Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Adres: Din Hizmetleri Müşavirliği
Güzelyurt'ta öfkeli yürüyüş
Hırsızlar gündüz de mesaiye başladı
Kıbrıs'ta sihir gibi festival
"Kıbrıs Geceleri"nde oryantal şov
Mağusa yine "Cezalı"
Anorthosis Futbol takımı Olimpiakos taraftarlarından şikayetçi
Tatlısu'dan merhaba
Futbolda yeni sezon yine Adidas ile oynanacak
Efes Pilsen Sokak Basketbolu start alıyor
Rum yönetimi Merkez Bankası'ndan 75 milyon KL almaya çalışıyor
Dellaloğlu istifa nedenlerini açıkladı
FIFA önerilerine cevap için cumartesi toplantı yapılıyor
II. Hrisostomos: Başkanın ayranı neden kabardı, şaşırdım
Rum yönetimi Gürcistan'daki gelişmelerden endişeli
Pedallarımız ilk günün 7'ncisi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

HER ANNE BİR ŞİİRDİR... (*)

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

SEN ANAMSIN...

Ölümüne sevmeliyim seni,

herşeyden çok,

herşeyden başka.

Ölümüne seviyorum seni,

herkesten çok,

herkesten başka.

Bir nar kırmızıya çatlasa

orda sen varsın.

Sen varsın her yaralı kuşun ötüşünde,

her çiçeğin ağlayışında yine sen.

Bir gül yumuşaklığındasın.

Gün ola bir kartal pençesinde öfke,

gün ola şefkatli bir dokunuş kadife parmaklarda.

Sen ;

gökyüzünde en parlak yıldız,

en coşkun pınar yeryüzünde,

suların en berrağı.

Sen yüreğimdeki heyecan,

sen geçmişim, geleceğim,

karşılıksız sevginin adı,

en güzeli aşkların.

Sen ;

ellerin çığlık çığlık,

yorgun yıllara karşı koymaktan,

yorgun çaresizlikten,

kaderine ağlamaktan yorgun.

Sen ;

kavgada en önde

tırnaklarıyla savaşan,

ak koynunda barış çiçekleri sulayan.

Sen ;

hayat kavgasının vazgeçilmez kahramanı.

Sen ;

bir koca çınar.

Gözpınarların kurumuş dertlerine ağlamaktan,

yıllar yazmış hatıralarını nur yüzüne.

Çok güzel günler yaşadığın da oldu,

oldu olmasına da,

saçlarında yılların yorgunluğu,

gözlerinde hüzün,

avuçlarında sevdaya bekleyiş

gizlenemiyor artık.

Sen ;

çocukluğumun hırçınlığı,

ak saçlarında

gençliğimin nar çiçeği rengi hatıraları,

o zaptedilemez duyguları asılı duran.

Sen ;

gülen gözlerinde

ilk çığlığımı,

ilk ağlayışımı,

belki de ilk aşklarımı gizleyen anam.

Yıldızsız gecelerde

başucumda sabahlara dek ağlamayı bilen,

ağlarken bile gülmeye çalışan,

bir tek şikayetini duymadığımız,

çocuk denecek yaştan beri

belki de,

belki de dünyanın en berrak adamına ölümüne bir eş,

evlatlarına müebbet anam.

Sen gerçek yaradansın

şüphe götürmez, tartışılmaz olan.

Karşımda görebildiğim,

her bakışımda aynaya senden çok şeyler bulabildiğim,

dokunabildiğim özgürce,

sevebildiğim.

İhmal etsem de seni sevmekten bıkamadığım

belki,

belki senin beni sevdiğin kadar asla sevemediğim,

sevemeyeceğim,

erişilmez,

ifade etmekte zorlandığım,

anlatamadığım aşkımsın.

Saçına ak,

yüzüne çizgi düşüren

acımasız yılları durdurmak isterdim.

Senden hayallerini,

senden ümitlerini çalmasın,

gark eylemesin gülen gözlerini karanlıklara,

üzmesin seni diye.

Yokluğuna ağladın

seni doğuran kadının genç yaşta belki de.

O titrek kalbini bahtın yeline

bir siyah tül gibi salıverdin.

Durdurmak isterdim acımasız yılları

Senin evlatların yokluğuna ağlamasın diye anam.

Sen anasın,

bitmez bir ilahisin dillerde,

tek borç dünyada ödenemeyecek,

bir sevgi sonsuzluğa açılan.

Ve gel gör ki,

ve ne iyi ki,

ve ne anlatılmaz güzel bir duygu ki sen ;

tarihin bu gizemli seyrinde

karşıkonmaz bir genetik tembihle

bir başka özlediğim,

bir başka unutamadığımsın.

Bir başka büyün,

bir başka özelliğin,

bir başka güzelliğin, yumuşaklığın

bir başka kutsallığın var.

Sen ilk çığlığımda bağışladın beni,

son çığlığımda yine bağışlarsın.

Sen a n a m s ı n.

Dr.Arif Ali ALBAYRAK

8.5.02

* * *

ANNELİK...

Bir ikiye bölünmedir annelik,

Bir yanın annen, bir yanın çocuğun...

Bir yanın ilk dokunmayı, hissetmeyi hatırlar

Diğer yanın karşılıksız sevgiyi, ölesiye verebilmeyi...

