Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Asrın soyguncusu KKTC'de aranıyor
Alkollü araç kullandı, ortalığı bir birine kattı
Jake Fahri Londra'da tutuklandı
Uyuşturucuya 15 ay
Ölümlü trafik kazasına 2 gün tutukluluk

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Yonca kavşağı pislikten ve bakımsızlıktan geçilmiyor [3]

BİR KAPI BİR PARK VE BİR KİMLİK

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Mart 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum basını yazdı: Lokmacı'nın açılmasında sorunlar ortaya çıkmış.

Birleşmiş Milletler mayın taraması yapmak istemiş ama Türk askeri buna izin vermemiş.

Yetkili bir kaynaktan doğrulatmak mümkün olmadı. Konuyla ilgili tek resmi açıklamayı Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Hasan Erçakıca yaptı ve "Güvenlik kuvvetleri ile Barış Gücü arasında gerekli temas sağlanmıştır, Lokmacı'nın açılma çalışmaları devam etmektedir" şeklinde Rum basınına yanıt sayılabilecek sözler söyledi.

Tabi ki bu açıklama yeterli değildir.

Geçmişte Lokmacı konusunun kilitlenmesine yol açan Barış Gücü'nün hatalı tavırlarıydı.

Konu özet olarak şudur: Lokmacı barikatı 1974 öncesinde oluşturuldu. O dönemden kalma bir yeşil hat çizgisi mevcuttu. 20 Temmuz 1974 çıkarmasını takip eden günlerde tüm Kıbrıs'ta olduğu gibi Lokmacı bölgesinde de şiddetli çatışmalar meydana geldi. Türk askeri (ki o dönem mücahitlerdi) mevcut yeşilhat çizgisinin 3-5 metre ötesine geçti. Tüm Kıbrıs'ta oluştuğu gibi Lokmacı'da da yeni bir yeşilhat statüsü oluştu. Birleşmiş Milletler Barış Gücü 3-5 metrelik bu yeni statüyü kabul etmedi. Ama bu alanı ele geçirmek için de bir girişimde bulunmadı.

Konunun üzerinden yıllar geçtikten sonra ve Lokmacı'nın açılması gündeme geldikten sonra dönemin Rum Yönetimi Başkanı Tassos Papadopulos taraf olmamasına karşın bu anlaşmazlığı bahane ederek yeşilhat düzenlemesi yapılmasını talep etmişti. Birleşmiş Milletler Barış Gücü de maalesef bu talebe uymuş ve Lokmacı'nın açılmaması sebeplerinden biri olmuştu.

Yeni pozisyonda şöyle bir uzlaşmaya varıldı: Sınır uyuşmazlığı ve tartışması devam etsin ama bu Lokmacı'nın açılması önündeki engel olmaktan çıkarılsın. Yani sorun bir çeşit donduruluyordu.

Rum basının yayınlarından anlıyoruz ki şimdi Barış Gücü tartışmalı ara bölgeye girip mayın taraması yapmak istiyor. Türk askeri de buna izin vermiyor. Barış Gücü yanlış davranarak üzerinde sessiz anlaşmaya varılan bir sorunu yeniden hortlattı. Üstelik bunu boşu boşuna yaptı. Çünkü sivil geçişlerin olacağı bir yerde Türk askerinin mayın ya da bubi tuzağı bırakması mümkün değil. Türk askeri kontrolün kendinde olduğunu belirttiğine göre sorumluluk da elbette kendisinde olacaktır.

Geçmişte yaşanıp, buzdolabına konulan gerginlikleri ısıtıp da piyasaya sürmek bu günlerde kimseye fayda sağlamaz doğrusu.

***

Türkiye'nin Kıbrıs Türküne yaptığı katkılar inkar edilemez boyutlardadır.

Eski Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş "can istedik can verdi kan istedik kan verdi" diyerek sloganlaştırmıştı bu yardımı. Ve bu slogan doğruydu da.

Anadolu'nun yiğit çocukları bizim canımızı kurtarmak için canlarını verdiler.

Anadolu'nun fakir emekçilerinin boğazından kesilen paralarla burada sistem ayakta durmaktadır.

Ama mesele tam bir Türk usulü gerginliğe dönüştürülmüştür.

"Sizi biz kurtardık, orada bir tek Kıbrıslı Türk kalmasa da hakkımız vardır" (merhum Başbakan Bülent Ecevit) veya "paranızı biz veriyoruz, bizim dediğimiz olur" (Kıbrıs işlerinden de sorumlu eski Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel) şeklindeki açıklamalar Kıbrıs Türkünün gururunu çok incitmişti.

Konuyu Kıbrıslı-Türkiyeli kavgasına sürüklemeye çalışan gericilerin varlığından ve kurtaran-kurtarılan arasındaki diyet ödenmesini isteyenlere kadar bir hayli olmaması gereken yanlışlar yaşandı.

Şükran mantığı da tüm bunların üstüne tuz-biber ekti.

Tabi ki bu olanların temelinde fetihçi, ırkçı, milliyetçi ideoloji vardı.

