|
Hafızası en zayıf olan canlı balıkmış.
Yaklaşık 3 saniyelik bir hafıza kaydı varmış balığın.
3 saniye önce yaşadığı olayı unuturmuş.
Tersten söylemle yaşadıklarını sadece 3 saniye hatırlarmış.
Olta ile balık avlayanların işte bu yüzden şansları yaver gidermiş.
Kendisine atılan bazmoyu (zoka) ancak 3 saniye hafızasında tutabilen balık unutup yeniden yutmaya çalışırmış. Ve tabi ki kancaya takılırmış.
İnsanların hafızasıyla ilgili çeşitli teoriler ortaya konuluyor.
İnsanların beyinlerinin sadece yüzde onunu kullandıkları iddia edilirdi.
Yüzde doksanı boş sayarlardı.
Ünlü bilim adamı Eistain'ın beyninin yüzde otuzunu kullandığı için görecelilik teorisini bulduğu söylenirdi.
Ve ısrarla vurgulanırdı: "İnsan beyninin tümünü kullansa evrenin fatihi olur."
Yenile yapılan araştırmalarda bu iddianın doğru olmadığı ortaya çıktı.
Beyin uzmanları insanın beyninin tümünü kullandığını ve beynin her bölümünün de ayrı işlevleri olduğunu belirtiyor.
Bu doğrultuda da beyinde oluşan hafızanın da geliştirilebileceği ortaya konuluyor.
Eskiler "hafıza-i beşer, nisyan ile malüldür" sözünü kullanmayı çok severlerdi.
Bu sözün öz Türkçe'ye çevirisi yaklaşık şöyledir: "İnsan hafızası unutma özürlüdür."
İnsan hafızasının unutma özürlü olduğu bir gerçektir.
Bu gerçek bugünlerde de devam etmektedir.
Ama kuşkusuzdur ki bir insanın bir balıktan daha fazla şeyi hafızasında tutma ve hatırlama yeteneği vardır.
Balıktan daha fazladır ama ne kadardır?
İnsanların oluşturduğu toplulukların ve halkların da bir ortak hafızası vardır denir.
Peki toplumların hafızası ne kadardır?
Bir olayı ne kadar süre hafızalarında tutarlar ve hatırlarlar?
***
Yaklaşık 2 ay önce memleketin en önemli sorunu meclis boykotuydu.
Muhalefet, yeni kurulan bir partinin kuruluş koşullarını bahane ederek meclis çalışmalarına katılmıyordu.
Bu anlamda ülkede bir kriz yaşanıyordu.
Siyasi irade açısından sakat bir meclis, sürekli eylem yapan ve erken seçim talebinde bulunan
muhalefet ve toplumda oluşan huzursuzluk.
Yaşanan krizin aşılması için siyasi partiler bir araya gelmişler ve çeşitli formüller üzerinde çalışmışlardı.
Üzerinde çalışılan formülleri içeren konular memleketin temel sorunlarıydı.
Anayasa Kıbrıs Türküne dar geliyordu ve artık çağdaş bir şekle dönüştürülmeliydi.
Partilerin tümü bu konuda hemfikirdi. Anayasayı değiştirme komitesi oluşturulmuş ve yapılacak değişikliklere ilişkin partilerin önerileri ortaya konulmaya başlanmıştı.
Birçok noktada uzlaşılmış, üzerinde uzlaşılmayan konuların hangi yöntemle referanduma götürüleceği tartışılıyordu.
Erken seçim için çalışmalar nerdeyse bitirilmiş ve referandum tarihine paralel erken seçim tarihi konuşuluyordu.
Ve en önemlisi parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçilmesi partilerin gündemine girmiş, bunun için bir komitenin kurulması kararlaştırılmış ve toplum parlamenter sistem mi yoksa başkanlık sistemi mi daha iyidir tartışmalarına başlamıştı.
O günlerde tüm bunların yapılması halinde ülkede ciddi bir dönüşümün yaşanacağı söyleniyordu.
Hangi günlerde mi?
3 ay önce.
Evet sadece 3 ay önce.
Sahi sizce toplumların hafızları ne kadardır?
3 saniyelik hafızadan farkı var mıdır?
|