|
Genel gidişatın olumlu olduğu günlerden geçiyoruz.
İki liderin bir araya gelmesinden sonra hızlı gelişmeler yaşanmaya başlandı.
Lokmacı kapısı, dert ve sorun kapısı olmaktan çıktı heyecan noktası oldu.
Patlayıcı taramasından sonra dün teknik adamlar devreye girdi.
İki tarafın belediyeleri bugün paravanları kaldırıp iş başı yapacaklar.
Çalışmalar olanca hızıyla bitirilecek ve kapı en erken zamanda geçişlere açılacak.
Açılış için düzenlenmesi düşünülen kutlamaya Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Rehn dahil birçok yetkilinin gelmesi bekleniyor.
Öte yandan teknik komitelerle ilgili çalışmalarda önemli bir aşamaya gelindi.
Komitelerin sayısı ve çalışma alanları belirlendi.
Ne zaman ve nerede toplanacakları da.
7 Nisan'da kapalı uluslararası havaalanında komiteler kolları sıvayacaklar.
3 ay çalışacaklar ve sonra görevi liderlere devredecekler.
Bu arada Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın, Rum başkan Dimitris Hristofiyas'ın evine konuk olabileceği belirtiliyor.
Aynı şekilde Hristofiyas'ta Talat'ın Girne'deki evine gelebilir.
Rum ana muhalefet lideri Anastasiadis iki lideri yapıcı tutumlarından dolayı tebrik etti ve bu tempoda devam etmelerini istedi.
Bizim tarafta da yapıcı bir iyimserlik hakim.
Bunlar güzel gelişmeler.
Ama aşağıda biriken zafiyetleri ortadan kaldırmaya ve hatta perdelemeye yetmiyor.
Yetmiyor çünkü Kıbrıs Türkü en dağınık olduğu dönemde zor gelişmeleri göğüslemenin arifesinde bulunuyor.
***
Teknik komitelerin çalışmalarının fazla problemli olmayacağı tahmin ediliyor.
Komiteler üzerinde anlaştıkları konuları saptayacaklar. Anlaşamadıklarını da rapor edip liderlere bırakacaklar.
Görünün odur ki esas müzakereler ve buna bağlı önemli sorunlar liderlere kalacak.
Liderler görüşmeye başlayınca Kıbrıs sorununun zor yönleri birer birer sökün edecek.
Ve elbette liderleri zorlamaya başlayacak.
Bu noktada özellikle Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği'ne ve uluslararası topluma görev düşecek.
BM bu süreçte arabulucu olabilir ama Avrupa Birliği ve uluslararası topluluğa hakim kanı Annan planıyla mağdur edilen Rum'ların bu kez ihya ve ikna edilmesidir.
Bu çevrelere göre Annan planındaki denge Türk'lerden yana ağır basmıştı.
Bu yüzden Annan planı kabul görmedi.
Plana hayır diyen Rumların ikna edilmesi için şimdi Rum tarafına yönelik bazı hareketlerin yapılması gerekir.
Bunun için de Kıbrıslı Türk'lerin Annan planındaki bazı hakları geri alınabilir.
İşin özeti şudur: Rum tarafının da onaylayacağı bir çözüm için Türk tarafı daha çok taviz vermeye zorlanacak.
İşte bu noktada Türk tarafında toplumsal uzlaşmaya ve ortak vizyona ihtiyaç vardır.
Tıpkı 2004 sürecinde olduğu gibi toplumca tartışmaya ve biri birimizi ikna etme yükümlülüğü bir ihtiyaçtır.
Gelin görün ki iç cephedeki dağınıklık o denlidir ki yeni başlayan süreçte Kıbrıs Türkünün en zayıf yanını oluşturmaktadır.
Başta Cumhurbaşkanı Talat, hükümet, tüm partiler, sendikalar, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri bu zafiyetle ilgilenmelidir.
Aksi takdirde ciddi kayıplara uğrayabiliriz...
|