Kıbrıs Türkünü değersizleştiren ve potansiyel tehlike olarak gören bu ideolojiye karşı bir refleks gelişti.

"Bu memleket bizimdir" sloganı aslında bir refleksti.

Yapılanlara karşı duruştu.

Tükeniyoruz korkusu da öyle.

Ankara Belediyesi'nin belki de gerçekten yardım etme, güzellik yaratma güdüsüyle başlattığı çalışmalar Çağlayan Parkı'nda yapılan yanlış nedeniyle toplumda inanılmaz bir refleks yarattı.

Parkın isminin değiştirilmesi, yapılan yardımın abartılı bir şekilde toplumun gözüne sokulması ve üstüne üstlük meseleye "adını Atina Parkı mı koyacaktık" şeklinde milliyetçi hamasi nutukların eklenmesi nedeniyle konu gerginliğe yol açtı.

Çağlayan Parkı bu ülkenin geçmişini anlatan değerlerinden birisidir ve insanlar gerekçesi ne olursa olsun isminin değiştirilmesini istememektedir.

Aynı insanlar Lefkoşa'da bolca olan yeşil alanlardan birinin park haline getirilmesini ve adının da Ankara Parkı konulmasını da önermektedir.

Aradaki ince hassasiyet anlaşılırsa sanırım konu daha da büyümeden çözülebilir.

Yoksa "ben yaparım güçleri varsa değiştirsinler" mantığı Kıbrıs Türküne yarar sağlamaz.

Ve Ankara belediye Başkanı'na küçük bir not: Bu ülkenin Başkentinin adı Lefkoşa'dır. Lefkoşe değil.

Yardım yapmadan önce yardım yapacağınız yerin adını doğru telafuz etmeyi öğrenseniz isabetli olur.

Belki böylece Kıbrıs Türkünü daha iyi tanımaya da başlarsınız.

Kıbrıs Türkünün üzerine titrediği kimliğini...

   510 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
15 Mayıs 2008, Perşembe   Gençlik politikası
15 Mayıs 2008, Perşembe   CEVİZDEN İRİ YAĞ BEZESİ
14 Mayıs 2008, Çarşamba   KAPALI BÖLGEDEYDİK...
06 Mayıs 2008, Salı   BİR RUM İLE EVLENİR MİSİNİZ?
04 Mayıs 2008, Pazar   Özgürleştiremediklerimizden Misiniz?
03 Mayıs 2008, Cumartesi   HELLİM SAVAŞINDA YENİ BİR KALE
02 Mayıs 2008, Cuma   AMİP GİBİ BÖLÜNME SEVDALILARINA...
01 Mayıs 2008, Perşembe   1 MAYIS ANISI (*)(Galatasaraylıların sitemi)
30 Nisan 2008, Çarşamba   MUCİZE DE OLURMUŞ
27 Nisan 2008, Pazar   ANNAN'DAN ANZAK'A ÇANAKKALE



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,2440 1,2600
1 STERLİN 2,4300 2,4580
1 EURO 1,9380 1,9580



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Biraz daha az konuşsak

Başaran Düzgün

Gençlik politikası

Ali Baturay

NEDEN SUÇLU CENNETİ OLDU BU ÜLKE?

Akay Cemal

Vatandaşı çıldırtmayın!..

Hasan Hastürer

Şans oyunları ve tam sayfa ilanlardan anla...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar...(6)

Ahmet Tolgay

BURJUVA AİLEDE ENSEST...

Bilbay Eminoğlu

Çocuklarımıza ne bırakacağız?

Necdet Ergün

FACTORING ve LEASING'i BECEREMEDİK

Dilek ÇETEREİSİ

Tilki rüyasında "fericik" görürmüş...

Uzm. Mine Çağlar

"Mesane kanseri" ve risk faktörler...

Dr. Umut Altunç

Elektrik hatlarındaki “gerilim”...

Aysu Basri

Balayı bitti, kavgaya devam mı?

Sevilay SADIKOĞLU

Sen Kaderimsin...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Emin AKKOR

1 Mayıs'mış neyime; işçi, çalıştı, iş ...

Türem Delikurt

Bir babanın anlatımıyla...

Dr. İsmail KEMAL

Barroso'ya hatırlatmalar

Oğuz Metiner

ANA BORCU

Ali Özçil

Sevdiğimiz meyve çilek

Bedia BALSES

"Etnik ve Sentetiği" Sorgulayan bi...

Beste SAKALLI

HAYAT ANNELERİ

Psikolog Ayla Kahraman

BOŞANMA

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

G e l e n e k s e l H E L L İ M Ü r e t...

Osman Ertuğ

Balayı erken bitti !

Ata ATUN

SAYIN TALAT SÖZÜNÜZÜ TUTUNUZ

Bener HAKERİ

Sanatta devamlılık yok

Dr. Orhan Aydeniz

Toprağa Gömdüğümüz Servet

Mehmet RATİP

Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten so...

Harid Fedai

İç Haberler

Cumhur DELİCEIRMAK

Yok Cemelin Devesi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital