|
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas arasında "heyecanla" beklenen görüşme yapıldı.
Görüşmenin sonuçlarına ilişkin çeşitli yorumlar ve değerlendirmeler de yapıldı.
Bence görüşmenin ortaya çıkardığı en net sonuç şudur: Kıbrıs'ta yeni bir dönem başlıyor.
Annan planı süreciyle yaşanan ümit ve hayal kırıklıklarını aşacak olan yeni bir dönem.
Çözüme ilişkin umutları yeşertecek yeni bir dönem.
Ve realistik olarak açıklama metninde de yeraldığı gibi "iki liderin doğrudan sorumlu olduğu" yeni bir dönem.
İki lider, çatışmaya, imaj oyunlarına ve karşı tarafa sorumluluk yükleme numaralarına kapılmadan, kendilerinin inisiyatifinde sürdürülecek yeni bir dönemin startını verdiler.
Lokmacı'nın açılması noktasında uzlaşarak, 8 Temmuz anlaşması gibi üzerinde fırtınalar kopartılan konuda uzlaşarak yeni bir başlangıç yapmaya karar verdiler.
8 Temmuz anlaşmasında yeraldığı gibi komiteler düzeyinde başlayıp, Türk tarafının ısrarla istediği gibi zamanla sınırlanıp (3 ay) sonra da doğrudan görüşmelere geçmek sanırım şu andaki koşullarda varılabilecek en iyi sonuçtu.
Liderler bu sonuca vardılar.
İşte bu açıdan da yeni bir dönemi başlatmış oldular.
***
Kıbrıs sorununda bir sembole dönüşen Lokmacı'nın açılması önemli bir gelişmedir.
Geçmişte yaşanan yıpratıcı ve moral bozucu tartışmalar anımsandığında Lokmacı'daki alt yapı çalışmalarının derhal bitirilmesi ve karşılıklı geçişlere açılması için gün 24 saat üzerinden bir çalışma temposuna girilmelidir.
Bu konuda Birleşmiş Milletlere görev düşmektedir.
Çünkü pratik işlerin önemli bir bölümü Birleşmiş Milletler tarafından yapılacaktır.
Restorasyon için ihaleye çıkılacağı söylenmekteydi.
Kıbrıs'ın Kuzeyinde de Kıbrıs'ın Güneyinde de ihale demek aylar sürecek bir prosedür demektir.
Lokmacı için daha aylarca beklemeye kimsenin tahammülü yoktur.
Bu nedenle her iki tarafın yerel yönetimleri acil bir çalışma planıyla devreye sokulabilir.
Bu işbirliğinin geliştirilmesi açısından da yararlı olabilir.
İki liderin anlaşmaya vardıkları gün olan cumanın bir sonrasında yani haftaya cuma günü barikattan ilk geçişler başlayabilir.
***
Dün yapılan liderler zirvesi sonrasında başlayacak yeni dönem için ele alınması gereken diğer önemli bir konu da iç cephedir.
Kıbrıs Türkü Kıbrıs sorununu çözmek amacıyla başlayacak görüşmeler öncesinde hiç bu denli dağınık bir görüntü vermemişti.
Görüş ayrılıklarının kaynağının ne olduğu belirsiz bir tartışma süreci devam etmektedir.
Bir tarafta subjektif verilerle hareket edip de aşırı bir güvensizlik telakkisi ortaya koyan çevreler, diğer yanda görüşmelere inançsızlık belirtip negatif mesajlar yayınlayan çevreler.
"Kıbrıs satılıyor" çığlıkları da yeniden başlayacaktır herhalde.
Bu manzara Kıbrıs Türkü'nün geleceği için hoş bir görüntü arz etmemektedir.
Kıbrıs sorununu yakından takip edenler çok iyi biliyorlar ki başlayacak görüşmelerde Kıbrıs Türkü daha çok taviz vermeye zorlanacaktır.
"Annan planı Türkler için hazırlanmıştı" diyenler daha fazla taviz almak için bastıracaklardır.
Yeni döneme bunları bilerek hazırlanmalıyız.
2004'deki gibi yığınsal bir birliktelikle...
|