Bir yanın sıcacık kucağı arar dururken

Bir yanın "git" der

Kolun, kanadın, sevdan, her şeyin çocuğuna...

İkisinin toplamı işte öyle bir şeydir annelik

Bir yanın annen, bir yanın çocuğun...

Ve başkasının çocuklarını da

Kendi çocuğun gibi sevmektir annelik

Annesiz çocuklar için de düşünebilmektir...

Savaşlara "hayır" diyebilmektir annelik

Hep çocuk kalabilmektir ve güçlü olabilmektir...

Ölesiye severken özgür bırakabilmektir annelik

Ve ölesiye özlerken uçup gidebilmektir

Bir var oluştur ve bir var ediştir annelik...

Her kadın bir annedir, doğurmasa da

Ve her insan bir çocuktur, annesi olmasa da...

Dr. FİLİZ BESİM

11 Mayıs 2008

* * *

(*) Anne sevgisi hiçbir sevgiye benzemez... Sevgilerin en yücesi ve en kutsalı... 11 Mayıs, tüm insanlığın tümüyle bu tarifsiz sevgiye odaklandığı gündü yine... Geleneksel "Anneler Günü" idi o gün... Ve ben annelerimize dair yazı yazmadığımdan dolayı okurlarımdan sitemler aldım o gün... "Hiç değilse Laforizmalar'daki şiir annelere ilişkin olsaydı" diyenler oldu. Bu sitemi yapanlardan biri de "Annelik" adlı şiirini ulaştıran sevgili Dr. Filiz Besim... Yazar ve şair dostum Filiz Besim, güzel bir şey daha söyledi o gün: "Aslında annelerimiz için bir tek gün yetersiz... Her doğan yeni gün annelerindir. Her günün her dakikası da..." Dr. Arif Albayrak dostum da köşemdeki eksikliğin farkına varınca, biricik annesi Hatice Ablamıza adadığı şiiri gönderdi. 10 yaşına kadar yaşadığım Baf Kasabası'nda Albayrak'larla bizim ev çok yakındı birbirine... Ve Hatice Abla da bana, anacığım kadar yakındı... Onun sıcaklığıyla anlam kazanan o büyük Baf evindeki çocukluk anılarım hala capcanlı... Mutallo Mahallesi hanımefendilerinin toplanarak imece usulüyle, birlikte ve şarkılar, türküler, maniler eşliğinde pişirdikleri irmik ve pekmezli hamur helvalarının tadı hiç damağımdan gitmedi...Ne güzeldi o Baf günleri!.. Hatice Abla'nın, yani annesinin fotoğrafını da ekleyerek gönderdiği iletisiyle, beni yıllar öncesinin güzelliklerine taşıyan Arif Albayrak dostuma ve "Yılın bir tek günü değil sadece, her günü annelerin" diyerek bana bugünkü köşeyi hazırlama sinerjisini veren sevgili dostum Filiz Besim'e teşekkürler... Gönderdikleri "ana" sevgisiyle yüklü şiirlerini ise "Bugün de ve her gün de annelerin günüdür" düşüncesinden hiç ödün vermeyerek, sevgili okurlarımla paylaşıyorum... Ve şairlerinin izniyle, bu anlamlı şiirleri, Hatice Ablamızla yaşıt olan kendi anneme ve tüm annelere adıyorum bu köşeden... Her annenin aslında bir şiir olduğunun bilinciyle...

(A.TOLGAY)

   575 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Konuşmayan şarkılar...(*)
27 Ağustos 2008, Çarşamba   Bu köşe yeni değerlere açık...
26 Ağustos 2008, Salı   Bulutoğluları'na Ortaköy'den selam...
25 Ağustos 2008, Pazartesi   Pile provokasyonları...
24 Ağustos 2008, Pazar   MAVİ PATİKLİLER!.. (*)
23 Ağustos 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
22 Ağustos 2008, Cuma   ALTINCI KIBRIS TİYATRO FESTİVALİ...
21 Ağustos 2008, Perşembe   LEFKOŞA TÜRK BELEDİYESİ'NİN KURULUŞ ÖYKÜSÜ...
20 Ağustos 2008, Çarşamba   ASAYİŞ BERKEMAL DEĞİL...
19 Ağustos 2008, Salı   CTP AYAĞINA KURŞUN SIKTI!...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1831 1.1914
1 STERLİN 2.1825 2.1987
1 EURO 1.7433 1.7555



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

DOGMALAR VE KLİŞELER

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

"Ya taksim, Ya ölüm" el değiştirdi...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı Çizgili Yıllar (36)

Akay Cemal

Kocatepe'den KKTC'ye...

Ahmet Tolgay

Konuşmayan şarkılar...(*)

Bilbay Eminoğlu

Sıcaklar ve suçlar

Necdet Ergün

ASGARİ ÜCRET'te ZOR AMA YANLIŞ TERCİH

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Soğuk Savaş mı?

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan-ı Şerif'i karşılarken

Bedia BALSES

Muammer Ketencoğlu ve Zeybek Topluluğu Yen...

Beste SAKALLI

BELKİ ATILIR DİYE AYRILIK İÇİNDEN...

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

ENERJİ İÇECEKLERİ

Bener HAKERİ

Sere serpe

Mehmet RATİP

Bir cinayetin yıldönümü

Dr. Orhan Aydeniz

Ülkemizin asayiş sorunu

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital