|
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller'le ilgili şikayetlerimi konu alan dünkü yazımda "Möller Kuzey'de Cumhurbaşkanı Talat ile görüştükten sonra niye açıklama yapmıyor" diye sormuştum.
Möller dün Talat ile görüştü ve geniş açıklamalarda bulundu.
Öncelikle belirtmeliyim ki Möller doğru olanı ve gerekeni yaptı.
Kıbrıs Türkü Kıbrıs sorunuyla ve Lokmacı barikatıyla ilgili gelişmeleri Rum basını vasıtasıyla değil doğrudan duyma hakkına sahiptir.
Möller Kuzey'de de açıklama yaparak bu hakka saygı duyduğunu gösterdi.
Yaptığı açıklamalara gelince.
Lokmacı barikatının açılmasıyla ilgili önemli gelişmelerin olduğunu söyledi.
Kendi ifadesiyle barikatın en kısa sürede açılması noktasında umutluymuş.
Üstelik taraflar barikatı açmak için katı ön koşullar ortaya koymuyormuş.
Bunlar güzel gelişmelerdir.
Lokmacı barikatı Kıbrıs sorununun test noktasına dönüştü.
"Bir barikatı bile açamayanlar Kıbrıs sorununu nasıl çözecekler" diyenler aslında yalın ve acı bir gerçeği dile getiriyorlar.
Geçmişte onlarca şart ileri süren ve Lokmacı'yı kavga noktasına dönüştüren anlayışın ortadan kalkması sevindiricidir.
Umarız bu sevindirici gelişmeler artarak devam eder.
***
Ülkemiz çalışma koşullarını Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) standartlarına kavuşturma çabaları, marketlerin açılış ve kapanış saatleriyle ilgili tartışmaya dönüşünce ister istemez konuya bakmak zorunda kalınıyor.
Zorunluluk aslında her iki tarafın da doğru ve yanlış içeren argümanlarını dinlemekten ve teyit etmekten çok devletin otoritesiyle doğrudan ilgili oluyor.
Uzun bir süre sürdürülen, önce tartışma olarak başlayan sonra da açık kavgaya dönüşen olayda son sözü devlet otoritesi mi söyleyecekti yoksa isteyen istediği gibi davranacak mıydı?
Pazartesi akşamı devletin marketler için açıkladığı yeni çalışma saatlerinin uygulanacağı ilk akşamdı.
Gazeteci milleti otomatik bir refleks olarak "bakalım kim uydu kim uymadı" merağında marketlerin yolunu tuttu.
BRT'nin 23:00 bülteninde izliyoruz ki BRT muhabirlerinin Lefkoşa'da gittiği 6 marketten 4'ü istenilen saatte kepenk indirmiş ikisi ise saat 22:00'a kadar satışlarını sürdürmüş.
Bu iki market hangileriydi biliyor musunuz?
Lemar Market ve Astro Market.
***
Gelelim henüz kamuoyuna yansımayan fakat siyasi kulislerde yüksek sesle tartışılan başka bir iddiaya.
Hükümet orjinlilerin ağırlıkta olduğu bir grup, çalışma saatleriyle ilgili tartışmalar başladıktan sonra "Kıbrıs Türk Ticaret Odası aynı soy ismi taşıyan 2 ailenin kontrolüne girdi" şeklinde iddiaları yüksek sesle dillendirmeye başladılar.
Bu iddia sahipleri tartışmayı körükleyenlerin ve devlet otoritesini sarsmaya çalışanların ailesel çıkarlar içinde olan ve politik bağlantıları da bulunan çevreler olduğunu söylüyorlar.
Açık bir görüş beyanında bulunayım ki tanıdığım tüm iş insanları hükümetin çalışma saatleriyle ilgili düzenlemesini yanlış buluyorlar. Yanlış buldukları noktaları da söylüyorlar.
Dolayısı ile böylesi bir iddiayı "mesnetsiz" saymaya hazırlanırken koskoca Lefkoşa'da "sivil itaatsizlik yapan sadece 2 marketin olması elbette kafaları karıştırdı.
Herhalde bu durumda bir izahat veren çıkar.
***
Biz marketlerin çalışma saatleriyle uğraşırken, ülkemiz tarım ve hayvancılığını çökertecek gelişmeler yaşanıyor alttan alta.
Korkunç kuraklığın pençesinde çökmek üzere olan tarım ve hayvancılık şimdi de dışarıdan gelen devasa firmaların tehditti altındadır.
Süt ve süt ürünleri için cankurtaran pozisyonundaki askeri ihaleleri almak için ülkemize gelenler naylon ortaklar bularak naylon şirketler kurmaya heveslenmekte ve bu yolla ihale bağlama yolunu seçmeye hazırlanmaktadırlar.
Askerin ihaleleri yerli şirketler için tam bir cankurtarandır ama gelecek olan devasa büyüklükte şirketler için basit bir Pazar operasyonudur.
Buna rağmen ülkemiz tarım ve hayvancılığını yerli deyimle "dibelik batırmak" için çalışmalar yapılmaktadır.
Hükümet acil önlem alır umarım...
|