|
Türkiye'nin nereye doğru gittiğine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapacak olan var mı?
Türkiye, kimsenin bilemeyeceği ve öngöremeyeceği bir şekilde sürükleniyor.
Dünyada, demokrasi, ekonomi ve politikayla ilgili genel-geçer normal kuralların hiçbiri Türkiye için ortaya konulamaz galiba.
Yani meydana gelen bir olaya bakıp da sonrakilerin ne olacağı söylenemez.
Şimdi herkes soruyor:
AK Parti kapatılacak mı?
Türkiye'nin cumhurbaşkanı ve başbakanının da dahil olduğu 71 kişi siyaset yasağına girecek mi?
AK Parti kapatılacak diyenler de var kapatılmayacak diyenler de.
Bunlardan da öte ülke iki kampa bölünmüş ve siyaset dışı yöntemlerle üstünlük sağlama hevesleri doruğa tırmanmış durumda.
Cumhurbaşkanı'nı seçen, ilk genel seçimlerde sandıktan yüzde 45'in üzerinde oyla çıkan AK Parti'nin kapatılmak istenmesi normal bir eylem mi?
Ya da bir ülkenin savcısı, cumhurbaşkanı ile başbakanı siyaset yasaklı yapma talebiyle dava açması normal mi?
Türkiye'de kısıtlanan tek özgürlük türbanmış gibi hareket edenler şimdi demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyaç duydular.
Aslında belki de sırf bu yüzden Türkiye'yi normal bir ülke olarak algılamak mümkün değil.
Çünkü düne kadar Avrupa Birliği yolunda inanılmaz önemli adımlar atanlar ve ekonomiyi düze çıkaranlar, aniden gündemlerini ve dümenlerini içsel konulara yönlendirdiler.
"Halk istiyor" şeklinde tehlikeli yaklaşımlara yol açabilecek söylemlerle kendi gündemlerini Türkiye'ye dayattılar.
Zaman olur halk iyiyi ister.
Zaman olur halk kötüyü ister.
Liderlik halkı doğru ve çağdaş istikamete yönlendirmekse "halk istiyor" gerçeği pozitif anlam taşımaktadır.
Gerisi "ben çoğunluğu sağladım, benim dediğimi yapacaksınız" dayatmasından başka bir şey değildir.
Tıpkı silahla güç elde edenlerin yaptığı dayatmalar gibi.
***
Son dönemeçte Türkiye ciddi bir kaosun içine girdi ve içine kapanmaya adaydır.
Zaten bir süredir Avrupa Birliği ile ilişkilerini dondurma safhasına gelip de iç gündemlere dönen hükümet bundan sonra daha da dünyadan izole olur mu korkusu hakimdir.
Böylesi bir gelişme Türkiye için herhalde sonun başlangıcı noktasıdır.
Bazı güçlerin adım adım Türkiye'yi sürükledikleri yer orasıdır ve buna şiddetle karşı çıkmak gerekir.
"Herkes için özgürlük ve herkes için refah" politikasından asla sapmamak gerekir.
***
Türkiye'nin içine girdiği kaos Kıbrıs sorununu nasıl etkiler?
Henüz düşük tonlarda tartışılan bu konunun açıklığa kavuşması için bir süre geçmesi gerekir galiba.
Ama hemen söylenecek şudur: AK Parti kendisine karşı yapılan saldırıları göğüslemek için rakiplerinin kendisine biçtiği role soyunursa yani içine kapanırsa Kıbrıs sorunu kesinlikle olumsuz etkilenecek.
Yok eğer, Avrupa Birliği sürecine dört elle sarılıp, küresel güçlerden alacağı destekle yürümeye karar verirse ortaya başka pozisyonlar çıkabilir.
Kıbrıs sorunuyla ilgilenenler, şu sıralar Türkiye'yi yakından takip etmek zorundadırlar.
Önümüzdeki tek yalın gerçek budur galiba...
|