|
Artık kanıksadık...
Sayısız kez benzeri açıklamaları, hem de en yetkili ağızlardan dinlememiş olsaydık Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın KKTC'ye Türkiye'den su taşınacağına ilişkin vurgulamasını son dönemin en yaşamsal müjdesi olarak algılayacaktık...
Gelgelelim Kıbrıs ortaklık Cumhuriyeti'nin kurulduğu 60'lı yıllardan bu yana adada kuraklığın kendini duyumsattığı her ortamda, hele Süleyman Demirel'li dönemlerde, bu vaatleri duyduk, sonu getirilemeyen kimi yatırımlara da tanık olduk...
Dualarımız Erdoğan'dan gelen bu vaadin artık kesin gerçekleşme aşamasına girebilmesidir...
Çünkü ülkemizde su bağlamındaki durum artık son derece vahimdir...
Bu vahametle ilgili olarak her gün yığınla belirti ve yakınmayla yüzleşmekteyiz... * * *
Hükümetten ve belediyelerden umut verici kalıcı çözüm gelmiyor ya... İnsanlar da kendi bireysel çözümlerine yönelmeye başladılar olanakları elverdiğince...
Ve kimi zaman bencilce!... Benden sonrası tufan zihniyetiyle!..
Örneğin bir ailenin aylık su tüketimi 8, bilemedin 10 ton... Adam evinin altına 15 tonluk su deposu monte ediyor... Adalet mi bu?...
Basıncı yok olan suyu alabilmenin yöntemi bu ama, hiç değilse adil ve insaflı davranılsın...
20 santim yükseklikteki musluktan bile akmayan su, en az bir metre yükseklikteki yer üstü deposuna tırmanıp akar mı?.. Akmaz!..
Bu durumda yeraltına depo döşemek ve suyu kendi akışı içinde toplayabilmek cazip bir fikir olarak gündeme gelmektedir işte...
Ve tabii ki bu yöntem yayıldıkça, deposunu yer üstünde tutmak zorunda olanların sıkıntısı daha bir büyüyor...
Önce yeraltı depoları bir tamam dolacak... Sonra da nöbet süresi sürüyorsa eğer ve basınç da azıcık artmışsa, birkaç kova suyu da yer üstü depoları alacak... Can dayanır mı buna?..
* * *
Kaç kezdir yazıyorum... Aslında yeraltına su deposu döşemek, bu kurak ülkenin etiğine aykırı... Ola ki yasalarına da aykırı...
Ama yasağın alabildiğine delindiği, adaletsizliğin gittikçe büyüdüğü ve yetkililerin de buna sessiz kaldığı görülüyor... Tam bizim ülkeye uygun bir ciddiyetsizlik!...
Gerek yerinin uygunsuzluğundan, gerekse mali olanaksızlıktan yer altına depo döşeyemeyen vatandaşların hakkını kim arayacak?...
Buna çözüm üretecek ve adaleti sağlayacak yetkililer nerede?... Yani o yetkililer, belediyeler ve hükümet...
Ne var ki, kuraklık ve susuzluk bu trendini sürdürürse, yeraltına depo döşeyebilenler sıyırtabileceklerini sanmasınlar... Gün gele onların yerin altındaki depolarına da tek damla suyun akmadığı görülecektir...
Kaynaklar kurudukça var mı bunun ötesi?...
Onun için en akılcı ve en kalıcı çare, tıpkı Rum'un yaptığı gibi bizim de tankerlerle su taşıyarak yerel dağıtım şebekesini sürekli beslememizdir...
Başbakan Erdoğan'ın 20 Temmuz vaadine her zamankinden daha fazla umut bağlamaktan başka elimizden bir şey gelmiyor şu anda...
Bizim yerel su kaynaklarımız son hızla tükenişe gitmekte...
Acı gerçek bu...
|