Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



Trodos: Dünü ve bugünü...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Eylül 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Görülmemiş bir nem yüküyle bastıran uzun sıcak yaz, hepimizi perişan etti...Klimalı kapalı ortamların doğallığı yok... Ne kadar zaman durulabilir ki o sıkıcılıkta?..

Bir başka bunalım mekanı o tür yerler...Üstelik daracık klimalı ortamdan çıktığımızda birdenbire bedenimize dolanan ve iliklerimize dek işleyen o nemli ısı yok mu?.. Bunalımlarımızı daha bir körüklemekte...

Uzun sıcak yazın hastalıklı bıkkınlığını yaşarken, vazgeçilmez dostumdan reddedilmeyecek o öneri geldi: "Şansımızı bir de Trodos'ta deneyelim, oranın doğal ortamında rahat bir soluk almaya çıkalım..."

Geri çevrilebilir miydi böylesi bir öneri?...

Bir arabanın içinde beş büyük, bir de sevimli kız çocuk... Astromerit kapısından çıkıp Trodos'a doğru tırmanışa geçiyoruz Ağustosun son gününde... Direksiyonda, çocukluk yaşlarından beri o yöreleri karış karış bellemiş deneyimli, eşsiz ve kültürlü bir rehber...

* * *

Nostalji de peşim sıra tırmanıyor Trodos'a... O kıvrım kıvrım asfalt yolda...

50'li yıllarda çocukluğumu yaşarken, Kıbrıs insanlarının en albenili mesire yeri "Maratasa" da denilen, Trodos'un ormanlık tepeleriydi... Geyikli, muflonlu tepeler..

Deniz sayfiyeleri ve banyoları henüz keşfedilmemişti...

Zaten doğal ortamda serinlemek istendiğinde, hiçbir sahil, kavurucu sıcakta yüksek rakımlı dağ tepelerine aşık atamaz... Çok başkadır zirvelerin oksijen yüklü nemsiz serini...

Yaz aylarında tıpkı yaylaya çıkar gibi Trodos'a akın ederdi Kıbrıs'ın insanları. Oraları ekonomik durumlarına göre mekan tutup, serinlemeye ve dinlenmeye çalışırlardı...

Varlıklı aileler ve yüksek rütbeli bürokratlar mı? Ev kiralarlar, ya da minik dağ otellerinde konaklarlardı... Memurlar ve polisler mi? Özel misafirhaneleri vardı onların. Dönüşümlü olarak, memur ve polis aileleri, oralarda mütevazı koşullarda ağırlanırdı...

Misafirhane ya da otel ve pansiyon şansından yoksun olan alt gelir düzeyliler, püfür püfür esen ağaçların altında çadırlar kurarlardı... Hiç değilse, günü birlik pikniğe çıkarlardı...

1955'ten sonra Trodos bu albenisini yitirmeye başlar... Nedeni, değişen siyasal koşullar... Trodos'taki uçsuz bucaksız ormanlık ve mağaralı alanlar, EOKA'nın temel sığınma mekanlarına dönüşünce, oralarda tehlike kol gezmeye başlar...EOKA militanları İngiliz askerleri tarafından izlenmekte ve kanlı çatışmalar olmaktadır... Öldürülen EOKA'cıların öldürüldükleri yerlere şimdi mütevazı anıtlar dikilmiş...

Kıbrıs'ın o müthiş tehlikeli yıllarında, Trodos yaylalarında kim vurduya gitmek istemeyen insanların ister istemez deniz keyfini keşfetmesi, işte böyle tetiklenir...

* * *

Kuşkusuz ki bugünün Trodos'u, 50'li yıllardakinden çok farklı ve zenginleştirilmiş bir albeniye sahip... Kıbrıs'ın siyasal tarihinde de ünlü bir yeri olan Cikko Manastırı'na kadar tırmanıp oradan geriye dönerken, dağ turizminin en güzel örnekleriyle yüzleşiyoruz...

Yerlilerin yanı sıra her ırktan binlerce insan, aşağılardaki dayanılmaz ağustos sıcağını zerrece duyumsamadan bitmez tükenmez bir yeşillik ve oksijen denizinde, güzel bir günün keyfini çıkarmakta... Kebap dumanlarının savrulduğu restoranlar ve piknik alanları o denli kalabalık ki, öğle yemeği için zor yer buluyoruz. Küçüklü büyüklü oteller cıvıl cıvıl... Zenginleşme kaynağını kendi bünyelerinde oluşturmayı başaran şirin dağ köylerinin içinden geçiyoruz: Yeraces, Miliku, Pedula, Mudulla, Prodromo, Kakopetria, Platres ve Cikko...

Çevresinde dinsel bir turizm patlaması yaşatıyor Cikko Manastırı... Tahminimden daha görkemli... Bizans devrinden kalan ve bir Ortodoks müzesine dönüştürüldüğü 1995'ten bu yana esaslı bakımdan geçirilen manastıra yüzlerce ziyaretçi girip çıkmakta... İri bağış kutuları paralarla dolup taşmakta... Siyah cübbeli papazlar, ziyaretçilerin gönüllü rehberi...

Paha biçilmez dinsel fresklerle donanmış taş duvarlar arasında gezerken, manastırın 1000 yıllık tarihinin içinde dolaştığınızı buhurdan kokuları arasında duyumsarsınız... Bu manastırda yetiştirilen ve Kıbrıs'ın yakın tarihine damgasını vuran Başpiskopos Makarios'un parlak tavanlı mezarı, Cikko Manastırı'na hakim bir tepenin üzerinde...

Bir zamanlar EOKA'nın gizli sığınağı ve silah deposuydu bu manastır... Manastırın yanı başında inşa edilmekte olan iki katlı motel, buraya dönük ziyaretçi akınının ne denli yoğunlaştığının göstergesi... Manastırın çevresinde otantiğin pazarlandığı bir çarşı oluştu... Komşularımız dinsel objeleri bile gelir getiren bir turizm sektörüne dönüştürmüş...

Trodos'un serin ortamında saatler boyu gözlemci bir gezinti yaparken çevre temizliği ve bakımı neden dikkatimi o denli çekti ve beni duygulandırdı?.. Bizim çevre rezilliklerimizin içinden süzülüp, bir çevre cennetine ulaşmak mıydı bunun esas nedeni?..

Hiçbir etnik kaygı taşımadan herkese öneririm bir Trodos gezintisini... Sadece keyif almak için değil, ders almak için de gerekli böyle bir gezinti...

   704 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...
06 Ocak 2009, Salı   KÜLLERDEN YENİDEN DOĞMAK...
05 Ocak 2009, Pazartesi   İKİ MEKTUP: SU ARITIM PROJESİ VE GENÇLİK SORUNLARI...
04 Ocak 2009, Pazar   ŞEKEROĞLU'NUN ŞEKER GİBİ YAPITLARI...
03 Ocak 2009, Cumartesi   LAFORİZMALAR
02 Ocak 2009, Cuma   ...VE TANRI KADINI YARATTI...
01 Ocak 2009, Perşembe   NEREYE GİTTİ GÜZELLİKLERİMİZ?..
31 Aralık 2008, Çarşamba   O RENKLİ İNSAN MANZARALARIMIZ...
30 Aralık 2008, Salı   AVUSTRALYA...
29 Aralık 2008, Pazartesi   YILIN ASPARAGASI!..



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital