|
3 yıl önce, 22 Kasım'da, UBP'nin kurultay hazırlığındaki yorucu kampanyasında, demokrasi savaşımında şehit düşercesine öldü Dr. Salih Miroğlu. Genel başkanlığı garantilemişti. "Eğer ömrü vefa etse ve UBP'nin genel başkanı olabilseydi, siyaset manzaramız ne olurdu?" sorusu hep kafalarımızda çakılı kaldı. Onun ölüm yıldönümünde, yeğeni Deniz Serbest'in kaleme aldığı mektubu bugün okurlarımızla buluşturuyorum. Deniz Hanım, Miroğlu'nun deneyimli kanatları altında siyasete hazırlanmaktaydı. Girne Belediyesi Meclis üyeliğine UBP listesinden seçilen Deniz Serbest'in satırları aşağıda:
"Çok Sevgili Dr. Salih MİROĞLU; seni kaybedeli 3 yıl oldu. Daha dün gibi sonsuzluğa gidişin. Biz yakınlarının hep kalbinde ve yanında oldun. Sen eşi ve benzeri olmayan bir kişiliktin... Asla yerin doldurulamayacak. Bana söylediğin sözler belleğimde tazeliğini korumakta. Nasihatlerini adım adım yerine getirmekteyim. Ancak sen bu gemiyi terk edeli hiçbir şey yolunda gitmedi. O çok önem verdiğin fidanlarını yok ediyorlar. Bunu kısaca tanımlarsak 'Yeşeren her fidanı budayan tek parti' konumuna düştü partin. Kim başını kaldırsa, kim biraz parlasa, parti içinde yaşatmadılar ve hemen budadılar. Kimisi sustu ya da susturuldu, kimisi parti dışına itildi, kimisini başka partiler kaptı.
Halkın beklentilerine cevap veremeyen, muhalefet dahi yapamayan bir UBP yönetimi oluşturuldu. Yıllarımızı verdiğimiz, emeklerimizi harcadığımız partimizde şimdi yine en büyük dert gençleri istememeleri. Gençleri bünyesinde kolay barındıramayan UBP, siyasete yapışıp bırakamayanların despotik yönetimine maruz kalıyor.
Başka hiçbir parti yoktur ki üyelerine, delegelerine 'Sen çok gençsin, biraz daha bekle.' desin. Başka hiçbir parti yoktur, üyesine ya da delegesine 'Biz dururken, sana sıra gelmez daha kırk fırın ekmek istersin' deyip motivasyon kırsın. Başka hiçbir parti yoktur, üyesine ya da delegelerine 'Siz daha çocuksunuz, ne anlarsınız?' deyip onların fikirlerini üretmeden çürütsün.
Partine büyük önem veriyordun. Hesabını kitabını yapmış, kadronu bile belirlemiştin... Sen kendini hiç düşünmedin. UBP'ye şehit düştün.. Hiçbirimiz düşünememiştik senin kaybını. Ve senin yerine ne seçimler yapıldı, ancak yerin doldurulamadı. Kurultayla genel başkanımızı seçtik. Bir umut idi ama, başarılı olamadı. Boşlukları doldurabilecek isimler gerek. Senin o yüce adını taşıyabilecek isim yok. Ve ne yazık ki değerlerimizi yitirdik. Yıkıldık sen gidince!..
İdeallerini taşıyabilecek bir isim daha yok.. Sen yaratılıştan lider idin. Toplumun sana çok ihtiyacı vardı ama bizleri sensiz bıraktın. ..
Acı olan şu ki, senin yolundakilere de hiç acımadan kıydılar. Sen gittiğinden bu yana UBP hayat bulamadı. UBP büyük boşluk içerisinde bırakıldı, terk edildi.
Keşke tüm yolların, sokakların ve de en önemlisi Girne İlçe Binası'nın ağzı dili olsaydı da haykırabileydiler. Ruhumuz ağlıyor tam üç yıldır inan ki. Keşke o kadar zamansız ayrılmasaydın. Hayatımızda hep bu keşkeler var.
Yaşasaydın kim tutardı seni, en fazla sen konuşacaktın. İnletecektin her yeri güçlü hitabetinle. Ne muhteşem, ne güzel bir hitabetin vardı. Her yönünle beyefendiydin.
Seni cennete uğurladık ama, hiç silinmeyen adın bize kaldı.
Eşsiz bir isim 'Dr. Salih MİROĞLU'. Eşsiz bir kişilik.
Onurla, gururla, şerefle seni anıyoruz her anımızda sık sık.
Kurultaylar yapıldı sen öldükten sonra, ancak hiçbir şey yolunda gitmedi. Tam anlamı ile uyumsuz bir parti yönetimi oluştu. Organlarıyla barışık olmayan bir merkez yönetimi.
O çok sevdiğin Girneli seni çok arıyor. Sevenlerin seni her platformda yüceltiyor.
UBP senin yokluğunla hep buruk oldu. O sonsuz coşku UBP tabanını terk etti. Ancak 29 Kasım'daki Kurultay'da her şey çok daha iyi olacak. Çünkü tabana o yitirilmiş coşkunun geri döndüğünü görüyorum.
UBP içerisindeki entrikalara, kalleşliklere, yalan-dolanlara, dedikodulara, çekememezliklere, kıskançlıklara rağmen dimdik senin gösterdiğin yolda ayakta olanlar, ideallerini yaşatmakta kararlı. Gerçek partilinin asla arkadaşlarını yarı yolda bırakmayacağını senden öğrendik.. Sağ olsaydın entrikacıların derslerini elbette verirdin. Şu andaki durum içler acısı. Olup bitenler senin kemiklerini sızlatıyor, eminim.
Güvenmek ve inanmak zorlaştı. UBP iktidarı hedefleyeceğine partisi için özveriyle çalışanları hedef almakta. İktidara çoktan gelebilirdi. Ancak elindeki fırsatları kullanmayı mevcut yönetim ne yazık ki beceremedi.
UBP kendi eliyle içine birçok çıkarcı Truva atları soktu..
Sen Miroğlu, uzlaşımcı, adam gibi adam, merhametli, yardımsever, dürüst, sadece toplumunu düşünen nesli tükenmiş siyasetçilerdendin. Rahat uyuman gerek ama rahat değilsin eminim. Gerçek UBP'liler de rahat değil. Onlar seni arıyor Miroğlu.
UBP'ye hakim olanlar, Parti içerisindeki gençlere tahammülsüz.
Oysa senin öncelikli hedefin gençlerdi. Onlara çok değer verirdin...
Efsaneleşmesi gereken senin adını bile yaşatmadılar. Ama senin adını bu ülkenin en güzel yerine yazacağımız günler, idealist bir yönetimle ve senin hedeflediğin ideolojiyle elbette gelecek. Adın kalbimizde yazılı.
Biz seni yürekten sevenler, seni gittikçe büyüyen bir özlemle anarken, ideallerinden asla dönmeyeceğimizi de tekrarlamak istiyorum.
Yattığın yer nur, mekânın cennet olsun Miroğlu...
Deniz SERBEST
Girne Belediye Meclis Üyesi"
|