'ndeki gardiyanların büyük bölümünü örgütleyen KAMU-SEN'in Başkanı Mehmet Özkardaş'ın söylemleri bana daha inandırıcı geldi... Cezaevini kaynayan bir kazana benzeten Özkardaş, bu kazanın kapağının kapatılmaya çalışıldığı sürece patlayacağını belirtti...

"Mapusane Çeşmesi" başlıklı yazımda, aldığım duyumlara dayanarak Merkezi Cezaevi'nde ağalık düzeni oluşmaya ve bu düzenin de yönetimi edilgen duruma getirmeye başladığını yazmıştım... Mehmet Özkardaş, kısa süre önce kamuoyuna aktardığım bu bilgileri de doğrulayan açıklamalarda bulundu...

Özellikle cezaevi gibi bir mekanda, devletin üstünde bir otorite asla düşünülemez. Son derece sakıncalı ve tehlikeli bir oluşum bu...

* * *

Ülkemizde, kronikleşen kimi sorunları çöp yığınları gibi halının altına süpürme yöntemine her zaman tanık olunmaktadır...

Ama hiç değilse Merkezi Cezaevi sorunlarına bu yöntemin uygulanmasından kaçınılmalı... Orası son derece duyarlı bir mekan... Orada görevlerini zor koşullar altında yapmaya çalışan gardiyanların yanı sıra, cezasını bir an önce çekip yeniden topluma dönmekten başka bir düşünce taşımayan nice kader kurbanı da vardır... Bir patlama halinde kurunun yanında yanan yaş misali onların da derin yaralar alabileceğini düşünmek ve gereğini yapmak adaletin, hukukun ve vicdanın gereğidir...

Cezaevleri, işlenen suçlardan dolayı sadece cezaların çekildiği yerler değildir... Suçluların ıslah ve rehabilite edilerek topluma yeniden kazandırıldıkları yerlerdir de aynı zamanda oralar...

Ne var ki, KKTC Merkezi Cezaevi şimdi böylesi bir özelliği yitirmiş görünmektedir...

Ülkemiz, devletimiz ve toplumumuz adına olumlu bir imaj değildir bu hiç kuşkusuz...

* * *

ÇEVRE SKANDALI: Bugün Lefkoşa parklarının elektriksizliğe ve susuzluğa mahkum edilişinin 115'inci günüdür... Başkent parkları bir daha yeşillenmemecine çölleşiyor... Çölleşen bu çevre çocuklarımızın emanetidir... Emanete hıyanet edenleri ve buna kayıtsız duran herkesi buradan protesto ederim... (A. TOLGAY)

   493 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Mayıs 2008, Pazar   Laforizmalar
10 Mayıs 2008, Cumartesi   ÖZVERİ RUHU...
09 Mayıs 2008, Cuma   LEFKOŞA'DAKİ ÇEVRE SKANDALI...
08 Mayıs 2008, Perşembe   TANER ERGİNEL'LE KIZILAY SOHBETİ...
06 Mayıs 2008, Salı   DESTANIN ARKA YÜZÜ...
05 Mayıs 2008, Pazartesi   SİNEMA SALONLARINDA ZENGİNLİK...
04 Mayıs 2008, Pazar   Laforizmalar
03 Mayıs 2008, Cumartesi   ACI GERÇEK!..
02 Mayıs 2008, Cuma   BAKAN GÖKMEN'LE ÇEVRE ÜZERİNE...
01 Mayıs 2008, Perşembe   Bayramı hak edebilmek



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2460 1,2600
1 STERLİN 2,5000 2,5260
1 EURO 1,9300 1,9500



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?

Ali Baturay

YENİ BİR YER ALTI ÖRGÜTÜNE İHTİYACIMIZ VAR...

Hasan Hastürer

Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis'in m...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Akay Cemal

Kalkınma Bankası'ndan ördeklere para y...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

Bir zamanlar Lefkoşa'nın elektrik fabr...

Necdet Ergün

Ne kadar ekmek, o kadar köfte

Dilek ÇETEREİSİ

Tokel: LAÜ'de hocaların peşinde dedekt...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Kuzey Kıbrıs'ta Elektro Manyetik Kirli...

Aysu Basri

NEDEN KANSER OLUYORUZ Kİ?

Sevilay SADIKOĞLU

Zaman...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

"Sessizlik öncesi fırtına" mı?

Bener HAKERİ

Dünden bugüne Kıbrıs'ta su, çalışmalar...

Ata ATUN

DENİZ SUYUNU ARITMA BENİ KORKUTUYOR

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Harid Fedai

Edebiyyat Valide Köyde!

Cumhur DELİCEIRMAK

İstemez vaad etmeyin cenneti bize dünya ce...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital