|
İskele Belediye Başkanı Halil Orun, şehir planlamacılarından yana dertli... Onlardan istediği hizmeti alamıyor... İskele'nin imarı için onlarla yeterince çalışamıyor, planlama yaptırtamıyor...Yine de onlara hak vermeden edemiyor... "Ne yapsınlar yani onlar da; sayıları birkaç kişi...Bu inşaat patlamasında her yana yetişemiyorlar ki!.." diyor...
Ama bu kifayetsizlikten dolayı da İskele bölgesindeki yapılaşma çığırından çıkmakta... Arazi boyuna parsellenip, kentsel dokunun ve ilkelerin de çiğnenmesi pahasına, her yan inşaat patlamalarının zeminine dönüştürülmekte...
Oralarda beher arsanın değeri 100 bin, 150 bin sterlin!..
Bir zamanlar kuru ve sulu tarımın yapıldığı dönümlerce arazi üzerinde siteler kuruldu... Binalar son derece lüks... Ne ki, kimi yerde bu lüksle çelişen çevresel sorunlar göze batmakta...
Otobüsle bölgeyi gezerken, geniş bir yerleşim alanına dikkatimizi çekiyor Başkan Orun... "Bakın" diyor "Orası sanayi bölgesi olarak ayrılmıştı... Ama sanayi tesislerini oraya daha taşımadan birbiri ardına yükselen inşaatlarla bölge tamamen iskan edildi..." diyor.
Daha da düşündürücü bir açıklama yapıyor arkasından:
"İskele'nin denize hakim en güzel turistik yöresi, ağıllar bölgesi oldu..."
Sonra da hayvancılığın gerilemesine dair şunları söylüyor:
"Tabii o ağılların çoğu şimdi boş... Kuraklık hayvancılığı mahvetti... Üretici, besleyemediği hayvanlarını kesip kesip kendisi yiyor..."
* * *
Hükümetin "reform" olarak nitelediği, ama çoğu belediye başkanının bugünkü koşullarda benimsemediği bir dönüşüm olan yerel yönetimlerle ilgili yeni düzenleme var ya... İşte bundan İskele Belediyesi'nin payına düşen köy sayısı 13!..
Halil Orun'a göre pasta aynı pasta... Büyümedi... Ama şimdi bu pastadan pay alacak olanların sayısında büyüme, dahası patlama var... "İskele'ye verdiğimiz her belediye hizmetini, belediye sınırlarımız içine alınan 13 köye de vermek zorundayız. Hükümetin bütçemize koyduğu katkı ise yetersiz" diyor...
Oysa hükümet belediyelere ihale ettiği bu köylerin nice masrafından kurtulmadı mı?..
7300'ü aşan belediye sınırları nüfusuna 85 belediye çalışanıyla hizmet götürülmeye çalışılıyor şimdi İskele'de...
Belli ki bu bağlamda belediyelerin hükümetle giriştikleri hak arama mücadelesi boyut kazanarak sürecek... İskele Belediyesi örneğin 20 kilometre ötedeki köye hizmet ulaştırırken, merkezdeki olanaklarını dışarıya seferber ediyor... Bu yeni bir durum ve altı çizilmeli ki, bazı köyler de "çöp köy"e dönmüş halde!.. Başa çıkılması büyük külfeti gerektiriyor... Külfetin de maliyeti var...
O yoksul köylerden beklenebilecek fazla bir gelir de yok... Dahası sosyal yardıma muhtaç insanlarla dolu buralar...
Halil Orun "Gelip benden yatacak şilte isteyen, iş isteyen, sosyal yardım isteyen insanlardan benim alacağım vergi ve harç nedir ki?.. Yine de hiçbir ayırım yapmadan belediye sınırları içinde herkese eşit hizmet verme kararlılığımızı sürdürüyoruz..." şeklinde konuşmakta...
* * *
Lüks villaların sahiplerinin pansiyonculuğa başlaması, bu turistik bölgenin yeni açmazlarından biri... Yabancı mal sahipleri yolunu bulurken, bizim turizm yatırımcıları giderek yolsuz kalıyor!..
Turizm sektörümüzü dar boğaza sokan bu sorun, aslında diğer turistik bölgelerimiz için de geçerli... Turistik bölgelere yapılan ve yabancılara satılan binlerce villa, şimdi turizm sektörümüze rekabet eden alternatif, ama korsan bir yatırıma dönüştü...
Villaların tamama yakını "tatil evi" olarak, Avrupa'dan gelenler tarafından alınmıştır... Mal sahipleri evlerinde kendileri her yıl kısa süre kalıp ülkelerine dönerken, konutunu boş tutmaktansa ülkemize tatil için gelen diğer yabancılara kiralıyorlar...
Hatta kimi zaman, garajdaki arabalarını da birlikte!..
Bu durum otelleri, restoranları ve taşımacıları olumsuz etkilemekte... Haliyle devletin ve belediyenin gelirlerinde de gerilemeye yol açmakta... Oysa bugünün villa sahipleri ve onların kiracıları, geçmişte ülke turizminin büyük kazanç getiren müşterileri idi...
Onların konaklama harcamalarından yöre belediyelerinin kasasına düşen en az yüzde 3'tü... Ülkemize korsan kiracılığı da getiren bu dönüşümden, devlet de vergi alabilme şansından yoksun...
Özellikle nüfusun katlandığı yaz aylarında büyük su sıkıntısı yaşıyor İskele... Şimdilerde Bafra'daki denizden su arıtma tesislerine umut bağlandı... Arıtılan 2000 metreküp su, bölgeye biraz rahatlama getireceğe benziyor... Arıtılan su İskele ile Kaya Artemis otel arasında bölüştürülmekte...
Bu yıl bütçesini 9 milyon YTL'ye çıkarmayı tasarlayan Halil Orun "Personeliyle barışık bir belediyeyiz biz... Maaşları zamanında verebiliyoruz... Kadromuz içinde uzmanları da istihdam edebilirsek, hizmetlerimiz daha bir kalite kazanacak" diyor.
|