Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yoldan çıkıp takla atan otomobilin sürücüsü öldü
Bebek kürtajla alınacak
Ya yasanız gidecek, ya da siz
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Kemal Sunal, mezarı başında anıldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

LOKMACIYI AÇACAKLAR 8 TEMMUZ'LA BAŞLAYACAKLAR

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofiyas'ın bir araya gelecekleri tarih ile konuşacakları konular belli oldu.

İki liderin 21 Mart'ta görüşeceği kesinleşti.

Görüşmede ne konuşacakları noktası da ortaya çıkmaya başladı.

Birinci konu Lokmacı olacak.

Lokmacı'yla ilgili ön hazırlıklar bitti.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Temsilcisi Michael Möller'in yürüttüğü temaslardan sonuç alındı ve Lokmacı'nın hangi koşullarda açılacağı saptandı.

Saptananlar önceki gün gerçekleştirilen Rum Başkanlık Komiseri Yorgo Yakovu ile Cumhurbaşkanı Talat'ın temsilcisi Özdil Nami görüşmesinde teyit edildi.

Buna göre, Lokmacı'daki ara bölgenin sorumlusu Birleşmiş Milletler Barış Gücü askerleri olacak.

Ara bölgenin Kuzeyinden Türk tarafı, Güneyinden ise Rum tarafı sorumlu olacak.

Ara bölgeyle ilgili tartışmalar dondurulacak. Dondurulacak çünkü Barış Gücü'nün ortaya koyduğu çözüm formülünü ne Türk tarafı ne de Rum tarafı onaylamadı.

Onay olmayınca da şöyle bir uzlaşmaya gidildi: "Anlaşamadık ama anlaşmazlık Lokmacı'nın açılmasına engel olmasın."

Ara bölge sorunu aşılınca geçiş prosedürleri belirlendi ve iş liderlere bırakıldı.

Belirlenen prosedüre göre her iki taraf da yayaların güvenli geçişini sağlama sözü verdi.

Her iki taraftaki kontrol noktaları da kendi topraklarında olacak.

Geçiş yapanlar polisle muhatap olacaklar. Geçiş yapanların askeri birliklerle görsel temasları dahi olmayacak.

Rum tarafı bunlar çerçevesinde geçişlerin en erken zamanda başlaması için gerekli fiziki hazırlıkları başlattı.

Türk tarafı daha önce yaptığı hazırlıkları gözden geçiriyor.

İki lider 21 Mart'ta gerçekleştirecekleri görüşme sonrası Lokmacı'yı açacaklarını ilan edecekler ve her iki tarafın belediyelerine geçiş yolunun düzenlenmesi yetkisi verilecek.

Tahminlere göre Lokmacı 1 hafta içinde geçişe hazır hale getirilecek.

Lokmacı konusunu yakından takip edenler yukarıda sıralanan uzlaşma koşullarında yeni bir unsurun olmadığını hemen anlayacaklardır.

Aslında işin özeti şudur: Şu anda iki tarafa geçişi sağlayan kapılarda uygulanan kurallar ne ise Lokmacı için de aynısı geçerli olacak.

Yani yeni bir şey yok.

Yeni bir şey olmamasına karşın Rum tarafında şöyle bir tartışma yaşanabilir.

"Hristofiyas taviz verdi." Bu suçlamaya yönelik olarak da Hristofiyas'ı destekleyenler şu savunmayı yapabilir: "İşgal ordusunun geri çekilmesini sağladık."

Rum tarafında tribünlere yönelik ne tartışma yaşanırsa yaşansın biz bileceğiz ki Lokmacı'nın açılmasıyla ilgili yeni bir şey yoktur.

***

İki lider Lokmacı gibi üzerinde anlaşılmış konuyu kısa sürede tamamladıktan sonra esas konunun görüşmesine geçecekler.

Esas konu şüphesiz ki 8 Temmuz anlaşmasıdır.

8 Temmuz Rum tarafında tam bir uzlaşma noktasıdır. Hemen hemen tüm partiler 8 Temmuza destek veriyor ve uygulanmasını istiyor.

Türk tarafının 8 Temmuza ilişkin çekinceleri şöyleydi: "Papadopulos kısa sürede bir anlaşmaya varmak istemiyor ve 8 Temmuzu Kıbrıs sorununun çözümünü uzatmak için kullanacak."

Şimdi Papadopulos ortadan kalktı. Yerine "eğer hemen bir çözüme ulaşmazsak ada taksim olacak" diyen Hristofiyas geldi.

Dolayısı ile 8 Temmuz'a ilişkin Türk tarafının temel çekinceleri de ortadan kalkmış oldu.

Rum basını Yakovu-Nami görüşmesinde 7+7 şeklinde bir formül ortaya konulduğunu yazdı.

Yaptığım araştırmada görüşmede böyle bir formülün konuşulmadığını saptadım ama fark etmez.

Rum tarafı eğer 7+7 noktasındaysa yani 8 Temmuz çerçevesinde Kıbrıs sorununun esaslarının ele alınacağı 7 teknik komite ve insancıl konuların ele alınacağı 7 teknik komite öneriyorsa bence bu noktada da uzlaşma sağlanabilir.

Geçmişte Türk tarafının 6+6 formülünü ortaya attığı anımsanırsa teknik komitelerin sayısının 7'ye çıkarılmasında bir mahsur yoktur sanırım.

Burada iki liderin kararlaştırması gereken komitelerin ne zamana kadar çalışacakları ve kendilerinin hangi noktalarda devreye gireceğidir.

Bundan da önemlisi komite çalışmaları hangi mekanizmayla Kıbrıs sorununun çözüm müzakerelerine dönüştürülecek?

Meselenin perde gerisiyle ilgili gelişmeler bunlardır.

Özet olarak iki lider 21 Mart'ta lokmacıyı açacaklar ve 8 Temmuz'la başlayacaklar.

Gerisi her iki tarafın halkına ve sivil toplum örgütlerine kalmıştır.

Böylesi iyi bir başlangıcı ancak onlar bir anlaşmayla taçlandırabilirler...

   548 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?
04 Temmuz 2008, Cuma   ANALARINDAN DOĞDUKLARINA...
03 Temmuz 2008, Perşembe   TARİHİN BEKLEDİĞİ
12 Haziran 2008, Perşembe   ŞİMDİ UYARMAK ZAMANIDIR
11 Haziran 2008, Çarşamba   TÜRKİYE'DEKİ DEĞİŞİMİ YORUMLAMAK
10 Haziran 2008, Salı   NUTUK DÖNEMİ BİTTİ
08 Haziran 2008, Pazar   BİZ ARGOS'U ARARKEN...
07 Haziran 2008, Cumartesi   ANKARA'DA SAVAŞ HALİ...
06 Haziran 2008, Cuma   BU MEMLEKET SAHİPSİZDİR
05 Haziran 2008, Perşembe   CENNETTEN CEHENNEME



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

DENKTAŞ'I DA TUTUKLARLAR MI?

Ali Baturay

BAKOYANNİ'NİN GÖZÜ

Hasan Hastürer

Aziz Kent'in gördüğü adres TC Büyükelç...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALKTA İPSARO DUYARLILIĞI...

Bilbay Eminoğlu

Bir bardak yeşil çaya ne dersiniz?

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınları ve cilt kanseri

Dr. Umut Altunç

KLİMA İLE GELEN ATEŞ!

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

Sarkozy'nin Akdeniz projesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

ULUSLARARASI İSKELE FESTİVALİ II. ŞİİR BUL...

Psikolog Ayla Kahraman

Zamanı yaşamak ya da harcamak

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Ç İ N Tuzu Dedikleri...

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital