Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]



Yağmurun altındaki o unutulmaz ve muhteşem dans...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Kasım 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  KIBRIS TV'nin klasik filmler kuşağımızda yarın akşam saat 20.45'de, sessiz sinemanın son zamanlarına uzanan muhteşem bir müzikal ve dans şöleniyle baş başa olacağız... Zaman tünelinden neşe ve coşkuyla geçerek, artık yavaş yavaş sesli filmlerin yaygınlaşmaya başladığı, geçen yüzyılın başlarındaki Hollywood dönemine gideceğiz... Hem de dans ve müzikal türünün en iyi örneği sayılan SINGING IN THE RAIN (YAĞMUR ALTINDA) filmiyle...

   Beyaz perdenin gelmiş geçmiş en iyi ve en sempatik dansçısı Gene Kelly'nin Stanley Donen'la ortaklaşa yönettiği ve başrolünde oynadığı unutulmaz bir film... Birçok muhteşem şarkı ve dans gösterisiyle donanmış olan filmin en harika bölümü, Gene Kelly'nin yağmurun altında yaptığı o büyüleyici dans... Donald O'Connor'un MAKE 'EM LAUGH atraksiyonuyla, filme de adını veren şarkı eşliğinde Kelly'nin sunduğu solo dans, sinema tarihine geçen kareler arasında yer almıştır... Yaşamındaki yeni aşk dolayısıyla aklı başından gitmiş olan Kelly, üzerinde sarı bir yağmurlukla bir sokak lambasının direğine tırmanır, oradan su birikintilerinin içine dalar ve sağanak altında, sırılsıklam eşsiz bir tap dansı yapar...  "Sırılsıklam âşık" durumların,  bundan daha güzel bir ifade tarzı olamaz sanırım!..   

   YAĞMUR ALTINDA, filme uygun düşen bir ironiyle, önceleri göreceli bir kayıtsızlıkla karşılandı. Akademi ödüllerinde büyük ölçüde görmezden gelindi... Ancak zaman geçtikçe, filmin eğlenceli sekansları ve karizmatik oyuncuları karşı konulmaz bir çekiciliğe kavuştular... Sinema sektörü, bu film sayesinde daha güzel ve daha büyüleyici bir dünyaya dönüştü... Eleştirmenler filmi türünün ilk onu listesinde birinci sıraya koydular...

   Tüm başarılı müzikaller aslında sesin doğrudan kendisiyle ilgilidir... Daha doğrusu, müzikaller dönemi sinemaya seslendirme tekniğinin gelmesiyle başlar... Müzikallerin baş tacı olan bu filmdeki ana fikir de işte bu gerçeği vurgulamaktadır...

                              *    *    *

   1952 yapımı, 103 dakikalık filmin konusu fazla karmaşık değil... Sade bir öyküden yola çıkılmış... Takvimler 1927'yi göstermektedir... Don Lockwood (Gene Kelly) ile sevgilisi Lina (Jean Hagen) sessiz sinemanın son yıldızlarındandır.

   Yaptıkları tüm romantik filmler izleyicilerin dilindedir. Bu sırada Kathy Selden (Debbie Reynolds ) adında güzel sesli bir kadın ortaya çıkarak Don'a sessiz sinema oyuncularının karaktersiz gölgeler olduğunu söyler.

   Zaten sesli sinemaya geçiş nedeniyle kariyerinde bir boşluk hisseden Don, iyice kötüleşir. Aslında sesli sinemaya sevgilisi ve partneri yüzünden geçemiyordur. Çünkü Lina'nın sesi bir romantik oyuncu sesi olamayacak kadar ince ve sevimsizdir. Lina'nın berbat ses tonuna, Kathy'nin enfes sesiyle dublaj yapılmak istenir... Ama bu hile tutmaz... Don bu sırada Kathy ile içten, esprili sohbetlere ve yakınlaşmaya başlar. Durumu fark eden Lina ise Don'u kaybetmemek için elinden geleni yapacaktır...

   Sinema dünyasında sessiz filmden sesli filme geçişi mizahi ve müzikal bir dille anlatan bu romantik komedi,  sinema klasikleri arasındaki yerini çoktan almış durumda. Filmin içindeki müzikler ve danslar daha sonraki nice yapıma ve gösteriye esin kaynağı oluşturdu. Gene Kelly'in hem yönetmenlikteki ve hem de oyunculuktaki performansı çok hoş.  

   Ben diyorum ki, türünün en seçkin örneği olan bu filmi mutlaka ve dikkatle izleyin. O keyiften kendinizi yoksun bırakmayın... Romantizmin ve eşsiz bir kareografinin yanı sıra, mizahla da örülmüş olan özenli sahneleri izlerken,  günümüzde artık yapılamayan bu tür filmler için de üzülecek ve hayıflanacaksınız...

   Donald O'Connor, Debbie Reynolds ve Jean Hagen, Kelly'ye eşlik eden rol arkadaşları...

                                    *    *    *

   Filmin büyük kozu Gene Kelly, 23 ağustos 1912 doğumlu... Müzikallerdeki şahane dansı, bebeksi yüzü, atletik yapısı ve hoş sesiyle akılda kaldı. Filmografisindeki 51 filmin büyük bir çoğunluğu müzikaldir. Dartanyan'ı oynadığı, Alexsander Dumas'ın 3 SİLAHŞÖRLER'inde olduğu gibi, müzikal dışı birkaç yapımda karizmasını konuşturdu... Ne ki o, en çok yarın akşam sunacağımız filmde, yağmur altında şarkı söyleyip dans ettiği sahneyle anımsanır. PARİS'TE BİR AMERİKALI filminde Leslie Caron'la birlikte oluşturduğu büyüleyici dans çifti, müzikal sinemaya zenginlik katmakta...

   Gene Kelly, "Entertainment Weekly" dergisinin "Tüm zamanların en büyük film yıldızları" sıralamasında 42'nci sırada yer almıştır. Döneminin diğer büyük müzikal yıldızı Fred Astaire ile kıyaslansa da, Kelly daha genç ve dansa daha uygun yakışıklı, romantik ve sempatik fiziğiyle, ondan hep bir adım önde olmuştur...  2 Şubat 1996'da Kaliforniya'da 84 yaşında yaşamını yitirdiğinde, dansa imzasını atan o muhteşem ayakları tutmaz durumda ve kendisi de tekerlekli sandalyeye mahkumdu...

   Ölümünden önceki yaşlılık döneminde,  kimi sinema ve televizyon filminde karakter rolleri oynadı... Hakkında belgeseller yapıldı ve performansı sinema derslerinin konusu oldu...

 

   493 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...
06 Ocak 2009, Salı   KÜLLERDEN YENİDEN DOĞMAK...
05 Ocak 2009, Pazartesi   İKİ MEKTUP: SU ARITIM PROJESİ VE GENÇLİK SORUNLARI...
04 Ocak 2009, Pazar   ŞEKEROĞLU'NUN ŞEKER GİBİ YAPITLARI...
03 Ocak 2009, Cumartesi   LAFORİZMALAR
02 Ocak 2009, Cuma   ...VE TANRI KADINI YARATTI...
01 Ocak 2009, Perşembe   NEREYE GİTTİ GÜZELLİKLERİMİZ?..
31 Aralık 2008, Çarşamba   O RENKLİ İNSAN MANZARALARIMIZ...
30 Aralık 2008, Salı   AVUSTRALYA...
29 Aralık 2008, Pazartesi   YILIN ASPARAGASI!..


Yorum Sayısı:   1
  HÜLYA TEK         - LEFKOŞA 15 Kasım 2008, Cumartesi 13:04 
14 kasım cuma gecesi şahane bir gösteri izledik . Koltuklar boştu ve davetiye bulamayan birçok şanssız arkadaşım vardı.''Güldestan''İstanbul Devlet Opera ve Balesi imzalı müthiş bir müzik ve dans şovuydu. Yoğun bir iş gününde tamemen raslantı sonucu elime geçen iki davetiyeyi alıp bir dans tutkunu olan 6,5 yaşındaki kızımı alıp izlemeye gittim. Cumhuriyet Bayramı dolayısıyle yapılan organizasyonun bir parçası olan bu gecenin davetiyeleri nasıl dağıtılıyor ?Bu davetiyelere ulaşmak için mevki sahibi mi olmak gerekiyor?Davetiyeler niye el altından ve gizlice dağıtılıyor ?Biz sıradan çalışanların baleden anlamadığımız mı sanılıyor ? Yoksa bu dönemde sınıf farkı mı gözetiliyor ? Devletimizin kültüründen sorumlu yetkilileri bizi aydınlatırsa mutlu olacağım saygılarımla.....Afet öğretmenin biri..(İSMİM SİZDE SAKLI KALABİLİR Mİ KÖŞENİZDE YAYINLARMISINIZ )


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital