|
Umut ile gerçekçilik arasında iyi bir denge tutturmanın zamanı şimdidir.
Geçmişte umutlarımız yelken açmış ve her türlü gerçekçiliğin önüne geçmişti.
30 yıldır yaşadığımız evleri terk etmeye hazırdık, nereye ve nasıl bir eve gideceğimizi bilmeden.
Topraklarımızı takas etmeye de hazırdık. Aradaki farkın kimin tarafından nasıl ödeneceğini de bilmeden.
Ekonomimiz kötüydü ve hiç de derdimiz değildi. Nasıl olsa Avrupa Birliği'ne girecektik ve tüm dertlerden kurtulacaktık.
Umudumuz ve inancımız vardı.
Sonrasında yaşanacak sorunları göğüslemeye hazırdık.
Yeni bir ülke kuruluyordu ve hiçbir sorun bu büyük hayalin önüne geçemezdi.
***
Umutların yeniden yeşerdiği günlerden geçiyoruz.
Ve bu yüzdendir ki umut ile gerçekçilik arasındaki dengeyi şimdi kurma zamanıdır.
Eğer varılacaksa bir çözüm elbette Kıbrıs Türkünün yararına olacaktır.
Ama sorulması gereken soruları baştan ifade etmek, aşılması gereken sorunları şimdiden aşmak gerekir.
Örneğin yemin töreninde Kıbrıslı Türklere seslenen yeni Başkan Hristofiyas "Kıbrıslı Türkler anlamalıdır ki Kıbrıslı Rumlardan, Maronitlerden ve Latinlerden daha fazla hakları olmayacak" şeklinde konuştu.
İşitildiğinde kulağa makul gelen bu cümle aslında acı bir geçmişi reddediyor.
AKEL'cilerle birlikte Kıbrıslı Türklerin yok edilmeye çalışıldığı, yüzü aşkın köyden Kıbrıslı Türklerin kovulduğu ve uzun yıllar adanın yüzde üçüne sıkıştırılıp, gettolarda yaşamaya zorlandığı gerçeğini reddediyor.
Hiç kimse "bize daha fazla hak verin" demiyor. Ama geçmişin mağduriyetini yok sayarak geleceği kurmanın da mümkün olmadığı net bir dille söyleniyor.
Hristofiyas bunu anlayacak mı?
Kıbrıslı Türkler ile yönetimi paylaşmayı, ortak ülkeyi Kıbrıslı Türkler ile birlikte yönetmeyi öğrenmeyi ve paylaşmayı.
***
Papadopluos'un kaybı, çözüm umutlarını yeniden yeşertti.
Şimdi görüşme masası kurulacak ve yeniden pazarlıklar başlayacak.
"Annan planında kantarın topuzu Türklerden yana fazla kaçırıldı" diyenler şimdi kantarın topuzunu kendilerinden yana çekmeye çalışacaklar.
Bunun için de şimdiden ikna olmuş bir uluslararası topluluk ile karşı karşıyayız.
Bunlar yapılırken Kıbrıslı Türklerin mağduriyeti ne olacak?
"Annan planına evet demek için Kıbrıslı Türklerin aleyhine olmayacak değişiklikleri" talep eden kişi şimdi Başkandır.
Ve ilk konuşmasında "fazla hak istemeyin" diyor.
Hakkımız olanı iadesi yeterlidir.
Bunu da umutlarımız ile gerçekçiliğimizi harmanlayarak yapacağız.
Bu böyle biline...
|